Türk Büro-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Türkeş Güney, sendikal mücadelenin tarihine vurgu yaparak kamu personel rejiminden maaş adaletsizliğine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Kamu-Sen’in memurlar adına verdiği mücadeleyi hatırlatan Güney, “Eğer ülkemizde memurun sendikası, memurun söz hakkı var ise bunun patenti Türkiye Kamu-Sen’e aittir” dedi.

“Sendika Hakkı Çileli ve Şanlı Bir Mücadeleyle Kazanıldı”
Genel kurulda, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların 9’uncu genel kurulunun da gerçekleştirildiğini belirten Güney, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 22’nci maddesinde düzenlenen sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkının Türkiye Kamu-Sen mensuplarının mücadelesiyle kazanıldığını ifade etti.
Sendika hakkının 1997 yılında kanuna işlendiğini hatırlatan Güney, 4688 sayılı Memur Sendikaları Kanunu’nun ise 57’nci hükümet döneminde, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin desteği ve kurucu Genel Başkan Ali Işıklar’ın mücadelesiyle yasalaştığını söyledi.
Kamu Personel Rejimi ve Liyakat Vurgusu
Devletin en önemli görevinin vatandaşlara sağlık, eğitim, adalet ve güvenlik hizmeti sunmak olduğunu belirten Güney, bu hizmetleri yerine getiren kamu görevlilerinin tabi olduğu sistemin kamu personel rejimi olduğunu ifade etti.
Kamu personel rejiminin asli ve yardımcı unsurlar olarak ikiye ayrıldığını hatırlatan Güney;
657’ye tabi memurlar,
2547’ye tabi yükseköğretim personeli,
2802’ye tabi hakim ve savcılar,
926 sayılı kanuna tabi askeri personelin asli unsur olduğunu;
sözleşmeli personel, işçiler ve taşeron çalışanların ise yardımcı unsur olarak tanımlandığını söyledi.
Memurların belirli bir eğitim seviyesi, diploma ve sınav süreçlerinden geçerek göreve başladığını vurgulayan Güney, liyakat ilkesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Kişiye göre iş değil, işe göre kişi” anlayışının hâkim olması gerektiğini ifade eden Güney, istisnai memurlukların kaldırılması ve görevde yükselme süreçlerinin objektif esaslara bağlanması çağrısında bulundu.
Kamu Personeli Reformu ve Modern Enderun Önerisi
Kamu personel rejiminde reform yapılması gerektiğini dile getiren Güney, bu amaçla “Kamu Personeli Reform Genel Müdürlüğü” kurulmasını önerdi. Orta kademe yöneticilerinin yetiştirilmesi için modern bir Enderun teşkilatının kurulmasının önemine dikkat çekti.
Maaş sisteminde sadeleşme gerektiğini belirten Güney, memurların tüm gelirlerinin emekli keseneğine esas olduğu, en fazla iki unsurdan oluşan bir maaş sistemine geçilmesi gerektiğini ifade etti. Emekli maaşlarının iyileştirilmesi ve 2008 öncesi-sonrası ayrımının kaldırılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Barınma Sorunu ve Yeni Hizmet Sınıfları
Memurların barınma sorununa TOKİ eliyle çözüm üretilmesi gerektiğini söyleyen Güney, maaşın üçte birini geçmeyecek taksitlerle konut sahibi olunmasının sağlanması gerektiğini belirtti.
Yeni hizmet sınıflarının ihdası konusunda Milli Savunma ve Adalet Bakanlıklarında mesafe alındığını ifade eden Güney, Savunma Hizmetleri Sınıfı ve Adalet Hizmetleri Sınıfı çalışmalarının belirli bir aşamaya geldiğini söyledi. Ticaret Bakanlığı’nda da sürecin takip edildiğini kaydetti.
Maaş Adaletsizliği ve Toplu Sözleşme Eleştirisi
Kamu personel rejiminde asli unsur olarak tanımlanan memurların maaş ve özlük haklarının, yardımcı unsur olarak ifade edilen işçilerin gerisine düştüğünü belirten Güney, bunun çalışma barışını bozduğunu söyledi.
2016 yılında taşeron çalışanların kadroya alınmasıyla kamudaki işçi sayısının 100 binden 600 bine çıktığını hatırlatan Güney, memur ve işçi ücretleri arasındaki dengesizliğin sürdürülemez olduğunu ifade etti.
“İşçilerin aldığı ücret analarının ak sütü gibi helaldir” diyen Güney, sorunun emeğin karşılığında değil, memurun hak ettiği payı alamamasında olduğunu vurguladı.
Toplu sözleşme sürecine de değinen Güney, aynı hükümetle masaya oturan işçi sendikalarının hak alabilirken memur sendikalarının aynı başarıyı gösteremediğini savundu.
“Çare Masadaki İradeyi Değiştirmektir”
Türkiye Kamu-Sen’in yetkili olduğu 2002-2011 yılları arasında memur maaşlarının gram altın karşılığının 62 grama kadar çıktığını, yetki değişiminden sonra ise 12 grama kadar düştüğünü öne süren Güney, ortalama memur maaşının büyük oranda yoksulluk sınırının altında kaldığını söyledi.
“Masada iki irade var; işçinin iradesi yansıyor, memurun iradesi yansımıyor” diyen Güney, çözümün memur adına masaya oturan iradenin değiştirilmesi olduğunu ifade etti.
Konuşmasının sonunda memurların yaşam düzeyini ölçen anketler yaptıklarını belirten Güney, kamu çalışanlarının ekonomik sıkıntılarının her geçen gün arttığını vurguladı.

Verimize göre; Memurlarımızın %92'si ek gelire ihtiyaç duyuyor. Büyükşehir ve sahil bandındaki illerimiz artan kira ve emtia fiyatları nedeniyle mahrumiyet bölgesi haline dönüşmüştür.
1’er sene arayla iki defa yaptığımız son olarak 2025 Kasım ayındaki Memur Yaşam Düzeyi Anketine göre;

İlk verimize göre; Memurların %62'sinin kendisinin, eşinin, çocuklarına ait bir konutu yok.

Bir sonraki anket verimize göre; Memurların %69'u yaşam standardından memnun değil, çok memnun olan ise HİÇ YOK!

Ve diğer verimize göre; Memurların %78'i tatilini evde geçiriyor ya da köye ailesinin yanına gidiyor. Kuruma ait Sosyal Tesislerde geçirenlerin oranı %4!!

Covid 19- Rusya Ukrayna Savaşı ve 6 Şubat depremlerinin etkisi ile memurlarımız açısından ülkemizin mahrumiyet haritası değişmiş, memurlarımızın %56’sı Anadoluya tayin olarak büyükşehirler ve sahil bandından kaçmak istiyor. Sebebi ise çok açık bir şekilde memurumuzun buralarda geçinememesinden kaynaklanıyor.
Bütün bu verileri neden paylaşıyoruz. Memur devlet demektir, memur devletin görünen yüzüdür. Güçlü devlet, güçlü memurla hayat bulur.
Antalya’da Sendikaya Ait Sosyal Tesisin Temeli Atıldı
Konuşmasında sendikanın yatırımlarına da değinen Güney, Antalya Manavgat’ta tapusu alınan arsada “Türk Büro-Sen Antalya Manavgat Ali Işıklar Eğitim, Dinlenme ve Sosyal Tesisleri”nin temelinin 31 Ocak’ta atıldığını hatırlattı.
Bu tesisin yalnızca bir bina olmayacağını vurgulayan Güney, eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirileceği, teşkilat ruhunun güçleneceği ve birlik beraberliğin pekişeceği bir merkez olacağını söyledi. Tesisin en kısa sürede tamamlanacağını belirten Güney, hem üyelerin uygun fiyatla tatil yapabileceğini hem de sendikal faaliyetlerin kendi tesislerinde yürütüleceğini ifade etti.
Savunma Başarıları ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Vurgusu
Türkiye’nin savunma alanındaki atılımlarına dikkat çeken Güney, 5. nesil savaş uçağı KAAN’ın ülkenin küresel güç olma yolundaki en önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Karabağ’ın 30 yıl sonra yeniden Azerbaycan tarafından kontrol altına alınmasını ve sınır ötesi operasyonları da devletin gücünün göstergesi olarak değerlendirdi.
6 Şubat depremleri sonrası yürütülen çalışmaları takdire şayan olarak nitelendiren Güney, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini görmek isteyen deprem bölgesine gitsin” dedi.
Bu başarıların arkasında 2017’de geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bulunduğunu ifade eden Güney, sistemin hızlı karar alma süreçleri sayesinde etkin yönetim sağladığını dile getirdi. Cumhur İttifakı’na ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye destek mesajı verdi.
“Memur Güçlenmeden Sistem Tam Yerleşmez”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tam anlamıyla yerleşmesi için memurların da güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Güney, Türkiye Kamu-Sen’in 2025 Ocak ayında “Türk Asrında Yeni Kamu Personel Rejimi” çalışmasını kamuoyuyla paylaştığını hatırlattı.
Memur ve memur emeklilerinin sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirten Güney, Cumhur İttifakı hükümetine güvendiklerini ve 2026 yılı içinde memurları ilgilendiren düzenlemelerin TBMM gündemine geleceğini öngördüklerini söyledi.
4688 Sayılı Yasa ve Toplu Sözleşme Sürecine Eleştiri
2010 referandumu sonrası toplu sözleşme sürecine geçildiğini hatırlatan Güney, bugüne kadar yapılan 8 toplu sözleşmenin 4’ünün Hakem Heyeti’ne taşındığını belirtti. 4688 sayılı yasanın hak arama yollarını güçlendirmek yerine zayıflattığını savundu.
Hakem heyetinde kamu işvereni ve sendika temsilcilerinin eşit sayıda olması gerektiğini ifade eden Güney, üç konfederasyonun toplu sözleşme masasına katılmasının memur iradesinin yansıması açısından önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’de sendika sayısının 300’e yaklaştığını belirten Güney, meslek ve kurum sendikacılığına karşı önlem alınması gerektiğini, aksi halde kamuda 7 bin unvan üzerinden parçalı bir sendikal yapının ortaya çıkacağını dile getirdi.
EYT Süreci ve SGK Çalışanları
Konuşmasının önemli bir bölümünü EYT sürecine ayıran Güney, 2023 yılında çıkarılan düzenleme kapsamında 2 milyon 250 bin kişinin emeklilik hakkı kazandığını hatırlattı. Bu süreçte SGK çalışanlarının iş yükünün ciddi şekilde arttığını söyledi.
Artan iş yüküne karşı ek ödeme taleplerinin gündeme geldiğini ancak bazı sendikaların iş bırakma eylemi çağrısı yaptığını belirten Güney, Türk Büro-Sen’in bu eylemlere katılmadığını ifade etti. “Bizim ilkemiz önce ülkemiz” anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Güney, EYT sürecinin akamete uğramaması için bedel ödediklerini, yaklaşık 2 bin üye kaybı yaşadıklarını söyledi.
Maliye engeline takılan 12 bin TL’lik ek ödeme yerine SGK çalışanlarına 15 bin TL fazla mesai ücreti sağlandığını belirten Güney, seçim sonrası SGK’daki eylemlerin sona erdiğine dikkat çekti.
“Pişman mıyız? Asla” diyen Güney, bugün olsa yine aynı tavrı göstereceklerini dile getirdi.
“Adayımız Belli, Kararımız Net”
2023 seçimleri öncesinde açık tavır koyan tek sendikanın Türkiye Kamu-Sen olduğunu söyleyen Güney, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı’ndan yana duruş sergilediklerini ifade etti. İlkesel duruşun bedeli olsa da bundan vazgeçmeyeceklerini belirtti.
“Ödediğiniz bedeli telafi edersiniz ancak ilkenizden taviz verirseniz bunun telafisi olmaz” diyen Güney, sendikacılık anlayışlarının “Bizim ilkemiz önce ülkemiz” anlayışına dayandığını söyledi.
“Ahlaklı Mücadeleye Var Mısınız?”
Konuşmasının sonunda merhum Alparslan Türkeş’in sözlerini hatırlatan Güney, Türk Büro-Sen’in ilkeli ve ahlaklı sendikacılık yürüyüşünün başladığını ifade etti.
Delegelere seslenen Güney şu sorularla konuşmasını tamamladı:
“Ahlaklı mücadeleye var mısınız?
Hakikati savunmaya var mısınız?
Türk Büro-Sen’i yetkili sendika yapmaya var mısınız?”
“Var olsun Türkiye Kamu-Sen, var olsun Türk Büro-Sen, var olsun teşkilatımız” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.