Çalışanların tamamını ilgilendiren, kanunla korunan ancak bazı işverenler tarafından uygulanmayan, işçinin yıllık ücretli izin kullandığı dönemlere denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresinden düşülmeyeceğine dair karar çıktı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önemli karara imza attı. İşçinin yıllık ücretli izin kullandığı dönemlere rastlayan hafta tatili günlerinin izin süresinden düşülemeyeceğine hükmetti. Kararda, yıllık izin süresine denk gelen hafta tatili günlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, işçinin kullanmadığı yıllık izin ücretine hak ettiği kanaatine vardı.
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına temyiz istemini içeren dava konusunda, işçilerin hakkı olan ancak bazı işverenler tarafından kullandırılmayan İş Kanunu örnek alındı.
Dava konusu incelendiğinde, davacı işçinin toplamda 28 gün yıllık ücretli izin hakkı olduğu belirlendi. İşverenin sunduğu belgelerde işçi, iki farklı dönemde toplamda 28 gün izin kullanmış gibi görünüyordu.

sözleşmenin feshi şart
Ancak Yargıtay, izin tarihi aralıklarında toplam 4 hafta tatili günü bulunduğunu saptadı. Kanun gereği bu 4 gün izinden sayılamayacağı için işçinin aslında 24 gün izin kullandığı, dolayısıyla henüz kullanmadığı 4 günlük bakiye yıllık ücretli izin alacağı olduğu kesinleşti. Karara göre, işyerinde haftada 6 gün çalışma düzeni bulunuyordu ve bu nedenle haftalık izinler, her hafta için bir gün olarak hesaplandı. Yüksek Mahkeme, kararında, “Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için sözleşmenin feshinin şart olduğuna" da dikkat çekti.

İŞ KANUNU NE DİYOR?
Kararında 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümlerine atıfta bulunan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin hesaplamalarında uygulanması gereken kuralları bir kez daha netleştirdi.
İş Kanunu'nun 56. maddesinin 5. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, yıllık izin süresine denk gelen ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili günleri izin süresinden düşülemiyor. Bu nedenle söz konusu günlerin yıllık izin hesabına dahil edilmemesi gerekiyor.
Öte yandan, mevzuata göre işçinin yıllık izin hakkını kullandığını kanıtlama sorumluluğu da işverene ait bulunuyor. İşverenin, izinlerin usulüne uygun şekilde kullandırıldığını belge ve kayıtlarla ispat etmesi gerekiyor.