İngiltere’de yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, sosyal bağların yaşam süresi üzerindeki etkisini ortaya koydu. Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışma, UK Biobank veri tabanındaki yarım milyon kişinin genetik ve çevresel faktörlerini inceledi. Araştırma, genetik faktörlerin ömür süresine etkisinin yalnızca %3 olduğunu, çevresel faktörlerin ve yaşam tarzının ise %17 gibi önemli bir paya sahip olduğunu ortaya koydu.
Ömrü Etkileyen En Önemli Faktörler
Çalışma, ölüm riskini artıran ve azaltan çevresel faktörleri de sıraladı:
Sigara içmek, ölüm riskini %60 artırıyor.
Düzenli fiziksel aktivite, ölüm riskini %25 azaltıyor.
Eğitimli, çalışan ve varlıklı olmak, yaşam süresini uzatıyor.
Sosyal bağlar, yaşam süresinin güçlü belirleyicilerinden biri olarak öne çıkıyor.
Yalnızlık ve Erken Ölüm Riski
Araştırma, sosyal izolasyonun sağlık üzerindeki etkilerini çarpıcı şekilde gösteriyor:
Partnerle yaşamak, ortalama yaşam süresini uzatma konusunda egzersiz kadar etkili olabilir.
Aileyle düzenli görüşmek veya güvenilecek birine sahip olmak, ölüm riskini düşürüyor.
Yalnız yaşayan bireylerde hücresel enflamasyon seviyeleri daha yüksek ve bağışıklık sistemi zayıf olabiliyor.
Bilim insanları, yalnızlığın doğrudan ölüm sebebi olup olmadığını veya yalnız kişilerin daha az aktif olup kötü beslendikleri için mi erken öldüklerini tam olarak belirleyemediğini ifade ediyor.
Zihinsel Refahın Ömür Üzerindeki Etkisi
Araştırma yalnızlığın zihinsel sağlığı da olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor:
Kendini bıkkın veya hevessiz hisseden kişilerde erken ölüm riski daha yüksek.
Depresyon veya tükenmişlik belirtileri gösterenlerin ölüm riski, enerjik bireylere kıyasla %45 daha fazla.
Hamilelik sırasında sigara içen annelerin çocuklarında ölüm riski %12 daha yüksek.