Türkgün | Gündem | Kronik pulmoner emboli hastası balon anjiyoplastiyle yeniden rahat nefes aldı

Kronik pulmoner emboli hastası balon anjiyoplastiyle yeniden rahat nefes aldı

Akciğer embolisi sonrası damarlarda kalan pıhtıların kronikleşmesiyle ortaya çıkan ve ölüm riski taşıyan kronik pulmoner emboli, Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyatsız balon anjiyoplasti yöntemiyle tedavi ediliyor.

Akciğer embolisi sonrası damarlarda kalan pıhtıların kronikleşmesiyle ortaya çıkan ve ölüm riski taşıyan kronik pulmoner emboli, Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyatsız balon anjiyoplasti yöntemiyle tedavi ediliyor.

KAYNAK: AA

Akciğer embolisi sonrasında damarlarda kalan pıhtıların zamanla kronikleşerek tıkanıklığa yol açması sonucu gelişen kronik pulmoner emboli hastalığı, yaşamı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Toplumda 100 binde 3 gibi son derece nadir görülen ve ölüm riski yüksek olan hastalık, Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyatsız balon anjiyoplasti yöntemiyle tedavi ediliyor.
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ümit Bulut ve ekibi tarafından uygulanan yöntemle hastaların nefes darlığı şikayetleri aşamalı operasyonlarla ortadan kaldırılıyor.

Bulut'un tedavisini yürüttüğü 75 yaşındaki kronik pulmoner emboli hastası İsmet Toker'in de 6 seansta tıkalı akciğer damarlarının büyük bir kısmı açıldı. Artık rahat nefes alabilen Toker'in yaşam konforunda da belirgin bir iyileşme sağlandı.

'hastaların ömrünü uzatıyoruz'

Dr. Ümit Bulut, yaptığı açıklamada, daha önceden akciğer embolisi geçiren hastalarda damardaki pıhtının tam olarak erimemesi nedeniyle kronik bir süreç yaşandığını belirtti.

Bunun da akciğerdeki basınç artışına yol açtığını ve hastada nefes darlığı şikayeti oluştuğunu aktaran Bulut, "Bu hastalık aslında ölümcül ve nadir görülen bir hastalık. Toplumda yaklaşık 100 binde 3 gibi bir oranı var. Yani Türkiye'de yaklaşık 3-4 bin arası bir hastamız var. Bu hastaların, işlem yaparak ömrünü uzatıyoruz." dedi.

"Akciğer embolisi geçiren hastaların kontrole gitmeleri gerekiyor"

Bulut, hastaların anjiyo yöntemiyle akciğer damarlarına ulaşıldığını, kateter ve balon vasıtasıyla damarlara tek tek girilerek akciğer basıncını düşürdüklerini anlattı.

'Teşhis koymak biraz zor'

İşlemle nefes alması rahatlayan hastanın konforunun arttığını ve ölüm riskinin azaldığını vurgulayan Bulut, şöyle devam etti:

“Hastaların yüzde 75'inde pulmoner emboli öyküsü oluyor. Ancak yüzde 25'inde hiçbir öykü olmadan da olabiliyor. Hastaların yaş skalası çok geniş, müdahale ettiğimiz 18 yaşından 85 yaşına kadar hastamız var. Genelde hastalar kronik süreç geçirip herhangi bir teşhis konulmadığından dolayı gelişiyor. Özellikle akciğer embolisi geçiren hastaların kontrole gitmeleri ve bunun teşhisi konulması gerekiyor. Teşhis koymak biraz zor. Çünkü bu konuda uzmanlaşmış merkezlere gitmek önemli.”

Bulut, akciğerin hareketli bir organ olduğunu, nefes alıp verirken değiştiğini dile getirerek, "İçerideki malzemelerinizi yönetmekte güçlük çekiyorsunuz. Bu yüzden aşırı bir deneyim gerekiyor. Aynı zamanda akciğer çok hızlı kanayan bir organ. Bizim kullandığımız teller orada kanamaya yol açabilir. Bu yüzden tecrübe çok önemli bu konuda." diye konuştu.

'hastaların nefes darlığı seans seans geriliyor'

İşlemin daha kısa seanslarda yapılabileceğini belirten Bulut, şunları söyledi:

“Ancak akciğerde birçok damarımız var ve hastalarda böbrek hasar riski oluştuğu için seansları kısa tutmak zorundayız. Bir seansta ortalama 5-6 damar açılabiliyor. Seans seans yaptığımızda akciğerdeki damarın büyümesini izleyebiliyoruz. Bu da her seansta basıncın düşüşü demek. Basınç düşüşüyle hastaların nefes darlığı seans seans geriliyor.”

Bulut, hastadaki tıkalı damar sayısına göre seansların belirlendiğini, bir hastanın 20 damarındaki tıkanıklığın 4-5 seansta açılabileceğini kaydetti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...