Sabah kahvaltısında önünüze gelen bir yumurtaya, zeytinyağına batırdığınız bir lokma ekmeğe ya da mis gibi kokan ev yoğurduna hiç “Gerçekten bana iyi geliyor mu?” diye baktınız mı? Prof. Dr. Canan Karatay, yıllardır tam da bu sorunun peşinde. Ona göre sağlıklı yaşamın sırrı, karmaşık diyet listelerinde değil; mutfağımızda zaten var olan, doğallığını kaybetmemiş besinlerde saklı.
Karatay’ın en çok altını çizdiği konu şu: “Yediğiniz şeyin içeriğini bilin.” Kalori hesabından çok, tabağa giren gıdanın gerçek olup olmadığına odaklanılması gerektiğini söylüyor. İşlenmiş, paketlenmiş, katkı maddesiyle dolu ürünler yerine; doğadan çıktığı haliyle sofraya gelen besinleri öneriyor.

TEREYAĞI VE GELENEKSEL YAĞLAR
Bir dönem “uzak durun” denilen hayvansal yağlar, Karatay’a göre korkulacak değil; doğru kaynaktan geliyorsa kıymetli. Doğal köy tereyağı ve kuyruk yağının vücudu uzun süre tok tuttuğunu, enerji verdiğini ifade ediyor. Asıl tehlikenin margarin ve trans yağ içeren işlenmiş ürünlerde olduğunu vurguluyor.
Yani mesele yağ yemek değil; hangi yağı yediğiniz.

YUMURTA: MÜTEVAZI AMA GÜÇLÜ
Karatay’ın sofradan eksik edilmemesini önerdiği besinlerin başında yumurta geliyor. Özellikle doğal ortamda yetişmiş tavuklardan elde edilen yumurtanın yüksek kaliteli protein içerdiğini belirtiyor. Sabah tüketilen yumurtanın kan şekerini dengede tuttuğunu ve ani açlık krizlerini azalttığını söylüyor.
Kolesterol korkusuyla yumurtadan uzak duranlara ise net: “Doğal olan zararlı değildir.”

ZEYTİNYAĞI VE ZEYTİNİN KIYMETİ
Soğuk sıkım sızma zeytinyağı, Karatay’ın öneri listesinde özel bir yerde duruyor. Salatalarda, yemeklerde hatta kahvaltıda rahatlıkla tüketilebileceğini belirtiyor. Antioksidan içeriği sayesinde kalp ve damar sağlığını desteklediğini ifade ediyor.
Bir avuç zeytin ve üzerine gezdirilmiş doğal zeytinyağı… Bazen en sade tabak, en güçlü olandır.

ÇİĞ KURUYEMİŞLER VE TOHUMLAR
Ara öğünlerde çiğ badem, fındık, ceviz gibi işlenmemiş kuruyemişleri öneriyor. Ancak kavrulmuş, tuzlanmış ve paketlenmiş olanlar değil; doğal haliyle tüketilenler. Küçük bir avuç bile uzun süre tokluk sağlayabiliyor.

FERMENTE GIDALAR: BAĞIRSAĞIN DOSTU
Ev yapımı yoğurt, kefir ve turşu gibi fermente besinler de Karatay’ın önem verdiği gıdalar arasında. Bağırsak sağlığının bağışıklık sistemiyle doğrudan bağlantılı olduğunu hatırlatıyor. Katkısız ve evde hazırlanmış ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.

UZAK DURULMASI GEREKENLER
Rafine şeker ve beyaz un ise Karatay’ın en keskin uyarılarının başında geliyor. Paketli atıştırmalıklar, hazır gıdalar ve katkı maddesi yüklü ürünlerin uzun vadede metabolizmayı zorladığını dile getiriyor.
Ona göre sağlıklı yaşam bir yasaklar listesi değil; bilinçli tercihler bütünü.
Karatay’ın beslenme yaklaşımı, sofrada sadeleşmeyi öneriyor. Daha az işlenmiş, daha doğal, daha gerçek besinler… Belki de yıllardır aradığımız “yenilenme” hissi, zaten mutfağımızın içinde saklı.