Türkgün | Sağlık | Kırılana kadar kendini belli etmiyor! Uzmanı kemik erimesine karşı uyardı

Kırılana kadar kendini belli etmiyor! Uzmanı kemik erimesine karşı uyardı

Endokrinoloji ve Metabolizma Kliniği'nden Uzm. Dr. Esra Tutal, aşırı zayıf, hareketsiz yaşam süren ve kortizon kullanan kişilerin osteoporoz açısından risk altında olduğunu söyledi. Tutal, kemik erimesinin özellikle kalça, omurga ve el bileğinde kırıklara yol açarak ciddi sakatlıklara, hatta ölümlere neden olabileceği uyarısında bulundu.

Endokrinoloji ve Metabolizma Kliniği'nden Uzm. Dr. Esra Tutal, aşırı zayıf, hareketsiz yaşam süren ve kortizon kullanan kişilerin osteoporoz açısından risk altında olduğunu söyledi. Tutal, kemik erimesinin özellikle kalça, omurga ve el bileğinde kırıklara yol açarak ciddi sakatlıklara, hatta ölümlere neden olabileceği uyarısında bulundu.

KAYNAK: İHA

Kemiklerin zamanla zayıflayarak kırılgan hale gelmesine neden olan osteoporoz, uzun yıllar herhangi bir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metabolizma Kliniği'nden Uzm. Dr. Esra Tutal, özellikle aşırı zayıf kişiler, hareketsiz yaşam sürenler ve kortizon kullananların kemik erimesi açısından daha yüksek risk taşıdığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.

KIRIK OLUŞANA KADAR BELİRTİ VERMEYEBİLİYOR

Osteoporozu halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen ve kemiklerin zayıflayarak kırılgan hale gelmesine neden olan bir hastalık olarak tanımlayan Uzm. Dr. Esra Tutal, hastalığın uzun süre fark edilmeden ilerleyebildiğini söyledi.

Tutal, "Osteoporoz hem kadınları hem de erkekleri etkileyen bir hastalıktır. Kemik erimesi çok ileri dönemlere kadar herhangi bir belirti vermez" dedi.

İleri evrelerde sırt ve bel ağrısı, boyda zamanla kısalma ve duruş bozukluğu gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini ifade eden Tutal, osteoporoza bağlı kırıkların en sık kalça, bel ve el bileğinde görüldüğünü belirtti.

AŞIRI ZAYIFLIK VE HAREKETSİZLİK RİSKİ ARTIRIYOR

Kemik yapımının yaklaşık 20 yaşına kadar ön planda olduğunu, 30 yaşına kadar ise maksimum kemik kütlesine ulaşıldığını belirten Tutal, 30 yaşından sonra kemik yıkımının ön plana geçtiğini söyledi.

Tutal, kadınlar, ileri yaştakiler, ailesinde kırık öyküsü bulunanlar ve zayıf-minyon yapılı kişilerin osteoporoz açısından daha yüksek risk taşıdığını vurguladı.

Kortizon ve bazı epilepsi ile kanser ilaçlarının yanı sıra bazı mide ilaçlarının kullanımının da riski artırabileceğini belirten Tutal, romatoid artrit, kanser, lupus, multipl miyelom ile böbrek ve karaciğer hastalıklarının da kemik sağlığını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.

Tutal ayrıca hareketsiz yaşam, sigara ve sık alkol tüketimi, yetersiz kalsiyum alımı, aşırı tiroit hormonu kullanımı, aşırı zayıflık ve yetersiz beslenmenin de kemik erimesine zemin hazırlayabileceğini söyledi.

"SAKATLIĞA HATTA ÖLÜME YOL AÇABİLİR"

Osteoporozun yalnızca kemik yoğunluğunun azalması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tutal, hastalığın ciddi kırıklara neden olabileceğine dikkat çekti.

Tutal, "Kemik erimesi omurlarda, el bileğinde ve kalça kemiğinde kırılmalara yol açarak sakatlıklara, hatta ölümlere yol açabilir" ifadelerini kullandı.

KEMİKLERİ GÜÇLENDİREN BESLENME ÖNERİLERİ

Osteoporozun önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Tutal, kemik sağlığının korunması için protein ve kalsiyumdan zengin beslenmenin önemine dikkat çekti.

Günlük yaklaşık 1000-1200 miligram kalsiyumun besinlerle alınmasını öneren Tutal, az yağlı süt ürünleri, koyu yeşil sebzeler, balık ve soya ürünlerinin iyi kalsiyum kaynakları olduğunu belirtti.

D vitamininin de kalsiyumun bağırsaklardan emilimi açısından önemli olduğunu ifade eden Tutal, düzenli egzersizin de kemiklerin güçlenmesine katkı sağladığını söyledi.

RİSKLİ GRUPLARA KEMİK TARAMASI ÖNERİSİ

Tutal, 65 yaş üzerindeki kadınların, 70 yaş üzerindeki erkeklerin ve risk faktörü taşıyan kişilerin daha erken yaşlarda kemik mineral dansitometrisi yaptırması gerektiğini belirtti.

Düzenli kemik taraması sayesinde osteoporozun kırık oluşmadan tespit edilebileceğini vurgulayan Tutal, erken tanı konulması halinde hastalığın tedavi edilebildiğini ifade etti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...