Bazı tarifler vardır; ne bir kitapta yazar ne de ölçüsü milimetriktir… Anneannelerden, köy ebesinden, “bir kenarda dursun” diye yapılan kavanozlardan çıkar. Havaciva otu ile hazırlanan bu krem de tam olarak onlardan biri. Küçük kesiklerde, çatlayan ellerde, tahriş olan ciltte yıllardır ilk akla gelen desteklerden biri olmuş.

Bu krem neden bu kadar anlatılır?
Çünkü içeriği karmaşık değil, iddialı vaatleri yok ama kullananların hafızasında yer etmiş. Havaciva otu, Anadolu’da “yaraya iyi gelir” denilerek bilinir. Zeytinyağı ya da hindistancevizi yağı ise cildi yumuşatır, balmumu da hem kıvam verir hem ciltte koruyucu bir tabaka oluşturur. Hepsi bir araya geldiğinde ortaya sade ama güçlü bir bakım kremi çıkar.

İçindekiler
- 100 gram havaciva otu
- 300 ml zeytinyağı veya hindistancevizi yağı
- 100 gram doğal balmumu
- İsteğe bağlı birkaç damla lavanta yağı
Lavanta yağı tamamen keyfi; kimisi kokusu için ekler, kimisi hiç koymaz. Tarif, herkesin mutfağında biraz kendine göre şekillenir.

Evde yapılışı
Havaciva otu güzelce temizlenir, nemi alınır ve cam bir kavanoza konur. Üzerini tamamen kaplayacak kadar yağ eklenir. Bu karışım benmari usulü, yani kaynayan suyun üstünde yavaş yavaş ısıtılır. Acele edilmez; bitkinin özü yağa geçsin diye sabırla beklenir.
Süzülen yağ temiz bir kaba alınır, içine balmumu eklenir ve tekrar benmari usulü eritilir. Karışım pürüzsüz olunca ocaktan alınır, istenirse lavanta yağı damlatılır. Cam kavanoza dökülür, soğudukça krem kıvamını alır.

Nerelerde kullanılır?
Bu krem halk arasında genellikle:
- Küçük kesiklerde
- Çatlamış el ve topuklarda
- Hafif yanık ve sürtme izlerinde
- Tahriş olmuş ciltte
destekleyici bakım amacıyla kullanılır. İnce bir tabaka sürmek yeterlidir, fazlasına gerek kalmaz.

Küçük ama önemli bir not
Bu tür tarifler ilaç değildir. Derin, açık ya da iltihaplı yaralarda kullanılmaz. İlk kez deneyecek olanların küçük bir bölgede test etmesi, hassas ciltlerin özellikle dikkatli olması gerekir.
Bazen en güçlü tarifler, en sade olanlardır. Havaciva otu kremi de yıllardır bu yüzden anlatılıyor; sessiz sedasız, iddiasız ama “iyi ki var” denilen o eski kavanozlardan biri olarak…