Türkgün | İslam ve Ahlak | Gerçek hürriyet ve iç huzurun anahtarı: Hakkıyla inanan bir kalbin topluma ve kendine kattıkları

Gerçek hürriyet ve iç huzurun anahtarı: Hakkıyla inanan bir kalbin topluma ve kendine kattıkları

İnanç, korkuları huzura, esareti hürriyete dönüştüren bir güçtür. Ölümü bir yokluk değil, ebedi saadetin kapısı gören; dünyada kendini misafir bilen ve her an görüldüğü bilinciyle hareket eden bir insanın ruhsal yolculuğu üzerine derin bir bakış.

İnanç, korkuları huzura, esareti hürriyete dönüştüren bir güçtür. Ölümü bir yokluk değil, ebedi saadetin kapısı gören; dünyada kendini misafir bilen ve her an görüldüğü bilinciyle hareket eden bir insanın ruhsal yolculuğu üzerine derin bir bakış.

KAYNAK: TÜRKGÜN
MUHABİR: Burhan Tural

İnançlı Bir Ruhun Ayırıcı Özellikleri

Metinde vurgulanan o eşsiz dengeleri şöyle özetleyebiliriz:

Ölüm Korkusunun Dönüşümü: Ölümü bir "hiçlik kuyusu" değil, asıl hayatın başlangıcı olarak görmek, insanın dünya hayatındaki kaygılarını minimize eder.

Otocontrol ve Vicdan: "Allah’ın onu her an gördüğü" bilinci, dışarıdan bir baskı (kanun/polis) olmasa dahi kişinin kendine ve başkasına zarar vermesini engeller.

Dünya Misafirhanesi: Kendini bir misafir olarak görmek, mülkiyet hırsını azaltır; Allah’ın rızası dairesinde huzurlu ve kanaatkar bir yaşam sunur.

Gerçek Hürriyet: Yaradan’a bağlanmak, aslında tüm yaratılmışların beklentilerinden ve korkularından özgürleşmektir. Kula kul olmamak, inancın insana verdiği en büyük onurdur.

Bir Düşünce Notu

İnancın en büyük meyvesi, kişinin içinden kötü hisleri kovup ruhunu yüksek ahlakla donatmasıdır. Bu durum, bireyi sadece dindar değil, aynı zamanda toplum için faydalı, iyiliksever ve güvenilir bir dost haline getirir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...