Türkgün | İslam ve Ahlak | Ramazan’da her evde yaşanan o an! Çocuklar oruç tutmak istediğinde nasıl davranılmalı?

Ramazan’da her evde yaşanan o an! Çocuklar oruç tutmak istediğinde nasıl davranılmalı?

Bu masum soru, aileleri hem duygusal hem de pratik bir kararın eşiğine getiriyor; çünkü mesele sadece oruç değil, çocuğun bu isteğinin nasıl karşılandığı oluyor.

Bu masum soru, aileleri hem duygusal hem de pratik bir kararın eşiğine getiriyor; çünkü mesele sadece oruç değil, çocuğun bu isteğinin nasıl karşılandığı oluyor.

MUHABİR: Süleyman İmdat

Ramazan geldiğinde evin ritmi değişiyor. Akşam saatleri ağırlaşıyor, sofraya yaklaşırken herkes biraz daha sakin oluyor. Ve tam o anda çocuklardan gelen o tanıdık soru duyuluyor: “Ben de oruç tutmak istiyorum.” Bu cümle anne babanın içinde hem bir gurur hem de doğal bir kaygı bırakıyor.

ÇOCUKLAR ORUCU NEDEN MERAK EDİYOR?

Çocuklar orucu çoğu zaman aç kalmak olarak görmez. Onları asıl heyecanlandıran şey, evde yaşanan o ortak bekleyiştir. 

Sahura kalkan büyükler, iftarı bekleyen kalabalık, ezan sesiyle açılan sofralar… Çocuk, bu atmosferin bir parçası olmak ister. Bu istek, “büyüdüm” deme şeklidir.

HER YAŞ AYNI ŞEYİ KALDIRMAZ

Küçük yaşlarda uzun süre aç kalmak çocuk bedeni için zorlayıcı olabilir. Özellikle ilkokul çağının başındaki çocuklar için tam gün oruç ağır gelir. Bu noktada önemli olan yasaklamak değil, süreci yumuşatmaktır. Kısa süreli denemeler, çocuğun isteğini kırmadan ilerlemek için daha sağlıklı bir yoldur.

KISA ORUÇLAR DA BİR KATILIMDIR

Çocuğa “tutamazsın” demek yerine, alternatifler sunmak her zaman daha işe yarar. Öğlene kadar tutulan bir oruç, sahura kalkıp iftar saatini beklemek ya da sadece sofranın hazırlanmasına yardım etmek… Bunların hepsi çocuğun Ramazan’a dahil olmasını sağlar ve kendini dışlanmış hissetmesini önler.

BEDENİ ZORLANDIĞINDA DUR DEMEK ÖĞRETİLMELİ

Bazı çocuklar hevesle başladığı orucu sürdürmekte zorlanabilir. Halsizlik, susuzluk ya da huzursuzluk başladığında orucu bozmak bir başarısızlık değildir. 

Çocuğa bunu net bir şekilde hissettirmek gerekir. “Vücudunu dinledin” demek, onun kendine güvenini korur.

ORUÇ BİR YARIŞ DEĞİL

Çocuklar arasında kıyas yapmak, Ramazan’ın ruhunu zedeler. Kim daha uzun tuttu, kim dayanamadı gibi cümleler çocukta baskı yaratır. Oruç, güç gösterisi değil; niyetle ve anlayışla yapılan bir ibadettir. Çocuğun kendi sınırlarını bilmesi her şeyden daha değerlidir.

RAMAZAN SADECE AÇ KALMAK DEĞİLDİR

Çocuk için Ramazan; beklemek, paylaşmak, sabretmek ve birlikte olmayı öğrenmektir. Oruç tutmasa bile iftarı beklemesi, sofrada görev alması, bir lokmayı paylaşması bu bilincin parçasıdır.

Çocuk oruç tutmak istediğinde asıl mesele saatler değil, yaklaşımdır. Anlaşıldığını hisseden bir çocuk, Ramazan’ı zorunluluk olarak değil; sıcak bir hatıra olarak hatırlar. Bu da ilerleyen yıllarda kuracağı bağın temelini oluşturur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...