Türkgün | Gündem | Yarası kapanmayan soykırım: Srebrenitsa

Yarası kapanmayan soykırım: Srebrenitsa

11 Temmuz 1995... Avrupa'nın ortasında insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa soykırımı yaşandı. En az 8 bin 372 Boşnak sivil, sistematik şekilde katledildi. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen Srebrenitsa, Boşnak halkının hafızasında dinmeyen acının ve adalet arayışının en büyük simgesi olmayı sürdürüyor.

11 Temmuz 1995... Avrupa'nın ortasında insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa soykırımı yaşandı. En az 8 bin 372 Boşnak sivil, sistematik şekilde katledildi. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen Srebrenitsa, Boşnak halkının hafızasında dinmeyen acının ve adalet arayışının en büyük simgesi olmayı sürdürüyor.

KAYNAK: AA
KAYNAK: DHA
KAYNAK: İHA
KAYNAK: TRT Haber

"Ölmeye hazır olan insanlar, ölmeye hazır olmayanlara karşı galip gelirler..."

11 Temmuz 1995'te Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük insanlık suçlarından birine tanıklık etti. Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentinde en az 8 bin 372 Boşnak sivil sistematik şekilde katledildi. Aradan 31 yıl geçmesine rağmen, soykırımın bıraktığı acı ve adalet arayışı hâlâ ilk günkü tazeliğini koruyor.

Bağımsızlık süreci savaşı tetikledi

Yugoslavya'nın dağılma süreciyle birlikte Bosna Hersek, 1992 yılında Aliya İzzetbegoviç liderliğinde gerçekleştirilen referandumun ardından bağımsızlığını ilan etti. Uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınan bu karar, Bosnalı Sırpların sert tepkisini beraberinde getirdi.

Bağımsızlığın ardından Bosna Hersek'te başlayan savaşta Sırp güçleri, Boşnak ve Hırvat nüfusu bölgeden çıkarmaya yönelik geniş çaplı saldırılar düzenledi. Kısa süre içinde çok sayıda şehir işgal edilirken, siviller hedef alındı ve etnik temizlik politikaları sistematik şekilde uygulanmaya başlandı. Bu süreç, tarihe kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa soykırımına uzanan yolun en kanlı aşamalarından biri oldu.

Güvenli bölge vaadi ölüm tuzağına dönüştü

Sırpların Srebrenitsa’ya yaklaştığını gören halk, Hollandalı Birleşmiş Milletler askerlerinden kendilerini savunmalarını istedi. Fakat bu istekleri kabul edilmedi.

Boşnaklar, şehir güvenli bölge ilan edildiğinde ellerindeki silahları teslim etmişlerdi. Sırp ordusu yaklaşırken en azından bu silahların iade edilmesini istediler ama kabul ettiremediler. Dolayısıyla tamamen savunmasız kaldılar.

Savaş suçlusu Ratko Mladic komutasındaki Sırp birlikleri, 11 Temmuz 1995 günü Srebrenitsa'yı ele geçirdi.

Şehirde yaşayan siviller, BM bünyesinde bölgede görev yapan Hollandalı askerlere sığınarak hayatta kalmayı umsa da Hollandalı askerler onları Sırp güçlerine teslim etti.

Savaştan sonra yargılanarak aralarında Srebrenitsa soykırımının da bulunduğu birçok savaş suçundan müebbet hapse mahkum edilen Mladic'in 11 Temmuz 1995 günü söyledikleri, adeta birkaç gün içinde olacakların da habercisiydi.

Mladiç'in sözleri soykırımın habercisi oldu

Sırp bayramı arifesinde şehri Sırp milletine armağan ettiklerini söyleyen Mladic, "Nihayet bu topraklarda Türklerden (bölge Müslümanları için kullanılan ifade) intikam alma zamanı gelmiştir." ifadelerini kullandı.

Sırpların, Ratko Miladiç komutasında Srebrenitsa’ya girmesiyle insanlık tarihinin gördüğü en acı olaylardan biri yaşandı.

Şehirde askerlik çağındaki tüm erkekler, bir otobüse bindirilerek kurşuna dizilmeye götürüldü. Peşinden genç, yaşlı, kadın, erkek demeden önlerine gelen herkesi öldürmeye başladılar.

Kaçışın da sığınmanın da sonu ölüm oldu

Srebrenitsa'nın işgal edilmesinin ardından şehirde yaşayan Müslümanların bir bölümü, bugünkü şehitliğin tam karşısında bulunan eski akümülatör fabrikasında konuşlanan Hollanda askerlerine sığınırken bir kısmı da orman yolundan Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmayı seçti. Orman yolunu seçenlerin de Hollandalı askerlere sığınanların da kaderi aynı oldu.

Yaşanan büyük katliamlar nedeniyle halk arasında "ölüm yolu" olarak da anılan orman yolunu seçen binlerce Boşnak, Sırp askerlerin kurduğu pusularda öldürüldü.

Hollandalı askerlere sığınanlar da eski akümülatör fabrikasındaki ilk gecenin ardından başlarına gelecekleri anladı. İlk gece fabrikaya giren Sırp askerleri kimlik kontrolünü yapıp keyiflerine göre bazı erkekleri götürürken, eşlerinden ya da oğullarından ayrılan kadınların çığlıkları duvarlarda yankılandı.

Erkekler ölüme, kadın ve çocuklar sürgüne gönderildi

Ertesi gün Hollandalı askerlerin birkaç metre ilerisinde, kampın hemen dışında bekleyen Sırp askerleri, kadın ve çocukları otobüslere bindirirken erkekleri hemen orada ailelerinden ayırdı.

Ailelerinden ayrılan erkekler, daha sonra katledilip farklı toplu mezarlara gömüldü. Kadın ve çocuklar ise yıllardır yaşadıkları evlerinden sürgün edildi.

5 gün boyunca devam eden katliamda Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak'ı ormanlık alanlar, fabrikalar ve depolarda katlettikten sonra toplu mezarlara gömdü.

Bosna’daki savaş bu olaydan sonra dünya kamuoyundaki baskıların artmasına neden oldu ve aynı yıl ateşkes ilan edildi.

Soykırım kurbanlarından 600’ü olaydan 8 yıl sonra bulundu ve Potaçari Anıt Mezarlığı’na defnedildi.

Potoçari Anıt Mezarlığı'nda şimdiye kadar 6 bin 772 kurban defnedilirken, 250 kurban ailelerin isteğiyle yerel mezarlıklarda toprağa verildi. Srebrenitsa Soykırımı'nda hayatını kaybeden ve cenazesine ulaşılamayan 1000'den fazla kişi bulunuyor.

Mavi kelebekler soykırımın gizlenen izlerini ortaya çıkardı

Sırp güçleri, katlettikleri Boşnak sivillerin izlerini silmek amacıyla cenazeleri gizli toplu mezarlara gömdü. Ancak doğa, saklanmak istenen bu vahşetin ortaya çıkmasına yardımcı oldu. Bölgede yetişen Artemis bitkileri ile bu bitkilerden beslenen mavi kelebeklerin yoğunlaştığı alanlar, araştırmacılara yüzlerce toplu mezarın yerini belirlemede önemli ipuçları verdi.

Aradan 31 yıl geçmesine rağmen Bosna Hersek'te kayıp kurbanlara ulaşma çalışmaları sürüyor. Aileler, yakınlarının naaşlarına ulaşabilmek ve onları onurlu bir şekilde defnedebilmek için hâlâ yeni toplu mezarların bulunmasını umutla bekliyor.

Uluslararası hukuk Srebrenitsa'yı "soykırım" olarak tescilledi

Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılındaki kararında, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinden (ICTY) gelen kanıtlar doğrultusunda, Srebrenitsa ve civarında yaşananları "soykırım" olarak nitelendirdi.

Sırp komutan Ratko Mladic, ICTY'de görülen davada, aralarında Srebrenitsa soykırımının da bulunduğu birçok suçtan müebbet hapse mahkum edildi.

Aynı mahkeme, 2016'daki kararında ise Bosnalı Sırpların savaş dönemindeki eski lideri Radovan Karadzic'e Srebrenitsa soykırımı dahil 10 ayrı suçtan 40 yıl hapis cezası verdi.

Farklı mahkemelerde görülen "Srebrenitsa" davalarında bugüne kadar 45 Sırp, toplam 699 yıl hapis cezası aldı.

Öte yandan, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic de Srebrenitsa'daki soykırımla suçlanmış ancak yargılanması devam ederken tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşamını yitirmişti.

Srebrenitsa Çiçeği, acının ve umudun simgesi oldu

Srebrenitsa Annelerinin yıllardır taşıdığı Srebrenitsa Çiçeği, soykırımın unutulmayan acısını ve adalet arayışını simgeliyor.

Çiçekte yer alan 11 yaprak, 11 Temmuz 1995'te yaşanan katliamı temsil ederken, etrafını saran beyaz renk yaşamını yitiren masum kurbanları ve barış özlemini ifade ediyor.

Çiçeğin yeşil rengi ise, aradan geçen yıllara rağmen adaletin mutlaka yerini bulacağına dair inancı, umudu ve geleceğe duyulan güveni simgeliyor. Srebrenitsa Çiçeği, bugün yalnızca Bosna Hersek'te değil, dünyanın birçok yerinde soykırım kurbanlarını anmanın ve "bir daha asla" çağrısının ortak sembolü olarak taşınıyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...