Türkgün | Gündem | MHP'li İsmail Özdemir: 'Devlet aklı ve millet vicdanı Devlet Bahçeli isminin vücut bulmuş halidir'

MHP'li İsmail Özdemir: 'Devlet aklı ve millet vicdanı Devlet Bahçeli isminin vücut bulmuş halidir'

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin liderliğine vurgu yaparak, “Devlet aklı ve millet vicdanı, Devlet Bahçeli isminin vücut bulmuş halidir” dedi. Özdemir, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediğini belirtti.

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin liderliğine vurgu yaparak, “Devlet aklı ve millet vicdanı, Devlet Bahçeli isminin vücut bulmuş halidir” dedi. Özdemir, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerlediğini belirtti.

MUHABİR: Beybin Usanmaz

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, terörün yakın dönemde tamamen sona ereceğini ve Türkiye'nin küresel süper güç olma hedefine ulaşacağını söyledi.

Özdemir, MHP Adana 15. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, MHP'nin "Önce ülkem ve milletim" anlayışıyla hareket ettiğini belirtti.

Partisinin gündelik siyasi hesapların yerine geleceği inşa etmeyi hedeflediğini ifade eden Özdemir, Türk milletinin birlik, dirlik, huzur ve refahını öncelik olarak gördüklerini kaydetti.

"Türkiye'yi küresel süper güç yapabilmek için çalışıyoruz"

Özdemir, Milliyetçi Ülkücü Hareket'in hedeflerinin dinamik olduğunu belirterek, 21. yüzyılda Türkiye'yi küresel bir süper güç haline getirmek için yoğun çalışma yürüttüklerini dile getirdi.

Dünyada belirsizlik, kriz ve çatışmaların arttığını söyleyen Özdemir, uluslararası sistemde yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye'nin izleyeceği siyasetin yalnızca ülke açısından değil, Türkiye'ye umut bağlayan coğrafyalar bakımından da önem taşıdığını söyledi.

Kafkasya, Karadeniz ve Orta Doğu'daki gelişmelere değinen Özdemir, bölgedeki savaş ve çatışmaların Türkiye'nin güvenliği, enerji ve ticaret alanları üzerinde etkiler oluşturduğunu ifade etti.

"Terörsüz Türkiye çağrısının ardından önemli gelişmeler yaşandı"

Özdemir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024'te yaptığı "Terörsüz Türkiye" çağrısının ardından süreçte önemli gelişmeler yaşandığını belirtti.

PKK'nın kendisini feshettiğini açıkladığını hatırlatan Özdemir, Suriye'deki terör yapılanmalarına ve Irak'taki güvenlik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Terörsüz Türkiye hedefinin ülkenin milli birlik ve beraberliğini güçlendireceğini savunan Özdemir, "Terörsüz Türkiye mutlaka gerçekleşecek, terör yakın dönemde hayatımızdan tamamen çıkacak." ifadesini kullandı.

Özdemir, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünün ve milli birlik anlayışının güçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.

"Cumhur İttifakı ile güçlü yarınlara"

Cumhur İttifakı'nın Türkiye'yi daha güçlü ve huzurlu bir geleceğe taşımak için çalıştığını belirten Özdemir, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile sağlandığını söylediği siyasi istikrarın korunması gerektiğini ifade etti.

MHP'nin geçmiş dönemlerde başörtüsü tartışmaları, 367 krizi, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve hükümet sistemi gibi konularda Türkiye'nin istikrarından yana tavır aldığını savunan Özdemir, önümüzdeki dönemde vatandaşların MHP'ye daha güçlü destek vereceğine inandığını söyledi.

MHP LİDERİ DEVLET Bahçeli'nin açıklamalarını hatırlattı

MHP'li Özdemir, konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin geçmiş yıllarda yaptığı bazı açıklamaları da hatırlattı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Karabağ, Türk Devletleri Teşkilatı, Kerkük, Türkiye'nin bölgesel liderliği ve terörün sona ermesi konularındaki değerlendirmelerine değinen Özdemir, bu hedeflerin gerçekleştiğini söyledi.

Lider Bahçeli'nin "Türkiye, küresel bir süper güç olacak" hedefini de hatırlatan Özdemir, "21. yüzyılı Türk ve Türkiye Yüzyılı yapacağız." dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’in, konuşmasının tamamı:

Milliyetçi Hareket Partisi “Önce Ülkem ve Milletim” anlayışıyla 58 yıldan bu yana Türk siyasi ve demokrasi tarihinin en asil, saygın ve erdemli yapısına sahip partidir. Diğerleri gibi hiçbir zaman gündelik hesap ve şahsi kazanımların peşinde asla olmamıştır. Biz her daim günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin arayış ve çabası içerisinde olduk. Yozlaşmış bir düzenin peşinden gitmeyi kendimize hiçbir zaman yediremedik. Yanlışı düzeltmenin, sorunları ortadan kaldırmanın, sıkıntıları çözmenin, milletimizi layık olduğu şartlara kavuşturmanın sorumluluğunu yüklendik. Kolay uğraşların, içi boş gündemlerin, kimseye katkısı ve faydası olmayan konuların maksatlı seyrine ortak olmadık, bunlara cevaz vermedik. Milletimizin derdini kendi derdimiz bildik. Vatanın birlik, dirlik, huzur ve refahını kendi rahatımızın üzerinde gördük. Çile çektik ama çabadan geri durmadık.

“Türk Milleti’ni çaresizliğe ve çıkmazlara kurban etmedik”

Zorlandık ama zulme boyun eğmedik. Sınandık ama sabır ve vakarımızdan bir şey kaybetmedik. Gerektiğinde inandığımız dava uğruna baş verdik ama baş eğmedik. Çünkü sarsılmaz bir imanımız vardı. Çünkü hiçbir dünyevi değere değişmeyeceğimiz sevdalarımız vardı. Çünkü biz dava insanıydık ve ülkülerimizi her kıymetten üstün bildik. Memleketimiz bizden ne zaman bir hizmet beklese önüne arkasına bakmadık. Ne kazanırız, neyi kaybederiz diye düşünmedik. Ödül beklemedik. Türk Milleti’ni çaresizliğe ve çıkmazlara kurban etmedik. Hiçbir beklentiye girmeden, bize nerede ve ne zaman ihtiyaç olduysa, biz her zaman orada olduk.

“MHP’siz Türkiye senaryolarını yırtıp attık”

Vazife şuurundan geri durmadan, “Türkiye için varız” dedik ve “hep birlikte Türkiye” olmanın kazancını esas edindik. Bu kutlu yolda geçmişten bugüne verilen tüm gayretleri tek bir gerçeğe; Yüce Allah’ın rızasına bağladık. Kimseyi satmadık, satın alınamadık. Yılmadık, yıldırılamadık. Kimsenin sırtına binmedik, kimseyi de sırtımıza bindirmedik. Zillete yenilmedik, zalime aman vermedik. Ayağa kalkan kutlu iradeyi, dalgalanan şanlı bayrağı, yükselen temiz umutları, devraldığımız şerefli emanetleri asla yere düşürmedik. Gün oldu Türkeşsiz MHP oyunlarını bozduk, zaman geldi MHP’siz Türkiye senaryolarını yırtıp attık, Liderimiz Devlet Bahçeli’ye yöneltilmeye çalışılan hain, hasmane ve habis girişimlerin tamamını yerle yeksan ettik. Özde olanı daima koruduk, temelimizi her daim sağlam tuttuk, değerlerimize sahip çıktık, esen fırtınalar karşısında hiçbir zaman değişmeden, başkalaşmadan, bozulmadan sürekli geliştik ve hamdolsun davamızı bugünlere kadar getirdik. Ne partimize diz çöktürülmesine müsaade ettik, ne de Türkiye’nin ele geçirilmesi hesaplarına olur verdik. Orhun abideleri dikilirken taşınan ilk heyecanımızı, Bedrin aslanlarıyla aynı mevzideki imanımızı, İstanbul’un fethindeki inancımızı, kurtuluş savaşındaki ileri atılan cesaretimizi asla ve kata bozmadık, hep canlı tuttuk. Dik başlı, tok karınlı, mutlu yarınlı ümitlerimizi her zaman yaşattık. Ve Allah’a hamdolsun bugünlere kadar geldik. Türk Milleti’nin geçmişine ve geleceğine olan sorumluluğumuzu 15. Olağan Kurultayımızla birlikte, liderimiz Devlet Bahçeli’nin izinde yeni yüzyılda gururla sürdürme irademizi, hareketimizin siyasi bünyeye taşınarak hayat bulduğu Adana’dan bir kez daha gururla tazeliyor ve yeniliyoruz. Cenabı Allah çıktığımız bu kutlu yolda bizleri utandırmasın, mahcup etmesin, yardımını, muvaffakiyet ve rahmetini üzerimizden esirgemesin.

“Türkiye’nin yaşanan bu buhrandan selametle çıkması ilk hedefimizdir”

Bu kutlu inanç ve değerlerle sergilediğimiz gayretlerimizde şimdi yeni bir çaba ve aşamanım içerisindeyiz. Türkiye için yeni bir sorumluluğu daha üzerimize aldık. Milliyetçi Ülkücü Hareket, kuruluşundan bugünlere kadar geçen zaman içerisinde hedefler hiyerarşisini her daim dinamik ve canlı tutmuştur. Bu hiyerarşinin nihai noktasında ise Cihan Hâkimiyeti Mefkûremiz vardır. Yirmi birinci yüzyılla beraber işte bu hedefimizi gerçekleştirmek, Türkiye’yi küresel süper güç yapabilmek için yoğun bir gayret ve çalışma içerisindeyiz. Dünya insanlığın gündelik yaşamında hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecine girmişken, uluslararası alanda belirsizlik, kriz ve kaos hakimken, çatışma ve savaş alanları giderek daha geniş bir sahaya yayılırken, Türkiye’nin yaşanan bu buhrandan selametle çıkması ilk hedefimizdir. Küresel bir savaşın vasat bulması ihtimali aradan geçen her gün biraz daha artmaktadır. Uluslararası sistemde nizam ve hukuk namına bir şey kalmamış, değerlerin ve ilkelerin tamamı yozlaşmıştır. Güç kavramı fiili ve fiziki müdahalelere dönüşmüş, barış kavramı gün batısı kadar uzaklaşmıştır. Böylesi bir dönemde Türkiye’nin izleyeceği siyaset ve tayin edeceği rota sadece bizim için değil, umudunu Türkiye’ye bağlayan tüm coğrafyalar için de önemli hale gelmiştir. Doğu bölgemizde yani Kafkasya’da yakın bir geçmişte yaşanan savaş, beraberinde Azerbaycan’ın kendi topraklarını azat etmesiyle şimdilik yeni bir huzur iklimi yakalasa da hala taşlar yerine oturmamıştır. 

“Bugün çatışmalar, Karadeniz’e kadar sıçramıştır”

Hemen kuzeyimizde, Karadeniz üzerinden komşularımız olan Ukrayna ve Rusya arasında yaşanan savaş, sadece bu iki ülkenin topraklarıyla sınırlı kalmamıştır. Bugün çatışmalar, Karadeniz’e kadar sıçramış, hatta çok sayıdaki sivil gemimiz hedef alınarak Türkiye’nin savaştan aldığı etki giderek kırmızı noktaya ulaşmıştır. Ortadoğu’da ise Suriye’de Esad rejimi devrilmiş, yeni bir yönetimle, yeni bir vizyon yüklenen anlayış, sorumluluk üstlenerek ülkenin başına gelmiştir. İsrail’in azgınlık, saldırganlık ve terör devleti edasıyla saldırılarını Gazze’nin ardından Suriye, Lübnan, Yemen, Katar ve son olarak ABD ile beraber İran’a kadar uzattığı görülmektedir. 

"Yunanistan ve GKRK ile beraber yeni koşullar oluşturmaya çalıştığı görülmektedir"

Yaşanan savaş sadece Ortadoğu coğrafyasının kara alanlarıyla sınırlı kalmamış, Basra üzerinden Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz üzerindense Bab’ül Mendep boğazı çatışmalardan etkilenerek küresel siyasi koşulların yanı sıra küresel enerji ve ticari şartların da olumsuz yönde etkilenmesi sonucunu doğurmuştur. İsrail’in gözünü diğer yandan Mısır’ın Sina yarım adası ve Kıbrıs üzerine dikerek, Doğu Akdeniz’de de ülkemiz hilafına Yunanistan ve GKRK ile beraber yeni koşullar oluşturmaya çalıştığı görülmektedir. Dikkat edilirse ülkemize yönelen tehdit ve tehlikelerin tamamı, beka düzeyindeki sorunları yeni cephe ve konularla karşımıza getirmiştir.

“2 yıllık dönemde terör saldırıları sonlandığından hiçbir Mehmetçiğimizin burnu dahi kanamamıştır”

Bu şartlarda ülkemizin her türlü senaryoya hazırlıklı olması ve iç cephemizin sağlamlaştırılarak milli birlik ve beraberliğimizin pekiştirilmesi önem arz etmiştir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli bu gelişmeleri herkesten önce görerek, bir yandan terör belasından ülkemizin tamamen kurtulması, diğer yandan iç cephemizin tahkim edilmesi, böylelikle milli birlik ve beraberliğimizin sağlamlaştırılması için 22 Ekim 2024 tarihinde Terörsüz Türkiye çağrısında bulunarak, kardeşliğin ilk kıvılcımını çakmıştır. Aradan geçen süre boyunca PKK terör örgütü de kurucu iradesinin yaptığı açıklamalara uyarak kendisini feshettiğini duyurmuştur. Bu zaman diliminden geri kalan 2 yıllık dönemde Allah’a hamdolsun, terör saldırıları sonlandığından hiçbir Mehmetçiğimizin burnu dahi kanamamıştır. Suriye’de PKK’nın kolu olan YPG/SDG’nin de kendisini feshetmesiyle Suriye’den kaynaklanan terör tehdidi de yine tek bir Mehmetçiğimizin saçının teline dahi zarar gelmeden sonlanmıştır. Irak’ın istikrar ve güvenliği PKK’nın faaliyetlerinin son bulmasıyla pekiştirilmiş, ülkemize yönelik bu alandan gelebilecek saldırılar da nihayete ermiştir.

“Bölgesel parçalanma senaryolarının tamamı mağlup edilmiştir”

Bütün bunlar olurken, ABD ve İsrail ikilisi İran’ı bölmek ve rejimi değiştirmek için bölgede yaşayan Kürt kardeşlerimizi kullanmak üzere silah ve para desteğinde bulunma girişimlerini arttırmış, ancak Terörsüz Türkiye çabaları, bu bölücü emperyalist senaryoyu da engellemiştir. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye ile beraber kazanan 86 milyonun tamamı olmuştur. Bölgede huzur ve barış iklimini özlemle bekleyenler kazanmıştır. Bölünmez bütünlüğümüz pekişmiş, milli birlik ve beraberliğimiz daha da güçlenmiştir. Buna karşın bölücülük kaybetmiştir. Bölgesel parçalanma senaryolarının tamamı mağlup edilmiştir. Türkiye’yi bölmek, Türk Milleti’ni ayrıştırmak, Türk ve Kürt arasında nifak tohumları saçarak aziz vatanımızı Arz-ı Mevud hedeflerine kurban etmek isteyenler yenilmiş, kaybetmiştir. Bu yalın gerçeklik ortadayken Terörsüz Türkiye karşıtlığı yapan kim varsa gerçekte Türkiye hasımlarıyla aynı mevzidedir. İsrail’in konumlandığı yer ve hedefleriyle, Terörsüz Türkiye’ye karşı olduğunu öne sürenlerin safları aynıdır. Emperyalizmin kana susamış kiniyle aynı istikamette buluşmuşlardır. Taktıkları maskelerin hiçbir anlamı yoktur çünkü kirli suretleri ve geçmişleri Ülkücü Hareket tarafından bilinmektedir.

"MHP düşmanlığı ile Türkiye’nin kazanımlarını zarara çevirme derdindeler"

Dün FETÖ eliyle 15 Temmuz öncesi MHP’yi ele geçirerek Türkiye’ye diz çöktürmeye çalışan kişilik yoksunu çevreler, bugün yine aynı MHP düşmanlığı ile Türkiye’nin kazanımlarını zarara çevirme derdindedir. Bugün İP bünyesinde bulunan çok sayıdaki milletvekilinin birincil derecedeki yakınlarının ya FETÖ’den tutuklu yada yine FETÖ yöneticisi olarak yurtdışında kaçak olarak yaşadıkları malumumuzdur. Aynı İP mensubu bazı milletvekillerinin FETÖ’cü yakınlarıyla temas trafiği ile bağları ise devam etmektedir. Beyhude uğraşlarla partimizi hedef alan İP’siz sapsızların asıl gayesi; Terörsüz Türkiye çabalarının meclis zeminindeki faaliyetlerini, FETÖ’cülerin cezaevlerinden çıkarılmasına bağlamak ve bunun pazarlık zemini oluşturabilmektir.

“Terörsüz Türkiye mutlaka gerçekleşecek, terör yakın dönemde hayatımızdan tamamen çıkacak”

Diğer yandan, Merhum Başbuğumuzun mübarek adını ve aziz hatırasını kullanarak hareket eden kimi isimlerinse hangi şartlarda Amerikan vatandaşlığını almak için kıvrandıkları, Amerikan vatandaşı olduktan sonra da nasıl sevinç yaşayıp, FETÖ’nün organizasyonlarında boy gösterdikleri de malumdur. Kendilerine gösterdiğimiz tahammül ve saygının dışına çıkarak, kutlu davamıza merhum Başbuğumuzun adının istismarı ile saldıranlara karşı bu sebeple duruşumuz açık ve nettir. Ne Başbuğumuzun mübarek isim ve hatırasının istismarına müsaade ederiz, ne de ülkücü hareketin şerefle taşıdığı kutlu emanetlere yönelik saldırılara müsamaha gösteririz.  Milliyetçi Hareket Partisi bunlara geçit vermeyecektir. Terörsüz Türkiye mutlaka gerçekleşecek, terör yakın dönemde hayatımızdan tamamen çıkacak; Türkiye, Liderimiz Devlet Bahçeli’nin çizdiği ve hepimizi vazifelendirdiği istikamette küresel süper güç olma hedefine Allah’ın izniyle ulaşacaktır.

“dayanak noktamız ise Liderimiz Devlet Bahçeli’dir”

Partimiz, Cumhur İttifakı ile Türkiye’yi çok daha güçlü ve huzurlu yarınlara ulaştıracak kararlı bir çalışma içerisindedir. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ile yakalanan siyasi istikrarımızın getirdiği kazanımların korunması ve daha da geliştirilmesi hedefindeyiz. Bu amaçla uzun yıllardan bu yana ülke gündemini meşgul eden ve enerjimizi boşa harcayan tüm tartışmaların sona erdirilmesi Liderimiz Devlet Bahçeli’nin irade, erdem, vizyon ve kararlılığı ile gerçekleşmiştir. Başörtüsü tartışmalarından 367 krizine, cumhurbaşkanının halkoyuyla seçiminden hükümet sistemi tartışmalarına varıncaya kadar yakın siyasi gündemimizde Türkiye’yi içerden bozmayı amaçlayan her senaryoda MHP tarihin doğru tarafında durmuş, ülkemizin istikrarının korunmasını ve daha da güçlendirilmesini sağlamıştır. Böylesine büyük bir gelişimi dünya üzerinde başarabilecek başka bir siyasi parti belki de yoktur. Bu sebeple Liderimiz Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ufuk, Türk Milleti’nin dua ve ümidinin her zaman MHP ile olmasını sağlamıştır. İnanıyoruz ki önümüzdeki dönemde aziz milletimiz çok daha güçlü bir irade ile MHP’yi vazifelendirecektir. Bu inanç ve azimle yolumuza kararlılıkla devam ediyor, Türkiye ve Türk Milleti samimiyet ve sadakatimizi, bildiğimiz her değerden üstün tutuyoruz. Hepimiz için en büyük kazanç ve dayanak noktamız ise Liderimiz Devlet Bahçeli’dir. O’nun ileri görüşlülüğü, kararlılığı, zekâsı, cesareti, ahlakı ve tarihe altın harflerle çoktan kazınmış liderliği sayesinde önümüzü çok daha rahat görebiliyor, umutlarımızı canlı tutuyor, ülkülerimizi birer birer hayata geçiriyoruz. Bu konuda bazı hususlara dikkatinizi çekmek istiyorum.

“Devlet aklı ve millet vicdanı bu sebeple Devlet Bahçeli isminin vücut bulmuş halidir”

Sayın Genel Başkanımız; “Karabağ Türk’ün öz yurdudur ve mutlaka ait olduğu yere dönecektir” dedi, 33 yıl sonra Azerbaycan, Karabağ’ı geri aldı. “Türk’üz, Türkçüyüz, Turan’ın sevda ve hedefindeyiz” dedi, bütün Türk devletleri, 2021 yılında birleşerek Türk Devletleri Teşkilatı’nı kurdu. “O bayraklar bir gün Kerkük’te de dalgalanacaktır” dedi, 102 yıl sonra Kerkük’ü Türkmen bir vali yönetmeye başladı. “Türkiye, Cumhuriyetin 100. yılında bölgesinde Lider ülke olacaktır” dedi, bugün dost ya da düşman her çevre Türkiye’nin liderliğini tasdik eder hale geldi. “PKK kendisini feshedecek, terör tamamen hayatımızdan çıkacak” dedi, örgüt ve bileşenlerinin tamamı kendisini feshetti, milli birlik ve kardeşliğimiz daha da pekiştirildi. Şimdi de “Türkiye, küresel bir süper güç olacak” irade ve hedefini ortaya koydu. Eminiz ki bu hedefi de millet olarak hep birlikte, el ele ve omuz omuza vererek başaracağız. 21. Yüzyılı Türk ve Türkiye Yüzyılı yapacağız. Çünkü O ne dediyse hep haklı çıktı, Cenabı Allah her zaman onunla oldu. Devlet aklı ve millet vicdanı bu sebeple Devlet Bahçeli isminin vücut bulmuş halidir. Bu sebeple gururluyuz, kıvançlıyız, gelecek için daha da heyecanlıyız. Bugün Adana’mızın 15. Olağan Kongresi’nde görev alacak çok muhterem dava insanlarımızla beraber aynı yolda yol yürümenin bahtiyarlığındayız. Nihai olarak kongremizin hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyor, hepinizi sevgi, saygı ve hürmetlerimle selamlıyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene!

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...