Son yıllarda obezite tedavisinde yaygın olarak kullanılan GLP-1 (glukagon benzeri peptid-1) agonisti zayıflama iğnelerinin bağımlılık tedavisindeki muhtemel etkileri gündeme geldi.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, bilimsel çalışmaların bu ilaçların yalnızca kilo vermeye yardımcı olmakla kalmadığını, aynı zamanda beynin ödül sistemini etkileyerek çeşitli bağımlılık türlerinde istek ve dürtüleri azaltabileceğini gösterdiğini belirtti.
GLP-1 grubundaki ilaçların ince bağırsaktan salgılanan doğal bir hormonu taklit ettiğini ifade eden Özkaya, bu ilaçların mide boşalmasını yavaşlatarak tokluk hissini artırdığını, insülin salınımını desteklediğini ve iştahı baskıladığını söyledi.
Özkaya, bu mekanizma sayesinde ilaçların tip 2 diyabet ve obezite tedavisinde başarılı sonuçlar verdiğini, kullanım oranlarının ise son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye'de hızla arttığını belirtti.
"Yoğun yeme düşüncelerini azaltabiliyor"
GLP-1 agonistlerinin beyindeki ödül mekanizması üzerinde de etkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, ilaçların yalnızca mideyi değil, beynin motivasyon, haz ve ödül merkezlerini de etkilediğini ifade etti.
Özkaya, özellikle dopamin salınımının düzenlenmesi yoluyla kişinin sürekli yemek yeme isteğinin ve halk arasında "yiyecek gürültüsü" olarak ifade edilen yoğun yeme düşüncelerinin azalabileceğini söyledi.
İlaç bırakılınca yeme isteği yeniden ortaya çıkabiliyor
Yeme bağımlılığı konusunda elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirten Özkaya, GLP-1 ilaçlarını kullanan birçok kişinin sürekli yemek düşüncesinin azaldığını ve özellikle yüksek kalorili gıdalara yönelik yoğun isteğin belirgin şekilde gerilediğini ifade etti.
Ancak ilaç bırakıldığında söz konusu isteklerin yeniden ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Özkaya, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığını sürdüren kişilerde olumlu etkinin devam edebildiğinin görüldüğünü aktardı.
Sigara, alkol ve opioid bağımlılığında da umut veriyor
GLP-1 ilaçlarının etkisinin yalnızca yeme bağımlılığıyla sınırlı kalmayabileceğini belirten Prof. Dr. Şevket Özkaya, ilk bilimsel çalışmaların bu ilaçların sigara, alkol ve opioid bağımlılığı üzerinde de umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.
Özkaya, opioid kullanım bozukluğu bulunan hastalarla yapılan küçük ölçekli çalışmalarda, ilacı kullanan bireylerin maddeye duyduğu isteğin birkaç hafta içinde önemli ölçüde azaldığının bildirildiğini belirtti.
Bazı araştırmalarda opioid doz aşımı ve alkol zehirlenmesi oranlarının da daha düşük olduğunun görüldüğünü aktaran Özkaya, bu sonuçların umut verici olduğunu ancak bağımlılık tedavisinde rutin kullanım için henüz yeterli bilimsel kanıt bulunmadığını vurguladı.

"Daha geniş ve uzun süreli çalışmalara ihtiyaç var"
Bağımlılık tedavisinde GLP-1 ilaçlarının kullanılabilmesi için daha geniş katılımlı ve uzun süreli bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirten Özkaya, her hastanın bu ilaçlara verdiği yanıtın da farklı olabileceğini ifade etti.
Özkaya, bazı kişilerde belirgin fayda görülebilirken bazı hastalarda aynı etkinin ortaya çıkmayabileceğine dikkat çekti.
GLP-1 ilaçlarının yan etkileri neler?
Prof. Dr. Şevket Özkaya, GLP-1 agonistlerinin yan etkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Bu ilaçların kullanımı sırasında baş ağrısı, mide bulantısı, mide-bağırsak rahatsızlıkları, baş dönmesi ve kalp atım hızında artış gibi yan etkilerin görülebileceğini belirten Özkaya, daha nadir olarak pankreatit ve tiroid hastalıkları gibi ciddi tabloların da gelişebileceğini söyledi.
Bağımlılık tedavisinde kullanılmaları halinde farklı yan etkilerin ortaya çıkıp çıkmayacağının ise yapılacak yeni çalışmalarla netleşeceğini ifade etti.
Önemli uyarı
GLP-1 grubu ilaçların bağımlılık tedavisindeki olası etkileri konusunda elde edilen sonuçlar henüz araştırma aşamasında bulunuyor. Uzman değerlendirmesine göre, bu ilaçların bağımlılık tedavisinde rutin olarak kullanılabilmesi için daha geniş kapsamlı ve uzun süreli bilimsel araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.