Türkgün | İslam ve Ahlak | Oruç herkese farz değil! İşte dini olarak muaf tutulan kişiler

Oruç herkese farz değil! İşte dini olarak muaf tutulan kişiler

Ramazan yaklaşırken pek çok kişi aynı soruyu kendi kendine soruyor: Herkes gerçekten oruç tutmak zorunda mı, yoksa din bazı durumlarda insanın halini dikkate alıyor mu? İşte detaylar...

Ramazan yaklaşırken pek çok kişi aynı soruyu kendi kendine soruyor: Herkes gerçekten oruç tutmak zorunda mı, yoksa din bazı durumlarda insanın halini dikkate alıyor mu? İşte detaylar...

MUHABİR: Süleyman İmdat

Oruç denince çoğu kişinin aklına önce “tutmak zorundayım” düşüncesi geliyor. Oysa İslam’da ibadetler, insanın gücünü ve şartlarını yok sayan bir zorunluluk olarak görülmez. Tam tersine, insanın hâlini merkeze alan bir anlayış vardır. Bu yüzden herkes için oruç aynı şekilde farz değildir. İşte oruç kimlere farz değildir sorusunun net cevabı…

Çocuklar için bir sorumluluk değil

Henüz ergenliğe girmemiş çocuklar oruçla yükümlü değildir. Çocukların “ben de tutmak istiyorum” demesi güzel bir hevestir ama bu bir mecburiyet değildir. Birkaç saatlik denemeler, yarım günler tamamen alıştırma amaçlıdır. Çocuk yorulduğunda ya da zorlandığında bırakması dinen de son derece normaldir.

Akıl sağlığı yerinde olmayanlar

Yaptığının farkında olmayan, neyi neden yaptığını idrak edemeyen kişiler için oruç diye bir sorumluluk yoktur. Çünkü din, ibadeti bilinçle ilişkilendirir. Akıl yoksa yükümlülük de yoktur.

Sağlığı el vermeyenler

Oruç tuttuğunda hastalığı artacak, tedavisi aksayacak ya da ciddi risk oluşacaksa kişi oruç tutmak zorunda değildir. Özellikle kronik rahatsızlığı olan, iyileşme ihtimali bulunmayan kişiler için din, “kendini zorlama” demez. Bu durumda oruç yerine fidye verilmesi yeterlidir. Geçici hastalık yaşayanlar ise iyileştiklerinde tutamadıkları günleri telafi edebilir.

Hamile ve emziren anneler

Bir anne, oruç tuttuğunda kendisini halsiz hissediyor ya da bebeği için endişe duyuyorsa oruç tutmayabilir. Burada ölçü vicdandır ve sağlıktır. Anne ve bebeğin zarar görme ihtimali varsa din zaten “bekle” der. Bu günler daha sonra kaza edilebilir.

Yaşlı ve güçsüz olanlar

Yaş ilerledikçe beden her şeye aynı cevabı vermez. Oruç tuttuğunda ciddi zorlanan, ayakta durmakta bile güçlük çeken yaşlılar için oruç farz değildir. Onların ibadeti, güçleri yettiği kadar olur. Tutamadıkları oruçlar için fidye vermeleri yeterlidir.

Yolculuk halinde olanlar

Uzun yolculuklar beden için zaten yorucudur. Bu yüzden yolculuk sırasında oruç tutmak zorunlu değildir. Kişi isterse tutabilir ama tutmazsa da günaha girmez. Yolculuk bitince o günler kaza edilir.

Adet ve lohusalık dönemindeki kadınlar

Bu dönemlerde kadınlar oruç tutmaz. Bu bir tercih değil, dini bir kuraldır. Zaten bu halde tutulan oruç geçerli sayılmaz. Günler geçtikten sonra uygun zamanda kaza edilmesi yeterlidir.

Kısacası…

İslam’da oruç, insanı yoran değil; insanı koruyan bir ibadettir. Sağlık yoksa, güç yoksa, şartlar uygun değilse din kapıyı kapatmaz; aksine kolaylık tanır. Oruç tutamayanların kendini suçlu hissetmesine gerek yoktur. Çünkü bu muafiyetler, insanı düşünen bir inancın parçasıdır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...