Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” olarak bilinen dolandırıcılık davasında sanık Seçil Erzan’a verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli karar toplam 260 sayfadan oluştu.
Gerekçeli kararda, iddianame, savcılık mütalaası, sanık ve müşteki ifadeleri ile dava sürecinde elde edilen delillere ayrıntılı şekilde yer verildi. Mahkemenin, kararını eylem bazlı değerlendirmeler doğrultusunda oluşturduğu görüldü.
Kararda, Seçil Erzan hakkında 2023 yılında yapılan suç duyurusunun ardından başlatılan soruşturma süreci aktarılırken, Erzan’ın müştekilere bankada yüksek getirili ve herkese açık olmayan özel bir fon bulunduğunu söylediği belirtildi. Bu fonun Fatih Terim adına olduğunu, fonun başında DenizBank’ın üst düzey yöneticilerinin bulunduğunu ve fonun kapalı bir yapı taşıdığını ifade ettiği kaydedildi.
Erzan’ın, yatırılan para miktarına göre getirinin artacağını, paraların döviz üzerinden yatırıldığını, bankanın genel merkezine fiziken götürülerek elden alındığını ve bu nedenle bankacılık uygulamalarında görünmediğini söylediği vurgulandı. Mahkeme, bu anlatımların müştekilerin iradelerini sakatladığını değerlendirdi.
Gerekçeli kararda, Erzan’ın bazı müştekilere ilk aşamada yüksek getiriler ödeyerek güven sağladığı, ardından daha fazla kazanç vaadiyle yeniden para aldığı, bazı müştekilere kısmi ödeme yaptığı, bazılarının parasını tamamen aldığı ve nihayet Nisan 2023’te sistemin çökmesiyle olayın ortaya çıktığı aktarıldı.
Mahkeme, Erzan’ın banka müdürü olmasına rağmen bankayı temsilen hareket etmediğini, suç sırasında bankanın maddi varlıklarının kullanılmadığını belirterek, eylemlerin “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti.
“Bankacılık zimmeti” suçuna ilişkin değerlendirmede ise, bu suç yönünden daha önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ayrıca bankacılık sistemine giren bir para bulunmadığı vurgulandı. Sanığın eylemlerinin bankaya değil mağdurlara yönelik olduğu ifade edildi.
Kararda, Seçil Erzan’ın Volkan Bahçekapılı ve Emre Belözoğlu’nu yüksek getirili fon vaadiyle kandırdığı, Emre Belözoğlu’nun toplam 4 milyon 292 bin dolar verdiği, bu süreçte DenizBank kaşeli ve imzalı sahte belgeler düzenlendiği kaydedildi. Belgelerde sanık Asiye Öztürk’ün de ıslak imzasının bulunduğu belirtildi.
1 milyon 535 bin dolar zarar oluştu
Arda Turan’a yönelik eylemde ise Erzan’ın 13 milyon 900 bin dolar aldığı, bunun 6 milyon 400 bin dolarını geri ödediği, 7 milyon 500 bin doları iade etmediği tespit edildi. WhatsApp yazışmaları ve görüşmelerde Erzan’ın çeşitli gerekçelerle ödeme yapmadığı ifade edildi.
Selçuk İnan’a yönelik eylemde, Erzan’ın 3 milyon 685 bin dolar aldığı, sahte belgeler düzenlediği, 2 milyon 150 bin doları iade ettiği ve 1 milyon 535 bin dolar zarar oluştuğu kaydedildi.
Fatih Terim yönünden ise eylemin “dolandırıcılık” değil “güveni kötüye kullanma” kapsamında değerlendirildiği, Terim’in paraları banka işlemleri yoluyla ve Erzan’ın yönlendirmesiyle verdiği, elden teslim yapmadığı tespit edildi.
Özel belgede sahtecilik suçunun tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezanın artırıldığı ifade edildi.
Sanıklar Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu hakkında ise dolandırıcılığa iştirak ettiklerine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.
Gerekçeli kararda, tarafların kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri belirtildi.