10 Temmuz Cuma Hutbesi konusu yayınlandı mı sorgulamaları, İslam alemi için haftalık bayram niteliği taşıyan kutsal güne kısa bir süre kala arama motorlarında en çok aratılanlar arasına girdi. 10 Temmuz Cuma Hutbesi Diyanet tarafından yayınlanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından her hafta özenle hazırlanan hutbenin yayım takvimini, PDF ve Word indirme ekranını ve tüm teknik detayları sizler için derledik. İşte 10 Temmuz Cuma Hutbesi…
10 Temmuz Cuma Hutbesi konusu nedir?
Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye genelindeki tüm camilerde ortak olarak okunacak olan Cuma hutbesinin metnini ve konusunu duyurdu. 10 Temmuz Cuma Hutbesinin konusu “Din İstismarı” olarak seçildi. İşte hutbenin devamı…

DİN İSTİSMARI
Muhterem Müslümanlar!
Önümüzdeki çarşamba günü takvimler bir kez daha 15 Temmuz’u gösterecek. 15 Temmuz; küresel güçlerin maşası olan FETÖ’nün birliğimize, kardeşliğimize, özgürlük ve hürriyetimize kast ettiği gündür. Aynı zamanda 15 Temmuz, aziz milletimizin; Allah’ın nusret ve inayetiyle hainlerin tuzaklarını başlarına geçirdiği gündür. Kadını erkeği, genci yaşlısı tek yürek olduğumuz gündür. Minarelerden yükselen salâlar eşliğinde vatanımıza, milli ve manevi değerlerimize, istiklal ve istikbalimize sahip çıktığımız gündür.
Aziz Müminler!
“Üzülme! Allah bizimle beraberdir”[1] ayet-i kerimesine gönülden inanan şanlı milletimiz; dünden bugüne devleti, bayrağı ve kutsalları söz konusu olunca, mermilere göğsünü siper etmiş, hayâsızca akınlara geçit vermemiştir. 15 Temmuz günü alçak saldırıyı gerçekleştirenler, hâlâ hainlik planlayanlar, şehitlerimizin kanlarına saygı göstermeyenler bilmelidirler ki, kahraman milletimiz tarih boyunca asla devletsiz kalmamıştır, Allah’ın izniyle kalmayacaktır da. Bizleri tarih sahnesinde üç kıtaya hâkim kıldıran, Malazgirt’le Anadolu’nun kapılarını İslam’a açtıran, İstanbul’un fethiyle çağları değiştiren, Çanakkale ve Milli Mücadele’de devleştiren, 15 Temmuz’da ihanete ‘dur!’ dedirten; Allah’a olan teslimiyetimizdir, göğsümüzdeki imanımızdır, şehadet bilincimizdir. Şu mısralar bu hakikatleri ne de güzel ifade etmektedir:
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Kıymetli Müslümanlar!
FETÖ’yü diğer ihanet şebekelerinden ayıran en belirgin fark, yüce dinimiz İslam’ı ve muazzez değerlerimizi istismar etmesidir. Suret-i haktan görünerek; ‘hoca’, ‘cemaat’, ‘hizmet’ gibi medeniyetimize ait kavramları alçak ihtirasları için kullanmasıdır. Gerçek amacını gizlemesi, gençlerin geleceklerini karartması; menfaatleri uğruna yalanı, ikiyüzlülüğü ve her türlü kötülüğü meşru görmesidir. Zekât, sadaka ve kurban gibi ibadetleri sinsi emellerine ulaşmada aracı kılmasıdır. Yüce Rabbimiz, bu nifak hareketlerini bizlere şöyle tanıtmaktadır: “Onlara ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Şunu bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamak istemezler.”[2]
Değerli Kardeşlerim!
Vatanımızı bölmek, birlik ve beraberliğimizi zayıflatmak isteyenler, bu isteklerinden vazgeçmiş değillerdir. Şer odakları, dinimizi istismar etmeye, farklı kisve ve yöntemlerle; inancımızı, kardeşliğimizi ve toplumsal bütünlüğümüzü hedef almaya devam edeceklerdir. Fırsat buldukları her alanda nifak tohumları ekmeye, toplumumuzun huzurunu bozmaya çalışacaklardır.
Aziz Müslümanlar!
İstismarcı yapılara geçit vermemek ve bunların tuzaklarına düşmemek için yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesini ehil, güvenilir kişi ve kurumlardan öğrenip hayatımıza aktaralım. Çocuklarımız ve gençlerimizi sahih dini bilgi ile buluşturalım. Özellikle aile hayatımızda ve toplumsal ilişkilerimizde güven ve samimiyeti, dostluk ve kardeşliği daha sağlam hale getirelim. ‘Artık böyle tehlikeler geride kaldı!’ düşüncesiyle rehavete kapılmayalım; Müslümanlar olarak ferasetli ve basiretli davranalım. Fitnenin asla uyumadığını, ihanetin her an fırsat kolladığını, düşmanın her gün yöntem değiştirdiğini unutmayalım.
Bu vesileyle, geçmişten günümüze din, vatan ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve ahirete irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz.
Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “…Dini dünyaya alet eden insan ne kötüdür!... Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür!...”[3]
[1] Tevbe, 9/40.
[2] Bakara, 2/11, 12.
[3] Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 17.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü,,
Cuma Hutbesi Metni Nasıl İndirilir ve Okunur?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımlayacağı haftalık rehber metne dijital ortamlar üzerinden erişmek oldukça kolaydır.
Hutbe metnine ulaşırken izlenmesi gereken adımlar ve teknik detaylar şunlardır:
Diyanet Dijital Sorgulama Ekranı
Resmi Web Sitesi Üzerinden: Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ana sayfasında yer alan "Duyurular" veya "Hutbeler" sekmesine tıklayarak haftanın güncel metnine ulaşabilirsiniz.
e-Devlet Üzerinden Kolay Erişim: T.C. kimlik numaranız ve şifrenizle e-Devlet sistemine giriş yaptıktan sonra "Diyanet İşleri Başkanlığı - Cuma Hutbeleri" hizmetini aratarak da PDF formatındaki belgeyi cihazınıza indirebilirsiniz.
Arapça ve Türkçe Seçeneği: Paylaşılan dökümanlarda hutbenin Türkçe meali ile birlikte, okunacak olan hutbe dualarının Arapça asılları ve okunuşları da yer almaktadır.
Cuma Namazı Öncesi Hutbenin İslam'daki Önemi Nereden Gelir?
Cuma hutbesi, sadece cemaati bilgilendiren bir konuşma değil, cuma namazının geçerlilik şartlarından (farzlarından) biri olan temel bir zikirdir.
Hutbe esnasında dikkat edilmesi gereken fıkhi detaylar şunlardır:
Sessizlik Şartı: Hatip minberde hutbe okurken cemaatin dikkatle dinlemesi, konuşmaması ve hatta yanındaki kişiyi "sus" diyerek bile uyarmaması gerekmektedir.
Namaz Hükmünde Olması: Hutbe dinlenirken aynen namazda olduğu gibi huşu içinde bulunulmalı, telefonla veya başka işlerle meşgul olunmamalıdır.
İrşat Görevi: Haftalık hutbeler, toplumu dini, ahlaki ve sosyal konularda aydınlatma, birlik ve beraberliği pekiştirme amacı taşır.