Kur’an-ı Kerim’de kalpleri mühürlenenlerden bahsedilse de, bir insanı "kalbi mühürlü" diyerek damgalamak imkansızdır. Çünkü İslam düşüncesine göre akıbet meçhuldür. Tarih, bu şaşırtıcı dönüşümlerin örnekleriyle doludur. Firavun’un sihirbazları ömürlerini dalalet (sapıklık) içinde geçirmişken, son anda gösterdikleri imanla hidayete ermişlerdir. Diğer yanda ise ilim ve hidayet üzereyken hırslarına yenik düşüp defterini hüsranla kapatan Karun ve Bel’am bin Baura gibi ibretlik isimler vardır.
İlahi Uyarının Adresi: Zulüm, Küfür ve Fısk
Kur'an'da "Allah onları hidayete erdirmez" şeklinde geçen 26 ayet, aslında birer yol tabelası gibidir. Bu sert uyarılar kişilere değil, vasıflara yöneliktir:
12 Ayet Zalimler Hakkında: Kendi nefsine veya başkasına zulmedenler.
8 Ayet Kâfirler Hakkında: Hakikati bilerek örtenler.
6 Ayet Fasıklar Hakkında: İlahi sınırları kasten aşanlar.
Ancak buradaki "erdirmez" ifadesi, bu yolda ısrar edenler içindir. Bu günahlardan vazgeçip samimiyetle Allah'a yönelen her kul için sistem değişir.

Dönüş Bileti Her Zaman Mevcut
Paragrafın en can alıcı cümlesi şudur: "Ancak bu günahlardan vazgeçerek samimi bir gönülle Allah’a yönelen kullara hidayet kapısı açıktır." Bu, manevi bir "reset" (sıfırlama) imkanıdır. Kalp ne kadar kararmış olursa olsun, "zulüm", "küfür" ve "fısk" gibi ağır yüklerden kurtulma iradesi gösterildiğinde, o mühürler bizzat o kapının sahibi tarafından çözülür.
İnsanlık İçin En Büyük Ders: Yargılama, Dua Et!
Bu hakikat bize şunu öğretir: Birinin şu anki haline bakıp onun ebedi hayatı hakkında hüküm vermek haddimiz değildir. En kötü görünenin bir sihirbaz gibi hidayete erme, en iyi görünenin ise bir Karun gibi savrulma ihtimali her zaman vardır. Önemli olan, kendi kalbimizi bu 26 ayetin uyardığı sıfatlardan uzak tutmak ve hidayet kapısını samimiyetle çalmaya devam etmektir.