Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Osman Gür, “Ülkücülük MHP'de yapılmaz” diyen Ümit Özdağ'a tokat gibi cevap verdi.
“Ülkücülük MHP'nin tekelindedir!..” diyen MHP MYK Üyesi Osman Gür, Türk Milliyetçiliği ideolojisini temel çıkış noktası olarak kabul eden Ülkücülüğün, Başbuğ Alparslan Türkeş'in, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP)'si kurmasıyla birlikte Türkiye'de resmi olarak kullanılmaya başlandığını hatırlatarak “Ülkücülük kavramı ve Bozkurt işareti için bedel ödeyen MHP ama siyasi rantına ortak olmak isteyenler MHP düşmanları. Yok öyle üç kuruşa beş köfte! Başbuğ Alparslan Türkeş'e isyan ederek başka parti kuranlar, Bilge Lider Devlet Bahçeli'ye isyan ederek başka partilerde siyasi rant peşinde koşanlar, MHP bedeli şehit ve gazilerce ödenmiş kavram ve simgelerine çöreklenemezler!..” dedi.
Osman Gür, Başbuğ Alparslan Türkeş'e isyan ederek başka parti kuranların, Lider Devlet Bahçeli'ye isyan ederek başka partilerde siyasi rant peşinde koşanların bedeli şehit ve gazilerce ödenmiş kavram ve simgelerine çöreklenemeyeceklerini hatırlattı.
Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Osman Gür, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
MHP, "ÜLKÜCÜLÜK'' kavramı uğruna mücadelesini sürdüren bir ideoloji partisi
"Türk siyasetinin en dinamik partisi durumunda olan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) kurulduğu günden bu yana oy kaygısı taşımadan sadece ortaya koyduğu ''ÜLKÜCÜLÜK'' kavramı uğruna mücadelesini sürdüren bir ideoloji partisidir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile başlayan Türk Milliyetçiliği ideolojisini temel çıkış noktası olarak kabul eden Ülkücülük, Başbuğ Alparslan Türkeş'in, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP)'si kurmasıyla birlikte Türkiye'de resmi olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Türkiye'de Ülkücülük kavramı ilk kez 1968 yılında CKMP Gençlik Kolları bünyesinde kurulan ''Genç Ülkücüler Teşkilatı'' tarafından kullanılmıştır. Genç Ülkücüler Teşkilatı'nın yaklaşık 3 yıl süren yaşamını kısaca Ülkü Ocakları Vakfı'nın internet sitesinden aktarmak isterim: ''Başbuğ Alparslan Türkeş’in 1965 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi genel başkanı olmasıyla beraber gençlik faaliyetlerine ağırlık vererek CKMP Gençlik Kolları’nın teşkilatlanmasını hızlandırmıştır. 1968 yılına gelindiğinde yıkıcı ve bölücü faaliyetlerin tırmanması üzerine milliyetçi gençler, ülkücü kuruluşlar halinde teşkilatlanmaya başlamıştır. 4 Ocak 1968’de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi ve CKMP Gençlik Kolları üyesi olan Ruhi Kılıçkıran, orucunu açtıktan sonra Siteler Yurdu’nda marksistler tarafından vurularak şehit edilmiştir. Ruhi Kılıçkıran Ülkücü Hareket’in şehitler kervanının yolbaşçısı olmuştur. CKMP Gençlik Kolları’nın propaganda faaliyetlerini kolaylaştıracak bir gençlik yapılanması olarak ilk kez ‘ülkücü’ adıyla Genç Ülkücüler Teşkilatı 29 Şubat 1968’de kurulmuştur. Genç Ülkücüler Teşkilatı genel olarak ortaöğretim gençliğine yönelik faaliyetlerde bulunmuştur. Genç Ülkücüler Teşkilatı’nın üyesi olan Bahattin Dedeşan ve Mustafa Kahraman 1969’da şehit edilmiştir. Yurdun birçok yerinde teşkilat kuran Genç Ülkücüler Teşkilatı, Süleyman Özmen ve Yusuf İmamoğlu’nun cenaze törenine katılmış ve dağıttıkları bildiriler ile komünizmi lanetlemiştir. 12 Mart 1971 ihtilalinden sonrasında dernek, genel merkezini de Ankara’dan Yozgat’a taşımış ve çalışmalarına askıya alarak kendini feshetmiştir.''
CKMP'nin gençlik yapılanması ve Ülkücülük kavramı
Başbuğ Alparslan Türkeş önderliğinde kurulan CKMP'nin gençlik kolları tarafından başlatılan gençlik yapılanmasıyla birlikte Ülkücülük kavramı Türk Milliyetçisi gençler tarafından benimsenmiş ve kendilerini ''Ülkücüyüm'' şeklinde ifade etmeye başlamışlardır. Aynı yıllarda Ülkücülük kavramı, Ankara Üniversitesi'nde gençler tarafından kurulan bir fikir kulübünde de kullanılmıştır. 1968 Yılında Ankara Üniversite Dil Tarih ve Coğrafya, Ziraat ve Hukuk fakültelerinde öğrenim gören Türk milliyetçisi gençler ''Ülkü Ocağı'' adıyla kurdukları fikir kulübünde Türk Milliyetçiliği mücadelesini üniversitelere taşımışlardı.
Ankara, İzmir ve İstanbul başta olmak üzere bir çok ilde kurulan ''Ülkü Ocağı'' resmi bir statüye sahip değildi. Tamamı öğrenci kulübü olarak kurulmuş, ancak dalga dalga tüm ülke üniversitelerine yayılmıştı. Bunun üzerine 1969 Mayıs ayında ''Ülkü Ocakları'' arasında iletişim ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Ankara Ülkü Ocakları Birliği ve ardından İzmir Ülkü Ocakları Birliği ile İstanbul Ülkü Ocakları Birliği kuruldu. MHP'nin gençlik yapılanması olarak Türk Milliyetçiliği fikriyatının Türk gençleri arasında yaygınlaşması ve güçlenmesi adına önemli hizmetlerde bulunan Ülkü Ocakları Birliği, 12 Mart 1971 muhtırası sonrasında sıkıyönetim mahkemesi tarafından kapatılmıştır.
MHP, bu kavramı yaşatmaya devam etti
Türkiye'de Türk Milliyetçiliği fikriyatını gençlerin zihnine ve yüreklerine ''Ülkücülük'' kavramıyla nakşeden MHP, bu kavramı yaşatmaya devam etti. Ülkü Ocakları Birliği ve Genç Ülküler Teşkilatı'nın kapatılmasından sonra 1972 yılında Türk Ülkücüler Teşkilatı kuruldu. Yaklaşık 1 yıl sonra da Ülkü Ocakları Derneği kuruldu ve Türk Ülkücüler Teşkilatı bu derneğe katılarak kendini feshetti.
''Lafın uzunu aptala anlatılır'' diyerek Türkiye'de ''Ülkücülük'' kavramının yaşaması ve Türk gençliğinin gururla taşıdığı bir kimlik olarak kalması için verilen mücadeleyi uzun uzun anlatmayacağım. Fakat ''ben uzun uzun okumak isterim başka türlü anlamam'' diyen arkadaşlara da adres göstermekte fayda var. ''Ülkücülük'' kavramı için MHP bünyesinde verilen destansı mücadeleyi Ülkü Ocakları Vakfı'nın internet sitesinde ''Hakkımızda'' başlığı altında okuyabilirsiniz.
Milliyetçi Hareket Partisi'nde bulunmayan ÜLKÜCÜ değil
Son günlerde birileri çıkıp, ''Ülkücülük MHP'nin tekelinde değildir'' şeklinde zırvalayıp duruyor. Ülkücülük kavramı ve Bozkurt işareti için bedel ödeyen MHP ama siyasi rantına ortak olmak isteyenler MHP düşmanları. Yok öyle üç kuruşa beş köfte! Başbuğ Alparslan Türkeş'e isyan ederek başka parti kuranlar, Bilge Lider Devlet Bahçeli'ye isyan ederek başka partilerde siyasi rant peşinde koşanlar, MHP bedeli şehit ve gazilerce ödenmiş kavram ve simgelerine çöreklenemezler!..
MHP'de başlattığı isyanı, başka partide ideoloji hırsızlığıyla siyasi ranta çevirmeye kalkışan bir zat Başbuğ Alparslan Türkeş'in manevi varlığına da isyan eder gibi, ''Ülkücülük MHP'de yapılmaz'' safsatasını salmış ortaya. Bu şahsa Başbuğ Alparslan Türkeş'in üslubu ve sözleriyle yanıt vermek gerek: ''Hadi ordan ulan zevzek! ÜLKÜCÜLÜK MHP'DE OLUR! Ülkücülük MHP'de olur. MHP'de olmayan ÜLKÜCÜ değildir. Ülkücü kimsenin tekelinde olmaz diyorlar. Halt etmişsiniz. ÜLKÜCÜ, Milliyetçi Hareket Partisi'nde olur. Milliyetçi Hareket Partisi'nde bulunmayan ÜLKÜCÜ değildir."