Türkgün | Siyaset | MHP’li Feti Yıldız’dan tarihi adalet paylaşımı: 'Hakka dönmek hatalı yoldan hayırlıdır'

MHP’li Feti Yıldız’dan tarihi adalet paylaşımı: 'Hakka dönmek hatalı yoldan hayırlıdır'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Hz. Ömer’in yaklaşık 1400 yıl önce Kadı Ebu Musa’ya gönderdiği mektubu paylaşarak muhakeme hukukuna ilişkin önemli tavsiyelerde bulundu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Hz. Ömer’in yaklaşık 1400 yıl önce Kadı Ebu Musa’ya gönderdiği mektubu paylaşarak muhakeme hukukuna ilişkin önemli tavsiyelerde bulundu.

KAYNAK: TÜRKGÜN

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hz. Ömer'in Kadı Ebu Musa'ya gönderdiği mektubun muhakeme hukuku açısından çok önemli bir vesika olduğunu belirtti.

Hz. Ömer'in Abdullah b. Kays'e hitaben yazdığı mektupta, muhakeme ve hüküm verme, taraflara eşit muamele, delil ve yemin, sulh, verilen hükümden dönme, kıyas ve şahitlik gibi konulara ilişkin ifadeler yer aldı.

“İcra edilmeyen hak bir sözün mücerred söylenişi, bir fayda ve mana ifade etmez”

Mektubun muhakeme ve hüküm vermeye ilişkin bölümünde şu ifadeler yer aldı:

““Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Mü'minlerin emiri, Allah'ın kulu, Ömer'den Abdullah b. Kays’e Allah'ın selamı üzerine olsun. Kaza (muhakeme ve hüküm), şüphesiz sağlam ve muhkem bir vazife (farz) ve takip edilen bir âdet (sünnet)'tir.  Sana dava olarak getirilen hususları iyice düşün.  Dava senin nezdinde açıklığa kavuşunca, hükmünü ver ve onu hemen icra et;  çünkü icra edilmeyen hak bir sözün (hükmün) mücerred söylenişi, bir fayda ve mana ifade etmez. 

Taraflara eşit muamele vurgusu

Mektupta, duruşma sırasında taraflara eşit muamele edilmesi gerektiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

 Duruşma salonundaki yerlerinde, duruşma ânındaki bakışlarında taraflara eşit muamele et; böylece onlardan zengin olanlar, adaletsizlik yapacağın zannına kapılmasınlar, zayıf olanlar da adaletsizliğe uğrayacaklarını hatırlarına getirmesinler. Davasını delil ile ispat etmek davacıya, yemin ise davalıya (inkâr) edene düşer. İnsanlar arasında sulh yapılması caizdir; ancak helali haram, haramı da helal kılacak bir sulh câiz değildir. 

“Hakka dönmek, hatalı yolda devam etmekten daha hayırlıdır”

Verilen hükümden dönme ve doğru hükme ulaşma konusuna da değinilen mektupta, şu ifadeler kullanıldı:

“Bir gün davayı hükme bağladıktan sonra, ertesi gün, verdiğin hükmün doğru olmadığını anlar ve doğru bir hal çaresi bulur isen hakka  dönmekten seni hiçbir şey alıkoymasın. Çünkü hak olan bir şeyi hiçbir şey batıl kılamaz. Şu hususu da bil ki, hakka dönmek, hatalı yolda devam etmekten daha hayırlıdır. Sana dava olarak getirilen hususların hükmü, Kur'an ve Sünnet'te olmayıp da kalbinde şek ve șüphe meydana geldiğinde, çok dikkatli olarak uzun müddet düşün. O hadise ve davanın benzerlerini araştır ve sonra bu hususta kıyas yoluyla sana göre Allah'ın indinde daha sevimli ve hakka daha yakın ve daha uygun düşecek hükmü ver. 

Delil ve şahitlik esasları

Mektupta, hakkını iddia eden kişiye delil sunması için süre verilmesi ve şahitlik konularına ilişkin şu ifadeler yer aldı:

Hakkını iddia eden bir kimseye, delilini ikame edecek kadar bir müddet ver.  Eğer beyyine (delil) getirirse, o şahıs hakkını alır.  Ancak tanıdığın mühlet içerisinde, delillerini getiremeyen veya getirmeyenin aleyhine hüküm ver. Çünkü bu zaman içinde, müşkül olan durumlar açıklığı kavuşur ve hak açık bir surette gözükür. 

Müslümanlar birbirlerine karşı yapacakları şahitlikte adildirler; biri diğerinin leh ve aleyhinde şahitlik yapabilir. Ancak hadd-i kazif (namusa iftira cezası) icra edilmiş bulunan, yalancı şahitlikle tanınan ve akrabalık-yakınlık bağı bulunanlar müstesna. Gerçekten sadece Allah sırları bilir. Delillerle ve yeminlerle, sizden mes'uliyyeti gidermiştir. 

Kadıların davranışlarına ilişkin uyarı

Mektubun son bölümünde, muhakeme sırasında kadıların davranışlarına ve niyetlerine ilişkin şu ifadeler yer aldı:

Muhakeme esnasında, insanlara karşı gazab ve hiddetten, bağırıp çağırmaktan, can sıkıntısından, davalıları incitmekten, duruşma esnasında garip davranışlardan sakın. Çünkü Allah kaza işleriyle meşgul olanlara mükâfat verir, ahrette onun amellerini güzel yapar. Allah, yaptığı işlerde, kendi rızasından ayrılmayan kadı'yı, insanlar ile kendi arasında meydana gelecek tehlikelerdin korur.  Yaptığı işlere riya karıştıran ve hüsn-i niyeti ihlal eden kadı'yı ise Allah, halk içinde rezil rüsvay eder. Çünkü Allah, ancak samimi bir niyet ile yapılan amelleri kabul eder.  12- Ve’s-selam.”

Feti Yıldız, paylaşımını “Hayırlı Cumalar olsun” ifadeleriyle tamamladı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...