İnançlı Bir Ruhun Ayırıcı Özellikleri
Metinde vurgulanan o eşsiz dengeleri şöyle özetleyebiliriz:
Ölüm Korkusunun Dönüşümü: Ölümü bir "hiçlik kuyusu" değil, asıl hayatın başlangıcı olarak görmek, insanın dünya hayatındaki kaygılarını minimize eder.
Otocontrol ve Vicdan: "Allah’ın onu her an gördüğü" bilinci, dışarıdan bir baskı (kanun/polis) olmasa dahi kişinin kendine ve başkasına zarar vermesini engeller.

Dünya Misafirhanesi: Kendini bir misafir olarak görmek, mülkiyet hırsını azaltır; Allah’ın rızası dairesinde huzurlu ve kanaatkar bir yaşam sunur.
Gerçek Hürriyet: Yaradan’a bağlanmak, aslında tüm yaratılmışların beklentilerinden ve korkularından özgürleşmektir. Kula kul olmamak, inancın insana verdiği en büyük onurdur.
Bir Düşünce Notu
İnancın en büyük meyvesi, kişinin içinden kötü hisleri kovup ruhunu yüksek ahlakla donatmasıdır. Bu durum, bireyi sadece dindar değil, aynı zamanda toplum için faydalı, iyiliksever ve güvenilir bir dost haline getirir.