Türkgün | Kültür Sanat | Türk dizileri 170 ülkede 1 milyar kişiye ulaştı! Bakan Ersoy: Türkiye'nin küresel anlatı gücü

Türk dizileri 170 ülkede 1 milyar kişiye ulaştı! Bakan Ersoy: Türkiye'nin küresel anlatı gücü

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk dizilerinin 170'e yakın ülkede yaklaşık 1 milyar kişi tarafından izlendiğini belirterek, dizilerin Türkiye'nin küresel anlatı gücünün önemli unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Ersoy, Türk dizilerinin yalnızca ekonomik bir ihracat ürünü olmadığını, Türkiye'nin kültürel etkisini, turizm gücünü ve marka değerini de artırdığını vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk dizilerinin 170'e yakın ülkede yaklaşık 1 milyar kişi tarafından izlendiğini belirterek, dizilerin Türkiye'nin küresel anlatı gücünün önemli unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Ersoy, Türk dizilerinin yalnızca ekonomik bir ihracat ürünü olmadığını, Türkiye'nin kültürel etkisini, turizm gücünü ve marka değerini de artırdığını vurguladı.

KAYNAK: AA

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk dizilerinin dünya genelindeki etkisine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen "Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri" programında konuşan Ersoy, Türk dizilerinin 170'e yakın ülkede yaklaşık 1 milyar kişi tarafından izlendiğini belirterek, bu durumun Türkiye'nin küresel bir anlatı gücüne sahip olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Ataşehir'de bir otelde düzenlenen program, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın açılış konuşmalarıyla başladı.

TÜRK DİZİLERİ 170 ÜLKEYE ULAŞIYOR

Ersoy, yaklaşık 1 milyar insanın dünyanın farklı coğrafyalarında Türk dizilerini izlediğini belirterek, "Asya'dan Avrupa'ya, Orta Doğu'dan Latin Amerika'ya uzanan 170'e yakın ülkede Türkçe bir hikaye anlatılıyor. İstanbul'un bir sokağı, Kapadokya'nın bir manzarası, Ege'de kurulan bir sofra, Anadolu'nun binlerce yıllık mirası milyonlarca insanın ekranına ulaşıyor." dedi.

Bu ölçekteki erişimin yalnızca sektörel bir başarı olarak değerlendirilemeyeceğine işaret eden Ersoy, bunun Türkiye'nin küresel bir anlatı gücü olduğunu söyledi.

"İNSANLARIN ZİHNİNDE KALICI YER EDİNMEK STRATEJİK DEĞER TAŞIYOR"

Günümüz dünyasında ülkelerin yalnızca ürünleri, teknolojileri veya ekonomik güçleriyle rekabet etmediğine dikkati çeken Ersoy, "Attention economy", yani dikkat ekonomisi olarak tanımlanan küresel ortamda görünür olmanın, merak uyandırmanın ve insanların zihninde kalıcı bir yer edinmenin giderek daha büyük stratejik değer taşıdığını ifade etti.

Türkiye'nin bu rekabette güçlü bir avantaja sahip olduğunu vurgulayan Ersoy, "Bizim yalnızca anlatacak hikayelerimiz yok. Bu hikayeleri dünyanın dört bir yanında karşılık bulan güçlü anlatılara dönüştürebilen bir sektörümüz de var." diye konuştu.

Türkiye'nin dizi ihracatında dünyanın önde gelen üç ülkesinden biri olduğunu belirten Ersoy, Türk dizilerinin Afrika'dan Orta Doğu'ya, Güney Amerika'dan Balkanlara kadar geniş bir uluslararası dolaşım ağı oluşturduğunu aktardı.

Bakan Ersoy, Türk dizilerinin küresel başarısının geçici bir ilgi olmadığını, dünya içerik pazarındaki dönüşümle birlikte büyüyen stratejik bir kapasiteye dönüştüğünü kaydetti.

"TÜRK DİZİLERİ TÜRKİYE'Yİ MERAK ETTİRİYOR"

Türk dizilerinin yalnızca izlenmediğini, aynı zamanda Türkiye'ye yönelik merak oluşturduğunu belirten Ersoy, insanların diziler aracılığıyla Türkçe kelimeler öğrendiğini, müzik, gastronomi, gelenekler ve yaşam kültürünü tanıdığını söyledi.

Dizilerde görülen şehirlerin araştırıldığını ve çekim mekanlarının ziyaret edilmek istendiğini aktaran Ersoy, "Türk dizileri Türkiye'yi merak ettiriyor." dedi.

Türk dizilerinin Türkiye'nin destinasyon algısını ve ülkeyi ziyaret etme isteğini güçlendirdiğine işaret eden Ersoy, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla karşımızda yalnızca ekonomik değeri yüksek bir ihracat ürünü yok. Karşımızda Türkçenin uluslararası görünürlüğünü artıran, kültürümüzü dünyanın gündelik hayatının bir parçası haline getiren, destinasyonlarımızın bilinirliğini güçlendiren ve Türkiye markasına değer katan çok güçlü bir kültürel etki alanı var. Türk dizileri bu yönüyle Türkiye'nin soft power, yani yumuşak güç kapasitesini besleyen önemli unsurlardan biri haline de gelmiştir."

DİZİLERDEN TURİZME UZANAN ETKİ

Ekranda görülen İstanbul manzarasının başka bir ülkede seyahat hayaline dönüşebildiğini, bir yemeğin gastronomiye, tarihi bir mekanın ise kültürel mirasa yönelik ilgi oluşturabildiğini belirten Ersoy, bu etkinin "screen tourism", yani ekran turizmi olarak tanımlandığını söyledi.

Türkiye'nin dünyanın önde gelen turizm ülkelerinden biri olduğunun altını çizen Ersoy, hedeflerinin turizm gelirini daha yüksek katma değerle büyütmek, destinasyonları çeşitlendirmek ve ülkenin sahip olduğu zenginlikleri daha geniş kesimlerle buluşturmak olduğunu vurguladı.

Bakan Ersoy'dan Ayasofya açıklaması

Türkiye'nin turizm gücü ile dizi sektörünün küresel erişiminin aynı stratejik hedef etrafında buluşturulması gerektiğini dile getiren Ersoy, "Artık mesele yalnızca Türk dizilerinin kaç ülkede izlendiği değildir. Mesele bu olağanüstü küresel erişimi Türkiye'nin kültürel etkisine, turizm gücüne ve marka değerine nasıl dönüştüreceğimizdir." değerlendirmesinde bulundu.

TÜRK DİZİ SEKTÖRÜNE YENİ DESTEK MODELİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Türk dizilerinin küresel etkisini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Ersoy, Sinema Genel Müdürlüğü ile birlikte Türk dizi sektörüne yönelik destek politikalarında yeni bir dönem başlattıklarını açıkladı.

Yeni dönemin merkezinde Türk dizilerinin küresel yolculuğunu desteklemek ve bu başarıdan Türkiye için daha fazla değer üretmek hedefinin bulunduğunu aktaran Ersoy, destek sisteminin daha esnek ve uluslararası başarıyı daha güçlü biçimde teşvik eden bir yapıya kavuşturulduğunu belirtti.

Bir sezon yayımlanmış olma şartının kaldırıldığını ifade eden Ersoy, desteklerin bölüm bazında değerlendirilebilmesinin ve aynı yapım şirketinin birden fazla projesinin desteklenmesinin önünün açıldığını söyledi.

Yeni sistemde uluslararası erişimin somut kriterlerle ele alındığını belirten Ersoy, televizyon reytinglerinin yanı sıra dijital izlenme verilerinin de dikkate alınacağını açıkladı.

Ersoy, "En az 3 kıtada ve 10 ülkede yayımlanan yapımları değerlendirirken, ihracat performansının yanında Türkiye'nin tanıtımına, Türkçenin uluslararası görünürlüğüne ve hedef turizm pazarlarımıza sunduğu katkıyı da gözetiyoruz." dedi.

Kamu desteğini yalnızca bir yapımın finansmanına katkı sağlayan bir araç olarak görmediklerini belirten Ersoy, "Sinema Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla hayata geçirdiğimiz bu yeni modeli, sektörümüzün uluslararası rekabet gücüne ve Türkiye markasına yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.

"TÜM SÜRECİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRMELİYİZ"

Ersoy, Türk dizilerinin küresel etkisini büyütmek için içerik üretiminden uluslararası tanıtıma kadar bütün sürecin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) uluslararası tanıtım kapasitesinin de bu stratejinin önemli bir parçası olduğunu belirten Ersoy, TGA'nın hedef pazarlar konusundaki birikimi ve destinasyon odaklı yaklaşımıyla Türk dizilerinin dünyada oluşturduğu ilgiyi Türkiye'ye yönelik seyahat motivasyonuna dönüştürecek yeni imkanlar üzerinde çalıştıklarını aktardı.

Ersoy, TGA aracılığıyla dünyada milyonlarca insanın tanıdığı ve takip ettiği oyuncuları Türkiye'nin destinasyonları, gastronomisi, kültürel mirası ve turizm çeşitliliğiyle buluşturan tanıtım çalışmalarının geliştirilmesinin hedeflendiğini belirterek, "Bir oyuncumuzun küresel etkisiyle, bir dizimizin oluşturduğu ilgiyle ve ülkemizin turizm değerleriyle aynı Türkiye hikayesini güçlendirmek mümkündür." dedi.

MİNİ DİZİLERDE 9 MİLYAR GÖSTERİM

Haziran 2025'te "Antalya Gambit" ile başlayan mini dizi iletişim projesi kapsamında "İstanbul My Love", "Hidden Lover", "An İstanbul Story", "Cappadocia Fairytale", "Turquoise Summer", "Whisper of Origins" ve "Taste of İzmir" olmak üzere toplam 8 mini dizinin yayına alındığını aktaran Ersoy, çalışmalarda 9 milyar gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını bildirdi.

TÜRK DİZİLERİNİN ETKİSİ BÖLÜM BİTİNCE SONA ERMİYOR

Dijital dönüşümün yalnızca yapımların dağıtım biçimini değil, izleyiciyle kurulan ilişkinin niteliğini de değiştirdiğini belirten Ersoy, "Fandom" olarak ifade edilen hayran topluluklarının artık yalnızca bir diziyi izlemekle kalmadığını, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden hikayeyle sürekli etkileşim kurduğunu, içerikler ürettiğini ve yapımın oluşturduğu ilgiyi yeni kitlelere taşıdığını söyledi.

Bir dizinin etkisinin bölüm sona erdiğinde bitmediğini belirten Ersoy, hikayenin dijital dünyada yaşamaya, dolaşıma girmeye ve yeni izleyicilerle buluşmaya devam ettiğini ifade etti.

Türkiye'nin bu yeni dönemin takipçisi değil, "yön veren aktörlerinden biri" olmasını istediklerini söyleyen Ersoy, Türk dizilerinin güçlü biçimde izlendiği ülkeler ile turizmde büyümeyi hedefledikleri pazarlar arasındaki ilişkiyi daha stratejik biçimde değerlendirdiklerini anlattı.

Türkiye'nin anlatı ve dikkat rekabetine büyük bir avantajla girdiğine dikkati çeken Bakan Ersoy, "Bizim anlatacak güçlü hikayelerimiz, bu hikayeleri dünyaya taşıyabilecek güçlü bir sektörümüz ve hikayelerin arkasını dolduran benzersiz bir ülkemiz var." dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...