Ramazan ayında böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları nedeniyle tıbbi görüntüleme veya ilaç tedavisi yaptırmak zorunda kalan vatandaşlar, bu işlemlerin oruca engel olup olmadığını merak ediyor. Fıkıh literatüründe bir işlemin orucu bozması için "vücuda doğal bir menfezden (ağız, burun gibi) besin veya ilaç girmesi ve bunun mideye/sindirim sistemine ulaşması" kriteri esas alınır. İdrar kanalı üzerinden yapılan müdahaleler ise bu tanımın dışında kalmaktadır. İşte ürolojik işlemlerin fıkhi boyutu.
Teknik Hüküm: "Sindirim Sistemiyle Bağlantısı Yok"
İslam alimlerinin ve fetva kurullarının bu konudaki ortak görüşü şu temel esaslara dayanmaktadır:
Doğal Menfez Ayrımı: İdrar kanalı, gıdaların alındığı veya sindirildiği bir yol değildir. Dolayısıyla buradan içeriye cihaz (sistoskop vb.) girmesi veya ilaç enjekte edilmesi, "yeme-içme" hükmüne girmez.

Besleyici Özelliği Yok: Kanala akıtılan ilaçlar veya görüntüleme sıvıları vücuda enerji verme veya susuzluğu giderme amacı taşımaz.
Mideye Ulaşım: İdrar yollarından verilen herhangi bir sıvı veya cihazın mideye veya sindirim organlarına ulaşması anatomik olarak mümkün değildir.
Sonuç: İbadete Engel Değil
Özetle; idrar yollarının görüntülenmesi, kanala ilaç akıtılması veya bu bölgeden yapılan benzeri tıbbi müdahaleler orucu bozmaz. Hasta olan kimseler, bu tetkikleri yaptırırken oruçlarına gönül rahatlığıyla devam edebilirler; herhangi bir kaza veya keffaret yükümlülüğü doğmaz.