Türkgün | Gündem | Berlin’de Türk restoran işletmecisinden “Steak Döner” tepkisi: Neden yaprak döner demiyorsun?

Berlin’de Türk restoran işletmecisinden “Steak Döner” tepkisi: Neden yaprak döner demiyorsun?

Yaklaşık 46 yıldır Berlin’de yaşayan Türk restoran işletmecisi Saim Aygün, Almanya’da son dönemde “Steak Döner” adının kullanılmasına tepki gösterdi. Aygün, Türk mutfağının tanınan lezzetlerinden yaprak dönerin kendi adıyla anılması gerektiğini söyledi.

Yaklaşık 46 yıldır Berlin’de yaşayan Türk restoran işletmecisi Saim Aygün, Almanya’da son dönemde “Steak Döner” adının kullanılmasına tepki gösterdi. Aygün, Türk mutfağının tanınan lezzetlerinden yaprak dönerin kendi adıyla anılması gerektiğini söyledi.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: İHA

Türkiye ile Almanya arasında 30 Ekim 1961’de imzalanan İşgücü Anlaşması’nın üzerinden 65 yıl geçti. Anlaşmanın ardından çalışmak için Almanya’ya giden Türk aileleri, yıllar içinde kurdukları restoranlarla Türk mutfağının ülkedeki tanınırlığına katkı sağladı. Almanya’da Türk mutfağının öne çıkan lezzetlerinden yaprak dönerin son dönemde “Steak Döner” adıyla anılması ise restoran işletmecisi Saim Aygün’ün tepkisine neden oldu.

Yaklaşık 46 yıldır Berlin’de yaşadığını belirten Aygün, dönerin adının değiştirilmesini eleştirerek Türk mutfağının kendi değerlerine sahip çıkılması gerektiğini dile getirdi.

“Neden yaprak döner demiyorsun?”

Aile şirketinde yıllarca restoran ve döner işletmeciliği yaptığını belirten Saim Aygün, son 15 yıldır Berlin’de otelcilik ve restoran işini birlikte yürüttüklerini söyledi.

Dönerin Almanya’da yıllar içinde geniş bir pazara ulaştığını anlatan Aygün, son dönemde “Steak Döner” adının kullanılmasına tepki gösterdi.

Aygün, şu ifadeleri kullandı:

“Biz normalde Avrupa’da 2 çeşit döner yapıyoruz. Türk işletmelerinin çoğundan biraz azı biz döner kebap ve yaprak döner yapıyoruz. Ama son zamanlarda bir furya çıktı. ‘Steak Döner’ demeye başladılar. Ben neden yaprak döneri, İngilizce ya da Almanca yapacağım? Şimdi ben soruyorum Ahmet ya da Mehmet’in adına Hans ya da Tomas’mı diyeceğiz? Bunu yapan arkadaşlara soruyorum. O zaman çocukların adını da değiştirin. Neden yaprak döner demiyorsun? Neden döner kebap demiyorsun? Yaptığın döner yaprak döner. Başka bir şey mi yapıyorsun da ismini değiştiriyorsun. Çünkü yaprak dönerin bir tarifi var. Döner kebabın bir tarifi var.. Döneri neden İngilizce ve Almanca yapacağım. Neden sahip çıkmıyoruz markamıza? Kendi markamıza sahip çıksak ya.”

“Gurbetçiliğin sosyal yaşam açısından cazibesi kalmadı”

Almanya’daki yaşam koşullarının geçmişe göre değiştiğini belirten Aygün, artan maliyetlerin hem çalışanları hem de işletmeleri zorladığını ifade etti.

Aygün, 50 yıl öncesiyle bugünü karşılaştırarak Avrupa’nın geçmişte daha fazla refah sunduğunu, ancak günümüzde insanların daha zor şartlarda çalıştığını söyledi.

Restoran işletmelerinde et ve diğer ürünlerin maliyetlerinin yükseldiğini belirten Aygün, fiyatları artırmak zorunda kaldıklarında müşterilerin de yüksek fiyatlardan şikâyet ettiğini dile getirdi.

Aygün, “Gurbetçilerin bir para biriktirme, sosyal olarak yaşam anlamında çok bir cazibesi kalmadı. İşletmeler zor durumda. Aldığımız ürünler, etlerimiz her şeyimiz çok pahalı. Bunu yansıtmaya çalıştığımız zaman bu defa insanlar, ‘Çok pahalısınız’ diyor. Bilmiyor ki biz alışta çok pahalı aldığımız için bu fiyatlar pahalı satıyoruz. Yoksa cüzi bir rakam üzerine koyarak devam ediyoruz” diye konuştu.

“Artık tasarruf yapamıyorsun”

Almanya’ya giden ilk kuşak Türk ailelerinin temel amaçlarından birinin para biriktirmek olduğunu belirten Aygün, günümüzde hayat pahalılığının bu hedefi zorlaştırdığını söyledi.

Aygün, “Burada da eski cazibesi yok. Tabii ki eski ile karşılaştırmaya çalışırsan, eskiden insanlar çalışıyordu. İnsanlar çalışırken kazandığı hizmetin karşılığını her şeyini alıyorlardı. Bu sefer hayat pahalılığı vatandaşları zor duruma sokmaya başladı. Artık bir şey artıramıyor. Bir şey yapamıyor. Tasarruf yapamıyor. Aldığını yiyor. Bu defa gurbetçiliğin bir anlamı kalmadı. Gurbete neden çıkıyorsun? Bir şey kazanmak, bir şey biriktirmek ve birikim ile ana vatanda bir şeyler almak için bu işleri yapıyorsun. Ama artık bu işlerin bir cazibesi kalmadı” ifadelerini kullandı.

“Nerede olduğumuzu hâlâ keşfedemedik”

Almanya’da yaşayan Türklerin yıllar içinde ülkede kök saldığını belirten Aygün, farklı kuşakların burada yaşamlarını sürdürdüğünü ve Almanya’yı ikinci vatan olarak gördüklerini söyledi.

Türkiye’de “Almancı”, Almanya’da ise “gurbetçi” ya da “yabancı” olarak tanımlanmalarına tepki gösteren Aygün, şu ifadeleri kullandı:

“Ama tabii 50-60 yıldan beridir de buraya kök salmış vatandaşlarımız var. 1. nesil, 2. nesil ve 3. nesil buralarda yaşıyor. Tabii buralarda yaşarken de buraları ikinci vatan bellemişler. Bu defa geri dönmekte de zorlanıyorlar. Öyle ki en büyük sorunlardan bir tanesi, burada gurbetçi, yabancı, Türkiye'de Almancı diyorsun. Nerede olduğumuzu hâlâ daha keşfedemedik.”

“Döneri Avrupa’ya tanıttık”

Dönerin Almanya’da yıllar içinde önemli bir sektör hâline geldiğini belirten Aygün, geçmişte ürünün adının dahi herkes tarafından bilinmediğini, zamanla yaygınlaştığını anlattı.

Aygün, “Avrupa'ya döneri tanıttık. Bazı sokaklarda 30 kilogram satılıyordu. Şimdi 3 ton 5 ton satılıyor. Bu büyük bir sektör haline geldi. Biz yıllar önce döner takıp satıyorduk. Türk vatandaşı bile bana abi bana ‘şundan versene’ diyordu. İsmini bilmiyordu” dedi.

Dönerin taze et ve sebzelerle hazırlanmasının da ürünü öne çıkardığını belirten Aygün, “Ne diyecek Almanlar, dünyanın en iyi Fast-Food’u döner kebap. Hiçbir ürün donuk değil. Her şey taze. Et taze, sebze taze. Elemanlar güler yüzlü. Alman Fast Food gıdada her şey donuk. Donuk yiyorsun. Dondurulmuş ürünü yiyorsun. Burada her şey taze. Bunun önüne geçebilir misin?” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...