Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, önemli açıklamalarda bulundu. Hafta sonu yapılacak Liselere Geçiş Sınavı (LGS) için alınan yeni tedbirler ve 2026-2027 eğitim öğretim yılında devreye alınacak yenilikleri duyurdu.

LGS SINAVLARINA KAMERA SİSTEMİ GELİYOR
Türk Devletleri Teşkilatı Eğitim Bakanları 9. toplantısının yapıldığı Kazakistan’dan dönerken soruların yanıtlayan Tekin LGS konusuna değinerek ‘’Bu yıl, geçtiğimiz yıllara ilave olarak sınav yapılacak sınıflara, sınav saatinde açılmak şartıyla kameralar koyuyoruz. Öğretmenlerimizin mahremiyetine halel getirmemesi açısından sadece sınav saatlerinde çalıştırılacak. Sınıfla, sınavla ilgili herhangi bir şey olursa öyle gündeme gelecek. LGS sınavlarında en hassas olduğumuz konu müfredat. Müfredat, bizim ders kitaplarımız, dağıttığımız materyal ve elektronik ortama yüklediğimiz materyal. Çocukların bunun dışında başka hiçbir şeye ihtiyaçları yok. LGS veya YKS’de müfredat dışı herhangi bir soru sorulması da söz konusu değil.'' dedi.

BAKAN TEKİN'DEN TATİL AÇIKLAMASI
Bakan Tekin akademik takvimin yayımlanacağını da duyurarak önümüzdeki yıl birinci yarıyıl ara tatil yapılacağını, ikinci yarıyılın ise ara tatil dönemi Ramazan Bayramı’nın olduğu haftaya denk düştüğünü vurguladı. Zorunlu eğitim konusunun da altını çizen Tekin ‘’Kamuoyu 12 yıllık zorunlu eğitimi tartışsın istiyoruz. Oxford örneğini verdim, 15 yaşında çocuk Oxford’a, Harvard’a gidiyor, yarın bizde de tartışılmaya başlanacak. Yavaş yavaş biz de bunu zihinsel olarak tartışalım. Kısa vadede gündemimizde yok. Artık bilgiye erişme kolaylaştığına göre çocukları 12 yıl zorunlu eğitim, 4 yıl lisans eğitiminde tutmak ne kadar doğru, bunları dünya tartışıyor, biz de tartışalım istedik. YÖK de çalışıyor.'' ifadesini kullandı.

OKUL KAYDINDA YENİ SİSTEM
Okul kaydında yeni sisteme de açıklık getiren Tekin kayıtların adrese dayalı sistemle yapıldığını belirterek bazı velilerin mevzuattan kaynaklanan boşlukları kullandığını ve bunun kayıt tartışmasına neden olduğunu belirterek ‘’Adrese dayalı kayıt sistemine göre çocukları okullara yerleştiriyoruz. Fakat mevzuattan kaynaklanan boşlukları kullanan bazı veliler, belli okulları yoğun tercih ediyor. O zaman da kayıt tartışması başlıyordu. Bu yıl şunu yapıyoruz: O okulun kayıt bölgesindeki öğrencilerin kaydını otomatik yapıyoruz. Kayıt bölgesi dışından gelmek isteyen olursa da okul idaresi onları elektronik ortamda kaydediyor, öğrenci kotası dolmadıysa kurayla alacak. Bir de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğümüzün, ikametgâh verirken bir muvafakat belgesi var. Aile diyor ki ‘Benim çocuğum dayısının yanında kalıyor.’ Bunu kayıt için kullanıyorlardı, şu anda onlara da öncelik vermiyoruz. Onlar da ikinci plana kaldılar.'' dedi.

YENİ UYGULAMA YOLDA
Bakan Tekin önümüzdeki süreçte yeni bir uygulamanın hayata geçeceğini söyleyerek eğitim öğretim döneminde, okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin bir hafta erken başlaması gibi velilerin de Ebeveyn Okulu diye tanımlanan bir programı almalarını zorunlu hâle getirileceğini duyurdu.
OLAYLAR YARGIYA TAŞINACAK
Bakan Tekin son olarak öğretmenlerin grev haklarına ve okullarda yaşanan olaylara değinerek şu ifadeleri kullandı:
(İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet olayları) İstanbul Erkek Lisesi, bir devlet okulu, bizim okulumuz. Okul idaresi Almanlarla orada Abitur programı üzerinden bir ilişki içinde. Oradaki hukuki tartışma ayrı. Geçtiğimiz yarıyıldan önce okulda nahoş olaylar yaşandı. Biz de orada bir grup disiplin tedbiri uygulamak üzere yola çıktık. Diploma töreninde, İl Müdürü’müze, okul müdürüne yönelen veli tepkisini arkadaşlarımız mutlaka ilgili yargı organlarına taşıyacaklar. Onlar sonuçta bizim aldığımız tedbirleri hayata geçirmeye çalışan görevlilerimiz. Dolayısıyla velilerimizin biraz daha hukuka uygun, daha saygılı davranmalarını bekliyoruz.
(İtalyan Lisesinde Türk öğretmen grevi) Statüsü ayrı bir tartışma konusu ama okulda çalışan kişiler İş Kanunu’na tabi. Sözleşme imzalıyorlar. Sözleşmelerinde de hukuki olarak bir artış oranları var. Aralarında bir anlaşmazlık çıkarsa mahkemeler çözer.
Öğretmenler grev hakkını kullanırken çocuklar eğitim öğretim hakkından mahrum kalmasın diye biz geçici olarak okula öğretmen görevlendirdik. Grev yapan öğretmenler mahkemeye başvurdu. Mahkeme önce yürütmeyi durdurma kararı aldı, sonra da yürümeyi durdurma kararını kaldırdı. Bizim olayın içindeki dahlimiz bu. Hem İtalyan tarafıyla hem öğretmen arkadaşlarla ilgili genel müdürlüklerimiz sık sık görüştüler ve bir anlaşma da oldu zaten.