Selülit, kadınların en sık karşılaştığı estetik sorunlardan biri olarak biliniyor. Özellikle kalça, basen ve bacaklarda ortaya çıkan portakal kabuğu görünümünü azaltmak için hem doğal hem de medikal yöntemler kullanılıyor. Modern estetik dünyasında selülit tedavisinde farklı tekniklerin kombine edilmesiyle daha kalıcı ve etkili sonuçlar elde edilebiliyor.
Lenfatik Drenaj Uygulaması
Selülitin en önemli nedenlerinden biri dolaşım bozukluğudur. Lenfatik drenaj, bacak veya karın bölgesine basınç uygulanarak kan ve lenf dolaşımını hızlandırır. Bu sayede ödem azalır ve cilt yüzeyi daha pürüzsüz bir hale gelir.
Mezoterapi: İğneyle Doğrudan Müdahale
Mezoterapi, cildin orta tabakasına özel solüsyonların ince iğnelerle enjekte edilmesi yöntemidir. Bu solüsyonlar yağ hücrelerini parçalayarak vücutta tekrar kullanılabilir hale getirir. Seanslar genellikle haftada 1 veya 15 günde 1 yapılır ve toplamda 8–12 seanslık bir uygulama önerilir.
LPG: Vakum Masajı ile Selülit Savaşı
LPG, cilde vakum uygulayarak selülitli bölgelerdeki “septa” adı verilen yapıları gevşetir ve uzatır. Emme ve döndürme hareketleriyle uygulanan bu yöntem, negatif basınçla kan dolaşımını artırarak selülitli görünümü azaltır.
Akupunktur ve Ozon Terapi
Akupunktur, vücudun belli noktalarına yerleştirilen iğnelerle yağ ve su dengesini düzenler.
Ozon terapi ise selülitli bölgelerde oksijen dolaşımını artırarak yağ hücrelerini parçalamaya yardımcı olur. Buhar banyosu eşliğinde uygulanan bu yöntem, kan dolaşımını da hızlandırır.
Lazer ve Ultrason Uygulamaları
Lazer tedavisi, selülitli bölgelere uygulandığında yağ hücrelerinin geçirgenliğini artırır ve fazla yağın parçalanmasını sağlar.
Ultrason yöntemi ise ses dalgalarıyla yağ hücrelerini hedef alır. Bu sayede hem küçük yağ depoları hem de selülit görünümü azaltılabilir.
Basınç Tedavisi ve Lipoelektro
Basınç tedavisi, hava basıncı yardımıyla dolaşımı hızlandırarak selülitli bölgelerde gözle görülür bir iyileşme sağlar.
Lipoelektro yönteminde ise çok ince iğneler yardımıyla elektrik akımı verilerek yağ hücrelerinin parçalanması sağlanır.
Radyofrekans ve Karboksiterapi
Radyofrekans, cildin alt katmanlarına etki ederek kollajen sentezini uyarır, selülite neden olan bantların gevşemesini sağlar.
Karboksiterapi ise karbondioksit gazı enjeksiyonu ile yağ hücrelerini parçalar. Aynı zamanda cildin oksijen kullanımını artırarak daha sağlıklı ve canlı bir görünüm kazandırır.