Türkiye'nin yakın tarihine damga vurmuş siyasetçilerden bir isim Turgut Özal. Özellikle ekonomide serbestleşme, özel sektöre yönelik hamleler ve 1980'li yılların siyasi dönüşümü denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri. 31 Ekim 1989'da Türkiye'nin 8. Cumhurbaşkanı seçilen Turgut Özal, 17 Nisan 1993'te hayatını kaybetti. Spor yaptığı sırada kalp krizi geçirdiği ve düşerek hayatını kaybettiği iddia edilen Turgut Özal'ın ölümüne daima şüpheyle yaklaşıldı.
Daha önce de, ANAP'ın 1988'deki kongresinde kürsüde konuşurken silahlı saldırıya uğrayan ve sağ elinden yaralanan turgut Özal'ın ölümünün ardından çeşitli yıllarda "suikast mıydı, doğal ölüm müydü?" tartışmaları yaşandı. 2012'de mezarı açılarak otopsi yapıldı. TBMM'nin yayımladığı biyografiye göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi raporunun mevcut bilgi ve bulgularla kesin ölüm sebebini tespit edemediğini bildirdi.
Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, CNN Türk canlı yayınında yaptığı açıklamalarla babasının ölümüne yönelik yeni açıklamalar yaptı. İn dikkat çekici ifadelerden biri, Özal'a ölümünün ardından otopsi işleminin yapılmadığı oldu. Ahmet Özal, FETÖ'nin Adli Tıp Kurumu'ndaki gücüne atıfta bulunarak, ölümün şüpheli olduğunu bildirdi.

O SIRADA SPOR YAPMIYORDU
O dönem yaşadıklarını garipseyen Ahmet Özal, Özal'ın hastaneye kaldırılırken anlamsız bir şekilde Hacettepe çocuk bölümüne götürüldüğünü, 45 dakika dolaştırıldığını söyledi. Turgut Özal'ın yaptığı sporun ardından rahatsızlandığı yönündeki iddiaları da yalanlayan Ahmet Özal, “Doğru değil. Zaten o spor bandındaydı. O da doğru değil. Sadece düşüyor. Ondan sonra hemen alıyorlar” dedi. Ahmet Özal, normal şartlarda köşkte iki doktor ve iki ambulansın olmasını gerektiğini ancak o gün hiçbirinin olmadığını da sözlerine ekledi.
Ahmet Özal'ın açıklamalarında işaret ettiği yer FETÖ terör örgütü oldu.
DOKTORU DENİLEN KİŞİ ABD'YE GİTTİ
Adli Tıp Kurumu'nda görev alan birçok kişinin FETÖ'den tutuklandığını belirten şöyle konuştu:
“Babamın doktoru diye adlandan şu soldaki adam. O da savcı. O da FETÖ'dan alındı. Ondan sonra doktoru denilen kişi Amerika'ya gitti. Amerika'da yakaladılar. Bir video çektiler. Kaçıyordu. Yani adli tıpta Ankara savcısı beni çağırdı. O adli tıpla ilgili araştırma yapılırken savcı bana şunu söyledi. Adli tıptaki teknisyenler şikayette bulundular. Tehdit ediliyorlar diye bana söyledi. Savcı tehdit ediyormuş birileri.”

ÖLÜMÜNDE FETÖ İZLERİ
Turgut Özal'ın ölümünün ardından 33 yıldır şüpheyle yaklaştığı olayları dile getirmeye çalıştığını ifade eden Özal, FETÖ terör örgütü lideri Fethullah Gülen'in, Turgut Özal'ı hedef tahtasına oturtarak yazdığı bir yazıda şu ifadeleri kullandığını da bildirdi:
“Fethullah Gülen'in kaleme aldığı bir yazı. FETÖ başlıklı bir başyazı kaleme alır. Yazısında Cumhurbaşkanı Özal'ı şu cümlelerle tehdit eder: “Milletin yolunu kesen kanlı kabus. Sen çağdaşlık ve çağ atlama atlama naralarıyla kendine avuta dur. Şimdi istersen uyu. Bundan sonra kopacak kıyamet senin kıyametindir.”

5 SENEDİR DURAN KAN DÖKÜLMÜŞ!
Ahmet Özal, babasının vefatından 5 yıl sonra Hacettepe Hastanesi'nde babasına ait kanın bulunduğunun kendisine bildirildiğini kaydetmiş, aile olarak kanı almak için başvurduklarını ancak hastanenin ertesi gün kanın yanlışlıkla döküldüğünü bildirdiğini anlattı. Ardından hastaneye gizli kameralı bir gazeteci gönderdiğini belirten Ahmet Özal, burada başhemşireye yöneltilen “Özal'ın kanında ne buldunuz?” sorusuna “Bir insanda olmaması gereken şeyler” yanıtının verildiğini söyledi.
“Vefatından 5 yıl sonra, gece 1-1:30 gibi telefonum çaldı. Hacettepe Hastanesi'nden bir doçent doktor beni aradı. Ahmet Bey, ‘Babanız buraya geldiğinde biz onun kanını aldık. Kan 5 senedir burada duruyor. Aile olarak siz isterseniz bu kanı size vermek zorundayız’ dedi. Hemen biz dilekçeyi yazdık. Ertesi günü beni aradılar Hacettepe'den, ‘Hemşire dün akşam yanlışlıkla kanı dökmüş’ dediler. 5 yıl duran kan yanlışlıkla döküldü.”