Milletin algısını farklı yönlere çekmek için mahkemenin görevini yapmasını engelleyen, hemen her gün yeni bir kriz yaratan CHP artık istediğini alamayacak. İBB Davası’nın görüldüğü İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti, bugünkü duruşmada yaşanan gerginlik sonucu duruşmanın yarına ertelenmesi sonrası savcılığa yazı gönderdi. Yazıda, duruşma salonlarına yalnızca tutuklular ve şikayetçiler ile avukatları, basın mensupları ve sanıkların ailelerinden bir kişinin alınması istendi. Talep Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kabul edildi. CHP milletvekilleri ve PM üyeleri artık duruşmalara alınmayacak.
MAHKEME İLE KAVGA EDEN CHP'Lİ VEKİL İÇİN OLAY İDDİA
Bugün kriz çıkaran CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer ile ilgili gazeteci Barış Yarkadaş'ın ortaya attığı iddia ise gündeme bomba gibi düştü. Yarkadaş, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda Turan Taşkın Özer için, "Bakmayın öyle üst perdeden konuştuğuna.. “Vekil olmasam bu davadan en az 30 yıl yatardım” diye konuştuğuna birçok kişi şahittir." açıklaması yaptı.
Barış Yarkadaş sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:
VAY VAY VAY VAY… TAŞKIN ÖZER “HUKUKÇU” OLDUĞUNU “HATIRLAMIŞ..”
CHP İstanbul Milletvekili “Avukat” Turan Taşkın Özer, bugün Silivri’de yine şov yapmaya çalışmış. “Milletvekili” sıfatı taşıması dolayısıyla “Avukatlık yapamayacağı” kesin bir hükümle belirlenmiş olmasına rağmen, gidip avukatlara ayrılan bölümde oturmuş. Üstüne bir de “cübbe” geçirmiş. “Dokunulmazlık” hakkını da istismar ederek “İzleyici kısmına geçin” diyen mahkeme başkanına, “Gücünüz yetiyorsa çıkarın” demiş…
Turan Taşkın Özer, bugün aslında yanlış bir yere oturmuş. Onun oturması gereken yer; SANIK sandalyesidir! Zira kendisi bu davanın sanığıdır! Ancak milletvekili dokunulmazlığımın arkasına saklandığı için mahkemede şov yapmaktadır. Bakmayın öyle üst perdeden konuştuğuna.. “Vekil olmasam bu davadan en az 30 yıl yatardım” diye konuştuğuna birçok kişi şahittir. Kovuşturma dosyasına girmemek için kimleri aracı yapmaya çalıştığı bilinmektedir. Turan Taşkın Özer, dokunulmazlığın arkasına sığınıp jandarmaya caka satacağına; gitsin TBMM’ye bir dilekçe versin ve dokunulmazlığının kaldırılmasını istesin. Sonra da mahkeme heyetinin önüne gelsin, suçlamaları çürütsün. İddianameleri yazanları pişman etsin. Biz de kendisini alkışlayalım. Güya hukukçu imiş.. Neyin hukukçususun Özer? Sen başkanı yaptırıldığın SÖZDE YÜKSEK DİSİPLİN KURULU’NDA 900’e yakın CHP’linin SAVUNMASINI BİLE ALMADAN partiden atma utancını taşıyan birisin. 900’e yakın insanı “aldığın talimatla” partiden atma rezilliğin senin hukukçu vasfını ortadan kaldırdı bile… Senin hukukla hukukçulukla ne ilgin var? Hukukçu olsan bir milletvekilinin cübbe giyerek duruşmaya katılamayacağını bilirdin. Yarın AK PARTİ’li “avukat - milletvekilleri” duruşmalara bu şekilde girerse ne diyeceksin? Yoksa bunun önünü açmaya mı çalışıyorsun? “Arka kapı diplomasisi”ndeki yeni göreviniz bu mu yoksa? Bak bugün senin şov merakın yüzünden kaç kişinin tahliyesi daha ertelendi. İnsanları mağdur etmek hoşunuza mı gidiyor? Siz bundan memnun olabilirsiniz ama cemaat yurtlarında yetişmemiş ve çıkarları için CHP’li olmamış biz GERÇEK CHP’liler yaptıklarınızdan utanıyoruz. Milyonlarca CHP’li de benim gibi düşündüğü için SİLİVRİ’ye gelmiyor. Ergenekon - Balyoz kumpaslarında bariyerleri yıkıp geçen insanlar buharlaşmadığına göre Silivri’deki yalnızlığınızın sebebi gayet net bir şekilde anlaşılıyor sanırım. İnsanlar şova değil hakikate bakıyor. Şovu bırakın da mahkeme başlasın. İnsanları daha fazla mağdur etmeyin.