Türkgün | Gündem | MHP Lideri Devlet Bahçeli: Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin Kızıl Elması'dır

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin Kızıl Elması'dır

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin Kızıl Elması'dır” dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin Kızıl Elması'dır” dedi.

MUHABİR: Serdar Gökçe

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, küresel enerji sisteminin ciddi bir risk altında olduğunu belirterek, bu durumun tüm ülkeleri etkileyecek bir seviyeye ulaştığını ifade etti.

Lider Bahçeli, “Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır.” dedi.

Lider Bahçeli açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Hayatın her alanının enerjiyle şekillendiği gerçeği göz ardı edilemez. Enerji; evlerimizi aydınlatan, şehirlerimizi diri, sanayimizi ayakta tutan, teknolojiyi ileriye taşıyan görünmez bir kuvvettir. 

Üretimin sürekliliğini sağlayan, kalkınmanın hızını belirleyen, milli güvenliğin stratejik temelini oluşturan ve toplumsal refahın seviyesini tayin eden başlıca unsurdur.

Enerji; tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli kaynaktır. 

Kısacası enerji, hayatın kendisini mümkün kılan ana damar, milletlerin gücünü belirleyen stratejik bir omurgadır.

İşte bu hakikatten hareketle, bugün dünyada yaşanan gelişmeler çok açık bir gerçeği ortaya koymuştur: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk, sınır tanımadan tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. 

Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değildir. 

Asıl mesele, enerjiyi mümkün kılan yapının bütünüyle tehdit altında olmasıdır.

Hürmüz Boğazı’nda son haftalarda yaşanan gelişmeler, dar bir geçiş hattına özgü sorundan ziyade, küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koymuştur. 

Bugün enerji limanları, petrol rafinerileri, boru hatları ve depolama tesisleri doğrudan risk altındadır. Enerji sisteminin kendisi doğrudan hedef haline gelmekte ve tehdit altına girmektedir.

Bu nedenle ortaya çıkan tabloyu klasik bir enerji arz güvenliği meselesi olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu, çok daha derin bir kırılmadır.

Bu, doğrudan küresel ölçekte bir enerji güvenliği meselesidir.

İşte tam da bu yeni dönemde Türkiye’nin rolü yeniden tanımlanmaktadır.

Karadeniz’deki doğal gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşifleri ve uluslararası alandaki enerji arama faaliyetleriyle birlikte Türkiye, güçlü altyapısının da katkısıyla, artık bir geçiş ülkesi olmaktan çıkmış; bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi haline gelmiştir.

Türkiye; farklı kaynakları buluşturan, farklı güzergâhları yöneten, kriz anlarında alternatif üretebilen ve gerektiğinde denge kurabilen bir güç haline gelmiştir.

Bu gelişme, ekonomik bir kazanımın ötesinde milli kudretin tahkimi, bağımsızlığın pekişmesi ve devletimizin stratejik kapasitesini güçlendiren önemli bir adımdır.

Çünkü artık enerji, uluslararası sistemde güç dengelerini belirleyen en kritik unsurlardan biridir. 

Enerjiye erişim, enerji akışlarını yönetebilme ve bu akışlara yön verebilme kapasitesi, ülkelerin küresel sistemdeki yerini doğrudan belirlemektedir.

Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden; enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir.

Çünkü enerji sadece bir kaynak değildir.

Enerji, güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır.

Ve bu anlayışla açıkça ifade etmek gerekir:

Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır.

Bu hedef, bir zorunluluktur.

Bu hedef, milli bir duruştur.

Türkiye, bu hedef doğrultusunda kararlılıkla yoluna devam etmektedir."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...