Türkiye’nin ana muhalefet partisi CHP, tarihinin en kötü siyasi performansını sergiliyor. Ekrem İmamoğlu’nun ve Özgür Özel’in el ele vermesiyle sona erdirilen Kemal Kılıçdaroğlu döneminin ardından parti; yolsuzluk, usulsüzlük soruşturmalarının yanı sıra, gerek kongre sürecinde yaşananlar, gerekse bazı belediye başkanlarının özel hayatlarında yaptıkları gayriahlaki ilişkilerin gölgesinde günden güne eriyişini sürdürüyor.
Sadece tutuklu belediye başkanları değil, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve bazı genel başkan yardımcılarının isimleri de çeşitli rüşvet iddialarıyla gündemdeki yerini koruyor.
Nereden çıktı bu ‘Mutlak butlan’
CHP’de kongre sürecine ilişkin dava, delegelerin belirlenmesi, oy kullanma süreçleri, kongreye katılım ve seçim usulleri gibi konularda hukuka ve parti tüzüğüne aykırılıklar olduğu iddiasıyla açıldı. Davacılar, bu aykırılıkların “basit usul hatası” değil, doğrudan sonucu etkileyen ağır ihlaller olduğunu savunuyor. Bu yüzden de “iptal” değil, daha ağır bir sonuç olan ‘mutlak butlan’ talep ediliyor.
Öne çıkan başlıca iddialar ise şunlar;
- Delege listelerine müdahale edildiği (Bazı delegelerin usulsüz şekilde yazıldığı veya çıkarıldığı)
- Seçim sürecinde eşitlik ilkesinin ihlal edildiği (Bazı adaylara avantaj sağlandığı iddiası)
- Oy kullanma ve sayım süreçlerinde usulsüzlükler olduğu
- Kongre kararlarının parti tüzüğüne aykırı şekilde alındığı ve bu ihlallerin “sonucu etkileyen ağırlıkta” olduğu

Bay Kemal geri mi gelecek?
Bu iddialar oldukça ağır. Üstelik davayı açan da CHP’liler. Mahkeme bu yönde karar vermesi durumunda, kongre hiç yapılmamış sayılacak, seçilen yönetim hukuken düşecek, parti eski yönetim düzenine dönecek. Bunun anlamı ise şu: Bay Kemal koltuğuna geri dönecek, “Burdayım be burdayım” diyecek.
CHP yönetimin Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik itibarsızlaştırma davranışlarının altında yatan en büyük sebep de bu. Dava sürecine yönelik ilk başvurular 2025 yılında açılmış, bugüne kadar 5 kez ertelenmişti. ‘Mutlak butlan’ kararının beklendiği duruşma 6 Mayıs’ta görülecek.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bugüne kadar “yeni parti kurarız” şeklinde bir açıklaması yok. Ancak siyasi kulislerde olası ‘mutlak butlan’ kararına yönelik parti yönetiminin yeni arayışlar içine gireceği, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk iddialarıyla tutuklu belediye başkanlarına ‘aklanın öyle dönün’ çağrısı yapacağı, dolayısıyla Özgür Özel ve arkadaşlarının siyaset alanının kalmayacağı güçlü bir yorum. Kemal Kılıçdaroğlu’nun delege yapısını değiştirerek partiyi İmamoğlu çevresinden kurtarma operasyonuna gireceği de aşikâr!
Bu nedenle son zamanlarda adı sıkça geçen, Ekrem İmamoğlu’nun adı ve soyadının ilk iki harflerinin oluşturularak isimlendirilen EKİM Partisi’nin siyaset sahnesine çıkacağı konuşuluyor. Üstelik bu partinin genel başkanı olarak Özgür Özel’i düşünmeyen Ekrem İmamoğlu’nun, eşi Dilek İmamoğlu ya da Selin Sayek Böke’yi partiye teslim etmek istediği biliniyor…

EKİM Partisi’ni dolaşıma sokma çabaları!
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir anket, CHP’nin şimdiden EKİM Partisi’nin tabela değerini artırmak için harekete geçtiği değerlendirmelerine sebep oldu.
Mart ayında yapılan ankete göre, EKİM Partisi kurulduğu takdirde yüzde 29,8 oy oranına ulaşıyor. CHP ise 3,2 puan alarak baraj dışı kalıyor. Ancak CHP’nin ileri gelenlerine göre Ekim Partisi’nin yüzde 29,8 oy oranına ulaşması, anket oranlarına yansıyacak kadar kolay değil. EKİM Partisi’nin ciddi oranlara ulaşacağı, ancak CHP’yi baraj dışında bırakacak kadar itici bir güce sahip olmadığı yönünde bir düşünce hâkim. Özellikle mahkeme süresince İmamoğlu’nun güç kaybedeceği, itirafçıların ve belgeli iddiaların gölgesinde İmamoğlu’nun günden güne gözden düşeceği yorumları hâlâ diri…
‘Dedem hoş geldin’ derler mi?
Öte yandan kimilerine göre EKİM Partisi’nin grup kuracak kadar CHP’den vekil koparması dahi zor görünüyor. Ancak yine kulislerde konuşulanlara göre Özgür Özel yönetimi 50-55 civarı vekil, 100 civarı belediye başkanı transferi yapabilir. Kemal Kılıçdaroğlu’na bugün yüzünü dönen vekillerin birçoğunun, CHP’nin eski yönetimine kavuşmasıyla birlikte tekrar ‘dedem hoş geldin’ alkışlarıyla Kılıçdaroğlu’nu karşılayacağı türden analizler de yapılıyor. Deniz Baykal için ağlayan CHP’lilerin göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nu elleri acıyana kadar alkışladığı, Kılıçdaroğlu için ağlayanların da hemen ardından Özgür Özel’i havaya kaldırdıkları düşünülürse, lidere sadakat noktasında sakat düşünceye sahip CHP’de Kılıçdaroğlu’nun tekrardan hoş karşılanması yadırganmayacak bir gerçek!