Türkgün | Siyaset | MHP’li İsmet Büyükataman'dan net mesaj: ''Terör belasını toplum hayatından çıkaracağız''

MHP’li İsmet Büyükataman'dan net mesaj: ''Terör belasını toplum hayatından çıkaracağız''

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Amasya İl Başkanlığı Olağan Kongresi”nde yaptığı konuşmada, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin “Önce Ülkem ve Milletim Sonra Partim ve Ben” felsefesini hatırlatarak, Terörsüz Türkiye sürecinde atılan adımların önemine değindi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Amasya İl Başkanlığı Olağan Kongresi”nde yaptığı konuşmada, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin “Önce Ülkem ve Milletim Sonra Partim ve Ben” felsefesini hatırlatarak, Terörsüz Türkiye sürecinde atılan adımların önemine değindi.

KAYNAK: Haber Merkezi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, “Amasya İl Başkanlığı Olağan Kongresi”nde konuşma gerçekleştirdi. MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Türk siyasetine örnek teşkil edecek duruş sergilediğini vurgulayan Ataman, bu sayede krizlerin çözülerek karanlık hesapların bozulduğunun da altını çizdi. 

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ karanlık hesapları bozDU

MHP'li İsmet Büyükataman konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Aziz Dava Arkadaşlarım, muhterem misafirler,  basınımızın mümtaz temsilcileri. Sizleri saygı ve hürmetle selamlıyorum. “Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” temasıyla 19 Mayıs’ta Samsun’un İlkadım İlçesinde başlattığımız 15. Olağan Kurultay sürecimizin önemli bir ayağı olan Amasya İl Kongremize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Milli egemenliğin ve tam bağımsızlığın temellerinin atıldığı Amasya’da sizlerle beraber olmaktan duyduğum mutluluğu ifade ediyor, muhterem haziruna Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin selam ve muhabbetlerini iletiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden itibaren, jeopolitik konumunun barındırdığı birçok tehditle mücadele etmiştir. Emperyalizmin bölgemiz ve ülkemiz üzerindeki hesapları tarih boyunca hiç bitmemiştir. Ülkemiz, sistematik olarak iç ve dış tehditlerle sınanmış, milletimizin arasına husumet sokulmaya, etnik ve mezhepsel fitne tohumları serpilmeye çalışılmıştır. Terör belası,  parçalanma ve istikrarsızlık senaryoları yakın tarihimizin acı birer gerçeğidir.
Hamdolsun büyük Türk milleti bunların hiçbirine geçit vermemiş, milli birliğimize ve devletimizin bekasına her dönemde sahip çıkmıştır. Ülkemizin içinden geçtiği her kritik dönemde Milliyetçi Hareket Partisi’nin üstlendiği sorumluluk hayati bir önem taşımaktadır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin Türk siyasetine örnek teşkil edecek devlet adamlığı duruşu krizlerin çözülmesini sağlamış, karanlık hesapları bozmuştur.

“Önce Ülkem ve Milletim Sonra Partim ve Ben” 

Başörtüsü sorunu, 367 krizi, Gezi olayları, 15 Temmuz işgal girişimi gibi birçok meselede Sayın Genel Başkanımızın krizleri çözen milli duruşu ülkemizin gücüne güç katmıştır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, her zaman  “Önce Ülkem ve Milletim Sonra Partim ve Ben” felsefesiyle hareket etmiş, attığı hiçbir adımda hamdolsun bizim başımızı yere eğdirmemiştir.
Günübirlik siyasi hesaplar, şahsi menfaatler, sipariş ve dayatma gündemler hiçbir zaman Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında yer bulamamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin her dönemde çözüm üreten ve milli bekamızdan taviz vermeyen duruşunu doğru anlamak gerekir. Partimiz kurulduğu günden bu yana “Aynı Ülkü, Değişmez İrade, Sarsılmaz İnançla” milletimizin ve devletimizin bekası için mücadele vermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin hiçbir zaman verilemeyecek bir hesabı olmamıştır. Çünkü biz, hiçbir yanlışa imza atmayan, her adımımızı Türk milletinin ve devletimizin menfaatleri doğrultusunda atan bir siyasi hareketiz. Partimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını sürdürmesi, güçlenmesi ve ilelebet yaşaması için hayati bir görev icra etmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi Türklük sevdasıyla birleşen yüreklerin siyasetteki karşılığıdır.

‘’aziz milletimizden gizli hiçbir gündem söz konusu olmamıştır''

Kıymetli Dava Arkadaşlarım. Dünyada her geçen gün krizler artmakta, coğrafyamız adeta bir savaş alanına dönmektedir. Türkiye’nin mücavir coğrafyası, terör örgütlerinin ve vekil unsurların nüfuz mücadelesine sahne olmaktadır. Etnik ve mezhebi farklılıklar bölgesel hesaplara ulaşmak için sinsice kaşınmakta ve küresel güçler tarafından bir güç devşirme aracı olarak kullanılmaktadır. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri de içine alarak verdiği karşılık neticesinde çatışma sarmalı genişlemektedir. Hürmüz Boğazı üzerinde yaşanan kriz, Körfez ülkelerine yönelik tehditler bölgemizdeki ateş çemberinin ne kadar hızlı genişlediğini açıkça göstermektedir. Coğrafyamız istikrarsızlığın pençesinde savaşlara ve kaosa mahkûm edilmek istenmektedir.
Böyle bir ortam karşısında Türkiye’nin iç cephesini tahkim etmesi ve terör meselesini kökten çözmesi ertelenemez bir beka zorunluluğu haline gelmiştir.
İşte bu doğrultuda Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024’te tarihi bir adım atmış ve terörü hem ülkemizde hem bölgemizde sıfırlayacak olan stratejinin öncülüğünü yapmıştır. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge Hedefleri Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ile bir devlet politikası halini almıştır.
Bu süreç en başından itibaren şeffaf bir şekilde yürütülmüş, hiçbir pazarlık ve tavize kapı aralanmamıştır. Genel Başkanımızın çağrıları neticesinde terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiştir. Terörsüz Türkiye süreci milli iradenin tecelligahı olan TBMM çatısı altında tüm yönleriyle ele alınmış, aziz milletimizden gizli hiçbir gündem söz konusu olmamıştır.

‘’Amacımız terör belasını toplum hayatından çıkarmak''

Son olarak “Milli Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” TBMM’de 467 oyla kabul edilmiştir.
Terörsüz Türkiye, Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşmuştur. Amacımız; terör belasını devlet ve toplum hayatından bütünüyle çıkarmak, terörün farklı isim ve yöntemlerle yeniden üretilmesine hiçbir şekilde imkân tanımamaktır. Temel hedefimiz ülkemizi 40 yıldır meşgul eden terör ve terörizm bataklığının tüm yönleriyle kurutulmasıdır.

PKK terör örgütüne en ağır darbeler vuruldu

Muhterem Misafirler. Kabul edilen kanun; terör örgütü ve bağlantılı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, silahlarını teslim ettiğinin yetkili devlet kurumlarımızca tespit edilmesinin ardından işletilecektir. Bu kanun içerisinde terör saldırısı talimatı verenler ile güvenlik güçlerimizi şehit edenlere yönelik herhangi bir af veya muafiyet düzenlemesi yoktur. Devletimiz Terörsüz Türkiye sürecini büyük bir titizlik ve kararlılıkla yürütmektedir.
Terörsüz Türkiye bir taviz değil terörü tüm argümanlarıyla tasfiye etme sürecidir. Kırmızı çizgilerimizden ödün vermemiz asla söz konusu değildir.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi; “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.”

‘’Kaybedecek vakit yoktur, Türkiye’nin istikameti bellidir''

Terörsüz Türkiye süreci içerisinde aziz şehitlerimizin hatıralarına, kahraman gazilerimizin fedakarlıklarına bir an dahi leke sürülmemiştir. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin terörle mücadele konusundaki duruşu tartışmasızdır. Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu kararlılıkla; Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Pençe Kilit operasyonlarıyla PKK terör örgütüne en ağır darbeleri vurmuş, binlerce terörist etkisiz hale getirilmiş, terör yuvaları dağıtılmıştır.
Ancak bugün şehit ve gazilerimizi istismar ederek, Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisini hedef alanların bu konuda sicilleri kirlidir. Bu menfaatperest ikiyüzlülere buradan soruyorum; dün Türkiye’nin terörle mücadelesine karşı çıkanlarla kol kola değil miydiniz? Örgütün siyasi uzantıları yüzünüze karşı “Burada bizim oylarımızla oturuyorsunuz” diyerek size had bildirirken sus pus oturan siz değil miydiniz? Terörün en kanlı dönemleri yaşanırken koltuklarınızı korumak uğruna örgütün siyasi uzantılarıyla aynı ittifak çatısı altında buluşanlar siz değil miydiniz? Şimdi terörü sıfırlayacak milli mefkûremizden niçin bu kadar rahatsız oluyorsunuz? Ne yaparsanız yapın! Aziz milletimiz meselenin farkındadır ve devletimiz kararlıdır.
Kaybedecek vakit yoktur, Türkiye’nin istikameti bellidir.

Türk Asrı’nın kapıları açıldı

Türkiye Cumhuriyeti, terörü tasfiye edecek, her zamankinden daha güçlü bir milli mutabakatla yarınlara güven ve istikrarla yürüyecektir.
Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda aziz milletimiz hak ettiği refaha ve huzura kavuşacak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ismi bu yüzyıla altın harflerle yazılacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle Amasya İl Kongremizin kutlu yürüyüşümüze güç katmasını diliyor, geçmişten bugüne davamıza hizmet etmiş tüm ülküdaşlarıma şükranlarımı sunuyor ve yeni dönemde görev alacak dava arkadaşlarıma üstün muvaffakiyetler diliyorum.
Sağ olun, Var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olsun. NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!
 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...