Türkgün | İslam ve Ahlak | Yalan söylemenin dindeki hükmü nedir? İslam bu konuya nasıl bakıyor?

Yalan söylemenin dindeki hükmü nedir? İslam bu konuya nasıl bakıyor?

İnsan bazen gerçeği söylemenin ağırlığından kaçar, bir cümleyle durumu kurtardığını sanır; oysa söylenen o küçük yalanın, kalpte ve ilişkilerde bıraktığı iz çoğu zaman fark edilenden çok daha derindir.

İnsan bazen gerçeği söylemenin ağırlığından kaçar, bir cümleyle durumu kurtardığını sanır; oysa söylenen o küçük yalanın, kalpte ve ilişkilerde bıraktığı iz çoğu zaman fark edilenden çok daha derindir.

MUHABİR: Tülin Küre

Bazen yalan, dilin ucuna çok kolay gelir. “Şimdi bunu söylesem ne olur ki?” diye düşünür insan. Kimi zaman ortamı yumuşatmak için, kimi zaman başını derde sokmamak için… Ama İslam’da yalan, böyle hafifçe geçiştirilen bir davranış değildir. Çünkü yalan, söylenip biten bir sözden çok daha fazlasıdır; insanın iç dünyasında bıraktığı iz, zamanla karaktere dönüşür.

YALAN KÜÇÜK BAŞLAR, ALIŞKANLIĞA DÖNÜŞÜR

İlk yalan genelde “küçük” görünür. Kimseye zarar vermediği düşünülür. Oysa İslam ahlakında bu küçük görünen adım çok önemlidir. 

Çünkü bir kez doğruyla bağ koparıldığında, ikinci yalan daha kolay söylenir. Zamanla insan, neyi neden söylediğini bile sorgulamaz hale gelir. Yalan, fark edilmeden bir alışkanlığa dönüşür.

DOĞRU SÖZLÜ OLMAK SADECE DİLLE İLGİLİ DEĞİLDİR

İslam’da doğruluk, sadece gerçeği söylemek değildir; samimi olmaktır, güvenilir olmaktır. İnsan, sözüyle kalbi arasında mesafe koymadığında doğru sözlü olur. Yalan ise bu mesafeyi açar. Kişi bir süre sonra başkasına değil, kendine de yabancılaşmaya başlar. Çünkü vicdan, söylenen her yanlış sözde biraz daha sessizleşir.

“KİMSEYİ ÜZMEMEK İÇİN” SÖYLENEN YALANLAR

Günlük hayatta en çok bu gerekçeye sığınılır. “Kalbi kırılmasın diye söyledim” denir. İslam ise bu noktada insanı durdurur ve düşündürür: Gerçekten korumak mı istiyorsun, yoksa zor bir yüzleşmeden mi kaçıyorsun? Elbette kırıcı olmadan konuşmak mümkündür. Ama yalan, iyi niyetle bile söylense, doğruyu eğip bükmeye başlar.

YALANIN İNSANI YALNIZLAŞTIRMASI

Yalan söyleyen kişi, farkında olmadan çevresine duvar örer. Çünkü yalan, güveni zedeler. Güven zedelendiğinde ilişkiler yüzeysel hale gelir. 

İnsan, söylediği sözlerin yakalanma ihtimaliyle yaşar. İslam’ın yalanı bu kadar sert şekilde ele almasının nedeni de budur: Yalan, insanı hem toplumdan hem de kendi iç huzurundan uzaklaştırır.

DOĞRULUĞUN VERDİĞİ HUZUR

Doğru söz her zaman rahat değildir; bazen bedel ister. Ama insan, doğruluğun verdiği iç rahatlığı başka hiçbir şeyde bulamaz. İslam ahlakında doğru sözlü olmak; ağırbaşlılığı, güvenilirliği ve temiz bir vicdanı beraberinde getirir. İnsan doğruyu seçtikçe, diliyle kalbi aynı hizaya gelir.

İslam’da yalan, anlık bir kaçış yolu değil; insanı yavaş yavaş içten içe yoran bir yük olarak görülür. Doğruluk ise zor olsa da insanı ayakta tutan, ilişkileri sağlamlaştıran ve kalbi hafifleten bir duruştur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...