Türkgün | Gündem | Ahlat'taki Kabine sonrası net mesaj: Bu mesele 86 milyonun ortak davasıdır

Ahlat'taki Kabine sonrası net mesaj: Bu mesele 86 milyonun ortak davasıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis'in Ahlat ilçesinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin hiçbir sorununun çözümsüz olmadığını vurgulayarak tüm siyasi kesimleri, sivil toplum kuruluşlarını ve kanaat önderlerini tarihi sürece destek vermeye çağırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis'in Ahlat ilçesinde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin hiçbir sorununun çözümsüz olmadığını vurgulayarak tüm siyasi kesimleri, sivil toplum kuruluşlarını ve kanaat önderlerini tarihi sürece destek vermeye çağırdı.

KAYNAK: AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Bitlis'in Ahlat ilçesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana gündem maddeleri arasında Terörsüz Türkiye süreci, ekonomi, dış politika, güvenlik ve Ortadoğu'daki gelişmelerin bulunduğu toplantının ardından açıklamalarda bulundu.

Ahlat'ta Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü vesilesiyle şehitleri ve gazileri yad eden Erdoğan, Türkiye'nin kalkınma ve refah rotasında ilerlemeye devam ettiğini belirtti. Ekonomiden güvenliğe birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de dikkat çeken mesajlar verdi.

"KALKINMAYI SÜRDÜRÜYORUZ"

Ahlatlılarla bir arada olduklarını belirten Erdoğan, Anadolu'nun kapılarının açıldığı şanlı zaferin 955'inci yıl dönümünde şehitlerin huzurunda bulunmanın heyecanını yaşadıklarını ifade etti.

Erdoğan, üzerinde bulunulan topraklarda din, devlet, vatan ve dava için gazilikle ve şehitlikle şereflenen büyükleri rahmetle yad ederek, Malazgirt mücahitlerinin izinden giderek Türkiye'yi canından aziz bilen kahramanlara Allah'tan rahmet diledi.

Sultan Alparslan ile Malazgirt'te destan yazdıktan sonra kılıçlarını Doğu Akdeniz'in, Ege'nin ve Karadeniz'in sularında soğutan komutanların, beylerin ve alplerin de şükranla anıldığını belirtti.

Sadece Malazgirt Zaferi kutlamalarının değil, Kabine toplantılarının da artık geleneksel hale geldiğini söyleyen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Kabinesi olarak üçüncü kez Ahlat'ta toplandıklarını ifade etti.

Erdoğan, toplantıda dış politika, ticaret, güvenlik ve Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere ülkeyi ilgilendiren kritik başlıkların istişare edildiğini belirterek şöyle konuştu:

"Hükümet olarak çevremizde yaşanan çatışmalara rağmen Türkiye'yi kalkınma ve refah rotasında tutmak için yoğun çaba harcıyoruz. Bölgemizdeki krizler ekonomik açıdan tüm dünya gibi bizi de etkiliyor olsa da istihdamdan ihracata, tarımdan turizme birçok alanda hedeflerimize bağlı kalmayı sürdürüyoruz."

"TÜRKİYE GÜVENDEDİR"

Türkiye'nin sancılı bir dönemden geçtiğini belirten Erdoğan, hükümet olarak bu süreci popülizme tevessül etmeden, milletin ve ülkenin kaynaklarını büyük bir özenle koruyarak yönetmeye çalıştıklarını söyledi.

Erdoğan, ekonomide çarkların dönmesinin, vatandaşların işinin ve aşının korunmasının, emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkilerinin asgari düzeyde tutulmasının öncelikleri arasında olduğunu belirtti.

Savunma sanayii ve uluslararası yatırımlar başta olmak üzere ortaya çıkan fırsatların değerlendirilmesinin de öncelikli olduğunu vurgulayan Erdoğan, İran-Amerika geriliminin küresel ekonomide yol açtığı şok dalgasının zamanla etkisini yitirmesiyle bunun sokağa, çarşıya, pazara ve günlük yaşama yansımalarının daha net görüleceğini ifade etti.

"Türkiye doğru yoldadır, istikameti bellidir. Eninde sonunda menziline ulaşacaktır." diyen Erdoğan, bu yolculukta Türkiye'nin en büyük şansının tecrübeli, liyakatli, uyum ve adanmışlık içinde çalışan kadroların görev başında olması olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Türkiye güvendedir, 86 milyonun emaneti emin ellerdedir. Bu kutsal emanete gölge düşürmeyeceğiz, yavaşlamadan, tedbiri, disiplini elden bırakmadan hep beraber hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN HİÇBİR SORUNU ÇÖZÜMSÜZ DEĞİLDİR"

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli mesajlar veren Erdoğan, önceki hafta Gazi Meclis'in tarihi bir mutabakat örneği sergileyerek 467 evet oyuyla Türkiye için hayati önemdeki bir yasayı kabul ettiğini hatırlattı.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair kanuna destek veren tüm milletvekillerine ülke ve millet adına teşekkür eden Erdoğan, Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla Terörsüz Türkiye sürecinin güven tazelediğini ve çok ciddi güç kazandığını belirtti.

Milletin vekilleri aracılığıyla çözüm iradesini çok net ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, farklı toplum kesimlerini temsil eden siyasi partilerin ülkenin geleceğine dair bir meselede aynı paydada buluşmasının her türlü takdirin üzerinde olduğunu söyledi.

Erdoğan, söz konusu mutabakatın demokrasiyi güçlendireceğini, sivil siyasetin kapasitesini artıracağını ve Türkiye'yi vesayet dönemi tortularından kurtaracak yeni adımların cesaretle atılmasına zemin hazırladığını ifade etti.

"Şu bir gerçek ki Türkiye'nin hiçbir sorunu çözümsüz değildir." diyen Erdoğan, günlük siyasi hesaplar yerine ülkeyi ve milleti merkeze alan bir anlayışla hareket edildiğinde Türk demokrasisinin her türlü düğümü çözecek kapasite ve olgunluğa sahip olduğunu vurguladı.

"MEDYANIN DA ENFEKTE ETMEYE HAKKI YOKTUR"

Erdoğan, Meclis'teki mutabakatı Türkiye adına müstesna bir kazanım olarak gördüklerini belirterek, sürecin bundan sonraki aşamasında herkesin daha dikkatli hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Son iki yılda birçok kritik eşiğin suhuletle aşılmış olmasına rağmen önlerinde dikkatle yürünmesi ve yürütülmesi gereken bir yol bulunduğunu ifade eden Erdoğan, herkesin süreçte daha özenli bir dil kullanmasının, yük olmak yerine yük almaya odaklanmasının ve milletin hassasiyetlerini kaçıracak fevri söylem ve eylemlerden uzak durmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.

"Siyaset her gün yapılır ama Türkiye'yi yarım asırlık bir sıkıntıdan kurtarma çabasına gölge düşürmenin bahanesi olmaz." diyen Erdoğan, aynı durumun medya kuruluşları ve gazeteciler için de geçerli olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Sırf daha fazla görüntülenmek, daha fazla reyting ve etkileşim almak uğruna böyle hayati bir meseleyi enfekte etmeye kimsenin hakkı yoktur." ifadelerini kullandı.

"BU MESELE BİR DEVLET MESELESİDİR"

Terörsüz Türkiye sürecinin yalnızca hükümetin veya Cumhur İttifakı'nın meselesi olmadığının altını çizen Erdoğan, "Çünkü bu iktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değildir. Bu mesele bir devlet meselesidir, 86 milyonun ortak meselesidir." dedi.

Milletin artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesini istediğini belirten Erdoğan, kendilerinin de sorunu çözmek ve gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlı olduklarını söyledi.

Erdoğan, hangi siyasi görüşte olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırdı.

"Geliniz, Türkiye'yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim." diyen Erdoğan, herkesi sürece destek vermeye davet etti.

Erdoğan, "Gelin sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiyemizin üstünden hep beraber kaldıralım, gelin tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraberce söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede şehit düşmüş insanlarımızın kardeşliğini daha da güçlendirelim." ifadelerini kullandı.

"TARİHİN YENİDEN İNŞASINDA ROL SAHİBİ OLUN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çağrısının "önce milletin, önce memleketin anlayışına sahip herkes" için olduğunu belirtti.

Türkiye'nin artık bedel ödememesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, gençlerin gözyaşlarıyla toprağa verilmemesi, annelerin yüreklerinin yeni acılarla kavrulmaması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, "Türkiye artık bedel ödemesin diyen gencecik fidanlarımızı gözyaşlarıyla toprağa vermeyelim. Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın diyen herkesi sürece omuz vermeye, sürece destek olmaya davet ediyorum." dedi.

Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı vermesini beklediklerini ifade eden Erdoğan, bir miladın yaşandığı bu günlerde sürece katkı sunan herkesin tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacağını belirtti.

Erdoğan, aynı şekilde süreci zora sokan, dinamitleyen, tahrik eden ve sürecin karşısında yer alan her türlü girişimin de tarih karşısında mesul olacağını söyledi.

Sorumluluk mevkiinde bulunanların, özellikle günübirlik hesaplarla siyaset yapan bazı partilerin, Meclis'te 467 kabul oyuyla tecessüm eden iradeyi iyi okumaları ve buradan gerekli mesajı çıkarmaları temennisinde bulunan Erdoğan, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonuna da dikkat çekti.

Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel barışı ve istikrarı önceleyen aktif dış politikasının, istikrarsızlıktan ve kaostan nemalanan malum çevreleri rahatsız ettiğinin görüldüğünü ifade etti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...