Kur’an’a göre Firavun, kendisini halkına “en yüce rab” olarak tanıtan, gücünü mutlaklaştıran bir hükümdardı. Naziat Suresi 24. ayette, Firavun’un “Ben sizin en yüce rabbinizim” dediği aktarılır. Bu söz, onun kibir ve azgınlığının zirvesini temsil eder. İsrailoğullarını köleleştirmesi, erkek çocuklarını öldürtmesi ve zulmü sistematik hale getirmesi, ilahi adaletin neden tecelli ettiğini açıklayan temel unsurlar arasında yer alır.
Hz. Musa’ya Karşı Direniş ve Uyarılar
Kur’an’da Firavun’un sonuna giden süreçte, defalarca uyarıldığı özellikle vurgulanır. Araf Suresi 103-104. ayetlerde, Hz. Musa’nın apaçık mucizelerle Firavun’a gönderildiği, ancak onun bu uyarıları yalanladığı belirtilir. Asa mucizesi, el mucizesi ve yaşanan felaketler; Firavun’a tanınan fırsatların göstergesi olarak yorumlanır. Buna rağmen Firavun, her seferinde inkârı ve baskıyı tercih eder.

Denizle Gelen Son: Kaçış ve Boğuluş
Firavun’un akıbeti, Kur’an’da en net şekilde Yunus Suresi 90. ayette anlatılır. İsrailoğullarını takip ederken denizde boğulma anıyla yüzleşen Firavun’un, tam o anda iman ettiğini söylemesi dikkat çekicidir. Ancak ayetin devamında bu imanın kabul edilmediği açıkça ifade edilir. Çünkü bu, samimi bir teslimiyet değil; kaçınılmaz son karşısında söylenmiş bir pişmanlıktır.
“İbret Olman İçin” Korunan Beden
Firavun kıssasının en çarpıcı yönlerinden biri ise Yunus Suresi 92. ayettir. Bu ayette Allah, Firavun’un bedeninin sonraki nesillere ibret olması için kurtarıldığını bildirir. İslam düşüncesinde bu ifade, Firavun’un cesedinin korunmuş olmasına işaret eden önemli bir detay olarak yorumlanır. Gücün ve saltanatın, ilahi adalet karşısında nasıl anlamını yitirdiğini gösteren sembolik bir mesaj taşır.
Kur’an’da Verilen Evrensel Mesaj
Firavun’un sonu, Kur’an’da yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olarak sunulmaz. Bu kıssa, her çağda zulmü, kibri ve ilahlık iddiasını temsil eden anlayışlara karşı evrensel bir uyarı niteliği taşır. Bakara, Araf, Yunus ve Kasas surelerinde yer alan ayetler, gücün adaletle sınanmadığı her durumda sonun değişmeyeceğini hatırlatır.
Kur’an’da Firavun’un sonu, insanlığa açık bir mesaj verir: Zulüm kalıcı değildir ve ilahi adalet, er ya da geç tecelli eder.