Milyonlarca Müslümanın iftar sofrasında ezan sesine odaklandığı Ramazan akşamlarında, bazen teknik arızalar veya insani hatalar sonucu ezan bir-iki dakika erken okunabiliyor. Bu duruma güvenerek orucunu açan kimseler, "Orucum kabul olur mu?" sorusunun cevabını arıyor. İslam alimleri, ibadetin geçerliliği için "vaktin girmesi" şartının esas olduğunu vurgularken, bu tür istisnai hatalarda izlenecek yolu şer'î kıstaslarla açıklıyor. İşte erken iftar yapmanın bedeli ve hükmü.
Temel İlke: "Vakit Girmeden İftar Olmaz"
İslam hukukunda bir ibadetin sahih (geçerli) olabilmesi için o ibadete ait vaktin tamamen girmesi şarttır. Akşam ezanı, orucun bitişi olan güneşin batışını (gurub-ı şems) simgeler.
Hüküm: Eğer ezan yanlışlıkla güneş batmadan bir-iki dakika önce okunmuş ve kişi bu ezana dayanarak iftarını yapmışsa, vaktinden önce orucunu açmış sayılır.
Orucun Durumu: Niyet ne kadar halis olursa olsun, teknik olarak oruç bozulmuştur.

Uygulanacak Prosedür: Kaza mı, Keffaret mi?
Bu durumda olan bireylerin yapması gerekenler şu iki başlıkta toplanır:
Sadece Kaza Gerekir: Kişi ezanın okunduğunu duyarak, yani vaktin girdiğine "inanarak" orucunu açtığı için burada bir "kasıt" yoktur; bir "hata" vardır. Bu nedenle 61 günlük keffaret cezası gerekmez. Sadece o günün yerine bir gün kaza orucu tutulması farzdır.
Önemli Uyarı: Hatanın farkına varıldığı andan itibaren yeme-içmeye devam edilmemeli, akşam namazı ise vaktin girmesi beklenerek kılınmalıdır.
Manevi Sorumluluk ve Tedbir
Diyanet İşleri Başkanlığı ve fıkıh uzmanları, benzer durumların yaşanmaması adına vatandaşların sadece ezan sesine değil, takvimlerdeki vakitlere de dikkat etmelerini tavsiye ediyor. Yanlışlıkla erken açılan oruçlarda bireylerin bir kasıt taşımaması manevi açıdan bir teselli olsa da, ibadetin borçtan düşmesi için kaza edilmesi dini bir zorunluluktur.