Oruç ibadeti; yeme, içme ve bu anlama gelecek eylemlerden uzak durmayı gerektirir. Ancak günümüzde tıbbi teknolojilerin gelişmesiyle birlikte, vücuda iğne yoluyla alınan maddelerin oruca etkisi sıkça tartışılıyor. Bu konudaki temel ölçüt; yapılan iğnenin vücuda "besin" mi sağladığı yoksa sadece "tedavi" mi amaçladığıdır. İşte iğne ve aşıların oruç üzerindeki etkisine dair detaylar...
Tedavi Amaçlı İğneler ve Aşılar
Prensip olarak besin değeri taşımayan, sadece tedavi amaçlı (ağrı kesici, antibiyotik vb.) yapılan iğneler ve aşılar orucu bozmaz. Vücuda gıda girişi sağlanmadığı sürece tıbbi müdahale ibadete engel teşkil etmez.
Orucu Bozan İstisnalar: Gıda ve Vitaminler
İğnenin içeriği "yeme-içme" kapsamına giriyorsa durum değişmektedir. Aşağıdaki durumlarda oruç bozulur ve daha sonra kaza edilmesi gerekir:
Gıda ve Vitamin İğneleri: Vücuda enerji veren, besleyici özelliği olan iğneler.

Serum ve Kan Verilmesi: Damar yoluyla doğrudan vücuda besin veya kan takviyesi yapılması.
Ağızdan Alınan Aşılar: Ağız yoluyla (oral) alınan aşılar, sindirim sistemine dahil olduğu için orucu bozar.
Uzman Tavsiyesi: İftar Sonrasını Bekleyin
Sağlık durumu elveren ve aciliyeti olmayan hastalar için en uygun yöntem, iğnelerini iftar vaktinden sonra yaptırmaktır. Ancak bu imkanı olmayanlar, tedavi amaçlı iğnelerini oruçluyken de yaptırabilirler.
Hasta Hakları
Tedavisi ağır seyreden veya oruç tutması sağlığını riske atan kişiler, iyileşene kadar oruçlarını erteleyebilirler. Bu kişiler, tutamadıkları günleri daha sonra kaza etme hakkına sahiptirler.