Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Buse Çağla Arı, küme baş ağrısını migrenle ayıran en belirgin özelliğin, ağrıya eşlik eden gözde kızarma, göz kapağında düşme ve burun akıntısı gibi belirtiler olduğunu ifade etti. Uykusuzluk, stres, açlık ve alkol gibi etkenlerin ağrıyı tetikleyebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Arı, tedavi planlamasının hem atak anında hem de koruyucu yöntemlerle yapıldığını belirtti ve özellikle yüksek doz oksijen tedavisinin atak sırasında hastalarda oldukça etkili sonuçlar verdiğini dile getirdi.
15 DAKİKADA BAŞLAYIP 3 SAATE KADAR SÜREBİLİR
Doç. Dr. Buse Çağla Arı, “Küme baş ağrıları, nörologların iyi bildiği ancak halk arasında çok tanınmayan primer (iyi huylu) baş ağrılarından biridir. Ağrı genellikle tek taraflıdır ve mevsim geçişlerinde (ilkbahardan yaza, yazdan sonbahara geçişlerde) ortaya çıkar.
Ataklar halinde gelen bu baş ağrıları çoğunlukla sabaha karşı başlar ve hastayı uykudan uyandırır. Göz çevresi, alın veya şakak bölgesinde hissedilir. Zonklayıcı ve çok şiddetli bir karaktere sahiptir; bazı hastalar, ‘Ağrıdan kafamı duvarlara vurmak istiyorum.’ şeklinde tarif edebilir.
Ağrılar kısa süreli fakat sık tekrarlayan ataklar halinde seyreder ve gün içinde birden fazla kez yaşanabilir. Her bir atak 15 dakikadan başlayıp 3 saate kadar sürebilir. Özellikle alkol, uykusuzluk, stres ve açlık atakları tetikleyebilir.” dedi.
Atakların 3 aydan uzun sürdüğü durumlarda baskılayıcı ilaçlar, sinir blokajları ve cerrahi müdahale seçeneklerinin de bulunduğunu belirten Doç. Dr. Arı, şunları söyledi:
“Migrenden ayırıcı en önemli özellik, ataklarla birlikte göz kapağında düşme, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve göz kızarması gibi ‘otonomik bulguların’ görülmesidir. Bu belirtiler atak sırasında ortaya çıkar ve atak sona erdiğinde kaybolur.
Küme baş ağrıları en çok erkeklerde görülür. Mevsim geçişlerinde, otonomik belirtilerle birlikte zonklayıcı baş ağrısı tarifleyen ve atakların süresi ile sıklığı belirgin olan hastalarda bu tanıya yöneliyoruz.
Tedavi iki aşamalıdır: atak tedavisi ve uzun süreli koruyucu tedavi. Atak tedavisinde en etkili yöntemlerden biri yüksek doz oksijen uygulamasıdır. Ayrıca bazı ağrı kesiciler ve migrene özel ilaçlar da kullanılabilir. Uzun süreli koruyucu tedavi ise, atakların üç aydan uzun sürdüğü veya mevsimsel geçişlerin uzadığı hastalarda uygulanır. Bu süreçte baskılayıcı ilaçlar, sinir blokajları veya cerrahi müdahaleler de gündeme gelebilir.”