Düşman oklarını takip ediniz!
Her seçim atmosferine yaklaşıldıkça yahut gündem bununla şekillendikçe, Türkiye üzerinde hesabı olan iç ve dış uzantıların hareketliliği her zaman hissediliyor. Türkiye bir taraftan PKK terörünü bitirmek, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” projelerini hayata geçirmek için mücadele verirken, şimdilik başsız kalmış görünen FETÖ’nün Türkiye üzerindeki kara propaganda terörü devam etmektedir.
Şimdi bunların, “Dilencinin keyfi işlet caddede gelir.” misali, Türkiye’nin hareketli gündeminde özellikle sosyal medya üzerinden bir hareketliliğe giriştikleri çok net gözüküyor. FETÖ’nün YENİ Parti’ye çok büyük umut bağladığı herkesin gördüğü bir şeydir. Çünkü Türkiye’den kaçarak dünyanın dört bir yanına dağılan FETÖ, iktidar karşısında YENİ Parti’yi alternatif görmekte ve iktidara muhalif olan her siyasi partiyi de desteklemektedir. Çünkü FETÖ, kurtuluşunu Cumhur İttifakı’nın kaybetmesine bağlamış durumdadır.
15 Temmuz günü ve sonrasında Cumhur İttifakı’nın FETÖ’ye nasıl darbe vurduğu da ortada olduğu için, elbette kendileri açısından bu mücadeleyi vermekte çok haklılar… Celladına mı âşık olacak, yoksa FETÖ’cülere her daim umut mesajları veren muhalefete mi destek olacaklar? Elbette YENİ Parti merkezli muhalefeti tercih ediyorlar.
FON vurgununun ortaya çıkması sonrasında FETÖ, sosyal medyada trolleri, yazarları ve yorumcularıyla birlikte büyük bir seferberlik başlatmıştır. Yurt dışından öyle sahte hesaplar açmaktadırlar ki adeta çekirge sürüsü gibiler… Olayları manipüle etmek, kişi ve kurumları itibarsızlaştırmak, yalan ve iftira üretmek için adeta birbirleriyle yarışıyorlar.
“Nasıl olsa yurt dışındayız.” diye sınırsız kötülük yayarak Türk devletini, hükümeti ve Cumhur İttifakı’nı hedef alıyorlar.
Son zamanlarda Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef alan kara propagandalarını geçmişe nazaran daha da çoğalttılar. Çünkü Akın Gürlek’in olayların üzerine cesaretle gitmesi, karanlıkta kalan birçok suikast, cinayet ve şüpheli ölüm olayını FETÖ bağlantısını bularak ortaya çıkarması, FETÖ unsurlarını çok rahatsız etmektedir.
Büyük Birlik Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun şüpheli helikopter kazasında hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma süreci ile eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma, bunlar arasında en önemli olanlardır. Soruşturmalar derinleştikçe FETÖ izi, bağı daha da açığa çıkmaktadır. FETÖ, bu ve benzeri olayların üzerine cesaretle gittiği için Akın Gürlek’i hedef seçtiler…
Elbette bunlar FETÖ unsurlarını tahrik ediyor. Ama asıl mesele, FETÖ’nün Cumhur İttifakı karşısında alternatif gördüğü muhalefetin yönettiği belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet olaylarının üzerine yine cesaretle gitmesidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken bu anlamda başlattığı mücadeleyi, Adalet Bakanı olunca da aralıksız sürdürünce Türkiye üzerinde hesap yapan FETÖ ve benzeri unsurların tüm planlarını bozmuştur.
FETÖ’nün kapatılan medyası Samanyolu’nda spor yorumculuğu yapan, Beylikdüzü Belediye Başkanı iken FETÖ’nün “Belediye İmamları” ile birlikte proje birlikteliği gerçekleştiren Ekrem İmamoğlu’nun başına gelenlerden dolayı, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e aşırı derecede kin ve nefret duymaktadırlar.
Hepsini üst üste koyduğumuzda, FETÖ’nün Akın Gürlek’e duyduğu kuyruk acısının geçmesi mümkün değildir.
Dikkat edin, FETÖ unsurları Akın Gürlek’in adı geçen yerde, besmele duymuş şeytana dönüyorlar.
İmam-ı Şafi’ye sormuşlar: “Fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarız?”
Demiş ki: “Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür.”
O yüzden FETÖ’nün oklarına bugünlerde çok iyi bakın; kimleri hedef alıyor, kimlerle ilgili yönlendirme yapıyor?
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin, “Bu çerçevede, Türkiye’nin şahlanışına tanıklık edecek önümüzdeki 5 yıllık dönemin siyasi formülünü şu şekilde ifade ediyorum:
‘Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP; Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Asrı.’
Bu formül, yürütmenin güçlü olduğu kadar yasamanın da güçlü, denetleyici, üretken ve belirleyici olması gerektiğine ilişkin stratejimizin ve küresel güç olma azmimizin ifadesidir.
Dünyanın belirsizliğe sürüklendiği bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacı istikrardır.
Uluslararası sistemin kuralsızlaştığı, çatışmaların ve risklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacı kudrettir, millî birliktir.” şeklinde ortaya koyduğu hedeften sonra, “düşman oku” daha da seferber olacak ve Cumhur İttifakı’nın bileşenlerine karşı saldırılarını artıracaktır.
“Dikkat, aklın aynasıdır.” derler… Her gelişme karşısında çok dikkatli olacağız. Oynanan oyunları göreceğiz ve bozacağız. Uluslararası güçler, Türkiye’deki gelişmeleri fırsata dönüştürmeye çalışıyor. FETÖ ve benzeri unsurlara bu fırsatı vermemek gerekiyor. Arınma ve aklanma ile yolumuza devam ederek, Türk milletini bölgede ve dünyada itibarlı, özgüveni yüksek ve huzur içinde bir vizyona taşımalıyız. Düşman zaten bunun önüne geçmek için seferberlik başlatmadı mı?