Türkgün | Güzellik | Mor saç boyasının dezavantajları: Mora boyatmadan önce bilmeniz gerekenler

Mor saç boyasının dezavantajları: Mora boyatmadan önce bilmeniz gerekenler

Mürdüm, patlıcan moru, lila ve pastel tonlar sıra dışı ve çekici bir imaj sunsa da saç renklendirme dünyasında bakımı en zahmetli renk gruplarından biridir. Saç yapısına olan etkilerinden kızıl-pembe yansıma problemine kadar mor saç boyasının dezavantajlarını inceliyoruz.

Mürdüm, patlıcan moru, lila ve pastel tonlar sıra dışı ve çekici bir imaj sunsa da saç renklendirme dünyasında bakımı en zahmetli renk gruplarından biridir. Saç yapısına olan etkilerinden kızıl-pembe yansıma problemine kadar mor saç boyasının dezavantajlarını inceliyoruz.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Son yıllarda sokak modasında, saç tasarım trendlerinde ve popüler kültür figürlerinde sıkça karşımıza çıkan mor saçlar; mistik, enerjik ve iddialı bir duruş sergilemek isteyenlerin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Ancak saç renklendirme dünyasında mor, "stabil kalması en zor ve yıkandıkça rengi en çok deforme olan" pigment kombinasyonlarından birine sahiptir. Büyük bir hevesle saçlarını bu dikkat çekici renge boyatan pek çok kullanıcı, boyama işlemini takip eden ilk birkaç yıkamanın ardından rengin hızla çiğleşmesi ve istenmeyen alt tonlara bürünmesiyle hayal kırıklığı yaşayabiliyor. Saçın mor pigmenti temiz bir şekilde yansıtabilmesi için gereken ön açma işlemleri saç tellerini yorarken; rengi her daim canlı tutma zorunluluğu zamansal ve ekonomik bir dezavantajı beraberinde getiriyor.

Gerek kalıcı patlıcan moru tonları gerekse yarı kalıcı (çılgın renkler kategorisindeki) neon ve pastel morlar, yapıldıkları ilk gün göz alıcı bir parlaklık sunsalar da uzun vadede saç sağlığını ve günlük yaşam konforunu doğrudan etkileyen pek çok dezavantaj barındırır:

1. İstikrarsız Akma Süreci ve İstenmeyen Alt Tonlar

Mor boyanın en belirgin kozmetik dezavantajı, saçtan homojen bir şekilde akmamasıdır. Mor renk, mavi ve kırmızı pigmentlerin karışımından elde edilir. Mavi pigmentler saçı kırmızıya kıyasla çok daha hızlı terk eder. Bu durum, mor saçın birkaç yıkama sonra elektrik mavisi, kirli pembe, grimsi bir leylak veya çiğ bir kızıl tonuna bürünmesine yol açar. Saçın sürekli "yıkanmış ve solmuş" bir görünüme bürünmesi, mor saç kullanıcılarının en sık yaşadığı şikayetlerin başında gelir.

2. Yoğun Kimyasal Açma (Oryal) Zorunluluğu

Eğer hedefiniz koyu mürdüm veya patlıcan moru gibi çok koyu tonlar değil de canlı bir menekşe moru, lila veya lavanta tonu ise saçınızı doğrudan boyayamazsınız. Koyu renkli saçların üzerine sürülen açık mor boyalar sadece güneşte belli olan belirsiz bir yansıma bırakır. Net ve pastel bir mor elde etmek için saçın oryal (toz açıcı) ile en açık sarı seviyesine kadar açılması şarttır. Bu agresif kimyasal süreç; saç tellerinin elastikiyetini kaybetmesine, lastikleşmesine, kurumasına ve koparak dökülmesine yol açar.

3. Bitmek Bilmeyen Cila ve Boya Yenileme Mesaisi

Yarı kalıcı mor boyaların moleküler yapısı büyüktür ve saç telinin en iç katmanına (korteks) yerleşmek yerine sadece dış yüzeyine tutunur. Bu nedenle mor saç, her duşa girdiğinizde oluk oluk akar. Canlılığı koruyabilmek ve soluk görünümü engellemek için ortalama 2-3 haftada bir saç cilası yaptırmak veya boyayı yenilemek gerekir. Bu sık tekrarlanan döngü, zaman içinde saç tellerinin doğal nem dengesini tamamen yok eder.

4. Yüksek Bakım Maliyeti ve Ürün Seçim Zorunluluğu

Mor saç, ekonomik açıdan sürdürülebilirliği en zor renklerden biridir. Saçı mor tutabilmek için sıradan market şampuanları kullanılamaz. Rengin akmasını yavaşlatan özel sülfatsız koruyucu şampuanlar, rengi taze tutmaya yarayan mor/pembe pigmentli renk koruyucu maskeler, yoğun nem takviyeleri ve ısı koruyucu spreyler saç bakım bütçenizi normalin birkaç katına çıkarır.

5. Isı, Deniz ve Havuza Karşı Aşırı Hassasiyet

Mor pigmentler dış etkenlere karşı son derece duyarlıdır. Yaz aylarında güneş ışınları (UV) rengi hızla soldururken; havuz suyundaki klor mor pürüzsüzlüğü anında matlaştırarak rengi bozabilir. Ayrıca zaten yüksek kimyasal işlemden ötürü hassaslaşmış olan mor saça sık sık düzleştirici, maşa uygulamak veya yüksek ısıda fön çekmek, mor pigmentlerin ısı etkisiyle anında uçmasına ve saçın yanarak kopmasına neden olur.

6. Akma ve Eşyalara Bulaşma (Leke) Problemi

Mor boyanın akma problemi sadece duş esnasında kalmaz; saçınız ıslak veya nemliyken, hatta bazen kuru halde yoğun terlediğinizde bile boya cildinize, kıyafetlerinize ve yastık kılıflarınıza bulaşabilir. Duş sonrası beyaz havluların mor lekelerle kalması, yağmurlu günlerde açık renkli kıyafetlerin yakalarında leke oluşması gibi pratik yaşam konforunu baltalayan durumlar sıklıkla yaşanır. Saç derinizin ve kulaklarınızın da boyama sonrası günlerce mor lekelerle kalması kaçınılmazdır.

7. Renk Değiştirmek İstendiğinde Yaşanan Zorluklar

Mordan sıkılıp tekrar doğal kumral tonlarına veya sarıya dönmek istediğinizde, saçta kalan inatçı pembe ve kızıl alt tonları temizlemek ciddi bir kuaför uzmanlığı gerektirir. Mor boyanın bıraktığı pembe yansımalar saçı terk etmekte çok dirençlidir. Üzerine doğrudan yapılan açık tonlar çamurlu veya kirli bir görüntü oluşturabilir; rengi tamamen arındırmak için tekrar tekrar açma işlemi yapılması ise saçın tamamen yanması riskini doğurur.

Sonuç

Mor saç boyası kullanmak, dışarıdan ne kadar marjinal, dikkat çekici ve estetik görünse de arkasında çok sıkı bir disiplin, yoğun bir emek ve yüksek bütçe gerektirir. Bu radikal kararı vermeden önce, rengin hızlı akma gerçeğini ve getireceği yıpranmayı kabul etmeniz gerekir. Eğer tüm saçınızı bu riske atmak istemiyorsanız, saçınızın tamamını mora boyamak yerine ensedeki gizli tutamlara (underlight) veya sadece saç uçlarına mor ışıltılar uygulatarak bu sıra dışı rengi tarzınıza çok daha güvenli bir şekilde yansıtabilirsiniz.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...