Türkgün | Siyaset | MHP'li Feti Yıldız’dan önemli hukuki uyarı: Savunma hakkı başkasına iftira atma özgürlüğü vermez

MHP'li Feti Yıldız’dan önemli hukuki uyarı: Savunma hakkı başkasına iftira atma özgürlüğü vermez

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza muhakemesinde şüpheli ve sanıkların susma ve kendisini savunma hakkının hukuki sınırlarını açıkladı: Maddi uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza muhakemesinde şüpheli ve sanıkların susma ve kendisini savunma hakkının hukuki sınırlarını açıkladı: Maddi uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, sosyal medya hesabı üzerinden "Meraklısına notlar" başlığıyla ceza muhakemesi hukukunda savunma hakkı, susma hakkı ve iftira suçunun sınırlarına dair kritik bir hukuki tahlil paylaştı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

Meraklısına notlar:

Ceza  muhakemesinde soruşturma ve kovuşturma safhasında ifadesi alınan şüpheli ya da sanık olan kişi susma hakkına sahiptir.
(CMK. m.147/1 (e))

Şüpheli veya sanık kimliği dışındaki konularda doğru söylemek zorunda değildir. (CMK. m.147/1 (a))

Fakat bu kuraldan hareket ederek şüpheli ya da sanığın yalan söyleme hakkından ve bu kavram genişletilerek “başkalarına asılsız suç isnat etme hakkından” bahsedilemez.

Bu itibarla, şüpheli ya da sanık kendisine isnat edilen eylemle ilgili olarak yalan söyleyebilir ve bundan dolayı herhangi bir sorumluluk kendisine yüklenmez.

Ancak;

Savunma dokunulmazlığının sınırlarını aşarak bir başkasına iftira ederse iftira suçundan sorumlu tutulması hukukun gereğidir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/1089 sayılı kararında ;

“TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. 
Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.

Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür.

Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşturur .

İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır.
Maddi uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.

Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir…”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...