“Yağmur stratejisi” Türkiye’ye bereket olsun

YAYINLAMA:
“Yağmur stratejisi” Türkiye’ye bereket olsun

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, bu dönemin ilk grup toplantısında siyasi gündemi belirleyen ve “Yağmur Stratejisi” olarak hayata geçirmeyi düşündüğü şu açıklamaları yaptı:

“Bu çerçevede, Türkiye’nin şahlanışına tanıklık edecek önümüzdeki 5 yıllık dönemin siyasi formülünü şu şekilde ifade ediyorum:

‘Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP; Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Asrı.’

Bu formül, yürütmenin güçlü olduğu kadar yasamanın da güçlü, denetleyici, üretken ve belirleyici olması gerektiğine ilişkin stratejimizin ve küresel güç olma azmimizin ifadesidir.

Dünyanın belirsizliğe sürüklendiği bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacı istikrardır.

Uluslararası sistemin kuralsızlaştığı, çatışmaların ve risklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacı kudrettir, millî birliktir.”

***

Bu açıklama sonrası gerek iktidar gerekse muhalefet içinde bir hareketlenmeye yol açtı. Herkes, durduğu noktadan değerlendirmeler yaparak bu strateji karşısında mesafesini belirledi.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, aynı konuşma içinde, “Bu nedenle, Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir.” şeklinde bir çağrıda da bulundu.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan da buna karşılık, “Dün Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin siyasi partilere yaptığı ‘hizmette rekabet, istiklalde vahdet, istikbalde gayret’ çağrısını, bizi onore eden açıklamalarıyla birlikte bu bakımdan son derece anlamlı buluyorum. Kendisine şahsımızla ilgili açıklamaları için de ayrıca teşekkür ediyorum.” şeklinde memnuniyetini ifade etmiştir.

Cumhur İttifakı’nda bu berraklık, bu birlik varken, muhalefet parçalanmış kıtalar gibidir. Yeni Parti’nin “Cumhurbaşkanı adayımız” dediği Ekrem İmamoğlu, yolsuzluk ve rüşvet suçlamaları kapsamında tutuklu olarak cezaevinde; Müsavat Dervişoğlu ve Ümit Özdağ gibi isimler, “Yeni Parti’ye nasıl yamanacağız?” arayışında; CHP ise eriyişini durdurma çabası veriyor.

6+HDP masasının dağılmış olması, muhalefetin tüm motivasyonunu da bozmuş durumdadır. Muhalefet arayışta ama çıkış yolu bulmakta zorlanıyor. Ekrem İmamoğlu’ndan sonra Mansur Yavaş’a umut bağlamışlardı. O da Külliye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile poz vererek adaya veda etmiştir.

Cumhur İttifakı kendi netliğini ortaya koyarak yoluna devam ediyor. Muhalefetin ise her açıdan çaresizliği çok net ortadadır. Muhalefetin en büyük handikabı ise hep yönettiği illerde en tembel, vizyonsuz, projesiz belediye başkanlarını “Cumhurbaşkanı adayı” olarak gösterebilme fırsatı aramasıdır.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, siyasi gündemi belirleyen açıklamasıyla hem Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda şimdiden netlik sağlamış hem de Cumhur İttifakı birlikteliğini tescillemiştir. Bununla birlikte, MHP tabanına da bir hedef ve motivasyon kazandırmıştır.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “Yağmur Stratejisi” olarak belirlediği, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kalitesini artırmak için kullandığı şu tanımlama, siyasette kalite, verim ve vizyon açısından bir yol haritası niteliğindedir:

“Milliyetçi Hareket Partisi olarak tarihin kutlu çağrısı, coğrafyanın mesuliyeti, siyaset kurumunun yeniden inşası, toplumsal yaşamın ihyası ve devlet kapasitesinin artırılması için ‘Yağmur Stratejisi’ni hayata geçirmeyi Türk siyasetindeki mümtaz konumumuzun bir gereği olarak görüyoruz.

‘Yağmur Stratejisi’, Partimizin ‘Üç Hilal’inden aldığımız ilhamla, yasama, yürütme ve yargıdan oluşan üç temel erkin ahenk içinde çalışmasına ve istikrarın sürdürülmesini esas alan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kurumsallığına dayanmaktadır.

Devleti oluşturan bu anayasal erklerin kuvvetler ayrılığı esasında bağımsız ve uyum içerisinde, millî kaynak, imkân ve kabiliyetlerin seferber edilerek bereketin ve bolluğun milletimizin üzerine yağmasını öngörmektedir.

Bununla birlikte, yağmurun yıkıcı etkiye sahip bir sele dönüşmesi de engellenmelidir.

Güvenlikte, ekonomide ve demokraside tahribata yol açılmaması için etkili bir denge ve denetim sistemi uygulanmalı; bu çerçevede yasamada güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisi kurumsallığı tesis edilmelidir.

Ayrıca ülkemize yağan ve milletimizi ferahlatan yağmurun bereketinden bölgemiz ile gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan insanların da istifade etmesi esas olmalıdır.

Yağmur Stratejisi’nin temel ilkesi, istikrarın korunmasıdır.

Yağmur Stratejisi’nin başarısı ise;

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kazanımlarına ve sağladığı istikrara sahip çıkılmasına,

Cumhur İttifakı’nda vücut bulan, Türkiye’yi millî hedefler istikametinde ileriye taşıma kararlılığının aynı inanç ve iradeyle devam etmesine,

Ülkemizin arkasına aldığı rüzgârla yeni atılımlar için fırsat ve imkânları değerlendirmesine bağlıdır.

Bununla beraber, Türkiye’nin yakaladığı yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması ve üçüncü defa Cumhurbaşkanı seçilmesiyle mümkün olacaktır.”

***

Türkiye’nin, Cumhur İttifakı iradesiyle elde ettiği büyük kazanımları olmuştur. Bu kazanımların güçlü bir şekilde devam etmesi lazımdır. Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulması ve Türk dünyasına uzanan bir köprü olması, Karabağ’ın 30 yıl sonra işgalden kurtarılması sürecinde Azerbaycan ile gösterilen dayanışma, terörle mücadelede elde edilen büyük başarılar, millî savunma teknolojilerinde millî bağımsızlık noktasındaki üretimler, Irak ve Suriye’de sağlanan istikrara yönelik katkılar, dünyada ve bölgemizde Türkiye’nin itibarını ve diplomasi gücünü artıran devlet yönetimi başta olmak üzere, birçok büyük kazanım söz konusudur. Hükümetin bazı meselelerin üzerine daha kararlı bir şekilde gitmesi de bu kazanımları daha görünür hâle getirecektir.

Türkiye’de ekonomi anlamında vatandaşımızın yaşadığı sıkıntılar vardır. Bu durum, kimsenin inkâr edemeyeceği boyuttadır. Türkiye’de bir de yeni nesil çeteler olarak bahsedilen suç örgütlerinin yarattığı ve değişik sosyal sebeplerden kaynaklanan bir asayiş sorunu vardır. Bu iki konu başlığında da iyileştirme sağlanır ve mücadele kararlılıkla sürdürülürse, Türkiye daha rahat nefes alacak bir hâle gelecektir.

Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu “Yağmur Stratejisi” umarım Türkiye’ye bereket, birlik, dayanışma, üretim, vizyon ve vatandaşımızın yaşadığı her derde çözüm olarak dönüşür. Duamız ve gayretimiz de bu yönde olmalıdır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...