Osmanlı dönemine ait tıbbi birikim, binlerce yıllık Hint, Roma, İslam ve Arap medeniyetlerinin harmanlanmasıyla ortaya çıkan son derece zengin ve kıymetli bir mirastır. Bu paha biçilmez bilgiler arasında, Osmanlı kadınlarının güzelliklerini korumak için başvurdukları yöntemler, kullandıkları bitkisel karışımlar ve tercih ettikleri bakım uygulamaları da yer alır. Kadınlar her çağda görünümlerine büyük özen göstermiş, doğanın sunduğu fırsatlardan yararlanarak her yaşta zarif ve genç kalmayı başarmışlardır. O dönemde de geçerliliğini koruyan “bakımlı kadın daima güzeldir” sözü, adeta geçmişten günümüze ulaşan bir güzellik anlayışının özeti olmuştur.
İBN-İ SİNA’NIN GÜZELLİK TAVSİYELERİ
Günümüzde kişisel bakım önerilerini kitaplardan, dergilerden ya da internetten takip ettiğimiz gibi, 16. yüzyıl İtalya’sında da kadınların başvurduğu bir kaynak bulunuyordu. Trotula adlı bu eserin, Ortaçağ İslam dünyasının büyük bilginlerinden, tıbbın öncülerinden İbn-i Sina tarafından kaleme alındığı düşünülmektedir.
RÖNESANS DÖNEMİNDEN DOĞAL DEODORANT TARİFİ
Malzemeler:
1/3 su bardağı mısır nişastası
1/3 su bardağı karbonat
10 damla lavanta, okaliptüs veya çay çiçeği yağı
10 damla nane veya sandal ağacı yağı
3 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı
(İsteğe bağlı) 2 yemek kaşığı E vitamini yağı
Hazırlanışı:
Tüm malzemeleri bir kapta karıştırarak yoğun kıvamlı bir karışım elde edin. Boş bir krem kutusuna aktarın ve düzenli olarak kullanın.
İBN-İ SİNA’DAN MELİSA (OĞUL OTU) TONİĞİ
Bir su bardağı kaynar suya bir yemek kaşığı melisa (oğul otu) ekleyin. Üzeri kapalı şekilde kısık ateşte 5 dakika demleyin, ardından 20 dakika dinlendirip süzün. Elde ettiğiniz doğal tonik, tüm cilt tipleri için uygundur. Cildi yeniler, kırışıklıkları azaltır ve yaşlanma etkilerini geciktirir.