Türkgün | Gündem | İletişim Başkanlığı'ndan İsrail Başbakanlık Ofisi'ne tepki: Hadsiz hezeyanlar acziyetin göstergesi

İletişim Başkanlığı'ndan İsrail Başbakanlık Ofisi'ne tepki: Hadsiz hezeyanlar acziyetin göstergesi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Başkanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, İsrail yönetiminin açıklamaları "tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanlar" olarak nitelendirildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Başkanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, İsrail yönetiminin açıklamaları "tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanlar" olarak nitelendirildi.

MUHABİR: Burhan Tural

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı paylaşımla İsrail Başbakanlık Ofisi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan, tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesidir.

Netanyahu ve şürekasının seçimlerde kendisine avantaj sağlamayı da amaçlayan bu ucuz siyasetinin, ne kendi toplumunda ne bölgemizde ne uluslararası toplumda ne de bizde herhangi bir karşılığı yoktur.

Soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi bekleyen bir yönetimin bu seviyesiz açıklamaları, Türkiye’nin sözünün ve Cumhurbaşkanımızın hakikat karşısında susmayan duruşunun kimleri ne ölçüde rahatsız ettiğinin ibretlik bir vesikasıdır.

Son günlerde giderek daha açık biçimde görüldüğü üzere, İsrail’de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir.

Netanyahu yönetiminin Türkiye’yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etme çabası da bu ucuz siyasetin bir parçasıdır. İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır.

Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya; bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...