Türkgün | Siyaset | Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de konuştu: “Şehitlerimizin kanı üzerinden siyaset yapmak vicdansızlıktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize'de konuştu: “Şehitlerimizin kanı üzerinden siyaset yapmak vicdansızlıktır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de yaptığı konuşmada Türkiye'nin ayağa kalkmasının masumların kanından beslenenlerin işine gelmediğini belirterek, ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedefleri kovalamak dışında bir seçeneği olmadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de yaptığı konuşmada Türkiye'nin ayağa kalkmasının masumların kanından beslenenlerin işine gelmediğini belirterek, ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedefleri kovalamak dışında bir seçeneği olmadığını vurguladı.

KAYNAK: TGRT Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuşarak önemli açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye süreciyle sorunlu eleştiri ve yorumlara tepki gösteren Erdoğan, "Konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi haline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur." dedi ve "Türkiye merkezli" siyaset yapılması uyarısında bulundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ANA BABA OCAĞI RİZE'DE 

"Bugün ana baba ocağım Rize'mizde yine dolu dolu bir gün geçiriyoruz. Cuma namazından sonra valilik meydanında hem bizleri bağrına basan hemşehrilerimizle kucaklaştık hem de toplam yatırım bedeli 10 milyar lirayı bulan eser ve hizmetlerin resmi açılışını gerçekleştirdik. Aynı törende 26 projemizin açılışını yaparken 3 yeni yatırımın da temelini attık. Hizmete verdiğimiz ve temelini attığımız tüm projelerin Rize'mize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Mücadele ile geçen 25 yılın sonunda Türkiye ekonomiden savunma sanayine, sağlıktan teknolojiye, tarımdan turizme her alanda sağlam bir zemine oturmuştur. Bu sağlam zemin üzerinde Türkiye Yüzyılı'nın inşası da başlamıştır. İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı'nın inşası mutlaka gerçekleştirilecek. Ülkemizi bir dünya devi yapma iddiamıza her gün biraz daha yaklaşacağız. 25 sene evvel ülkemizin büyük potansiyelini nasıl harekete geçirdiysek aynı şekilde başlattığımız stratejik hamleleri de inşallah tamamlayacağız.''

"TÜRKİYE'NİN YÜKSELİŞİ MASUMLARIN KANINDAN BESLENENLERİN İŞİNE GELMİYOR"

Elbette bu vizyondan rahatsız olanlar vardır. Türkiye'nin harekete geçmesi, ayağa kalkması, böylesine bir gidişte barış ve adalet için öne atılması, masumların kanından beslenenlerin işine gelmiyor. Ülkemizin ihtilaflar yerine ittifakları büyütmesi, istikrarsızlıktan nemalanan şer odaklarını huzursuz ediyor. Bu hazımsızlıklarını son zamanlarda açıkça belli etmeye başladılar. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Ülkemizin terör gibi yarım asırlık prangalarından kurtulup kardeşliğini güçlendirecek olmasının, oyunu bozduğunu çok iyi biliyoruz. Onlara diyoruz ki ne yaparsanız yapın. Suları tersine akıtamazsınız.

Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık bir istikbale yürümemize sert çekilmesine izin vermeyiz. Biz ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de bölgemizde de dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hakim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız.

"EĞİLMEDEN BÜKÜLMEDEN YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ"

Bütün tahriklere rağmen, bütün engellemelere rağmen, eğilmeden, bükülmeden, tuzaklara düşmeden yolumuzda sabırla ilerleyeceğiz. Kardeşlerim, burada bir gerçeği de açıkça ifade etmekte fayda görüyorum. Madem bölgemiz ve dünya yüzyılda bir denk gelen çok kritik süreçlerden geçiyor, öyleyse siyasetin de kendini buna adapte etmesi gerekiyor. Bakınız, sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılamaz. Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasette, ne ülkeye ne de millete hayır gelmez. Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz.

Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır. Şunun bilinmesini isterim ki Türkiye'nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur.

"TÜRKİYE'Yİ SALT İKTİDAR KARŞITLIĞI ÜZERİNE KURULU CEPHE SİYASETİNDEN KURTARMAK ZORUNDAYIZ"

Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir. Türkiye'yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken, diyalog zeminini güçlendirecek, hizmette ve eserde yarışı esas alacak, milli menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak, daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Temennimiz muhalefet cenahında da bu ihtiyacın farkına varılmasıdır.

Tabii ki birbirimize eleştirilerimiz olabilir. Doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerden endişelerimiz de olabilir. Ama bunların hiçbiri mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir.

görülmeMİŞ bir uzlaşıyla destek 


Bizim bir süredir dile getirdiğimiz Ankara merkezli siyaset çağrımızın arka planında işte bu tasavvur vardır. Büyük Türkiye mutabakatı. Bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir Şimdi değerli kardeşlerim Terörsüz Türkiye sürecimizle Cumhur İttifakı olarak bu yolda tarihi bir adım attık.

Şurası çok önemli. Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı. Milletimiz terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi.

Hal böyleyken bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi haline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakarlıkları üzerinden siyaset yapmak büyük bir vicdansızlıktır. Tek kelimeyle şuursuzluktur.

Herkes aklıselimle hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye'yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir. Özellikle Türkiye'nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır. Tekrar söylüyorum, ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...