MHP’li Karakaya, NATO PA Ekonomi ve Güvenlik Komisyonu’nda Türkiye’nin görüşlerini gündeme taşıdı.
Artan Savunma Harcamalarının Ekonomik Sonuçları Vilnius’ta Ele Alındı
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt KARAKAYA, NATO Parlamenter Asamblesi’nin Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen 2026 Yılı Bahar Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen Ekonomi ve Güvenlik Komisyonu toplantısında Türkiye’nin görüş ve önceliklerini gündeme taşıdı.
Komisyonda, “Artan Savunma Harcamalarının Sürdürülebilirliği: Ekonomik Sonuçlar” başlıklı taslak rapor çerçevesi ele alınırken, Hollanda Raportörü Bart Kroon tarafından yapılan sunumun ardından söz alan MHP’li Karakaya, Türkiye’nin değerlendirmelerini paylaşarak raporda yer alması gereken kritik hususlara dikkat çekti.
“Mesele Sadece Savunma Bütçesi Değil”
Konuşmasında artan savunma harcamalarının yalnızca bütçesel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Karakaya, savunma harcamalarının aynı zamanda caydırıcılığın ekonomik zemini, Müttefik güvenliğinin sürdürülebilirliği ve NATO’nun kolektif savunma inandırıcılığı açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Müttefik ülkelerin 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılalarının yıllık yüzde 5’ini savunma ve güvenlik alanına ayırma taahhüdünü hatırlatan Karakaya, asıl meselenin bu hedefin nasıl sürdürülebilir, verimli ve stratejik olarak etkili hale getirileceği olduğunu belirtti.
“AB Üyesi Olmayan NATO Müttefikleri Dışlanmamalıdır”
MHP’li Karakaya, raporda Avrupa Savunma Fonu ve SAFE girişimi gibi Avrupa Birliği merkezli mekanizmalara yer verilmesini olumlu karşıladığını ifade ederken, Avrupa-Atlantik güvenliğinin bölünemez bir bütün olduğunun altını çizdi.
Bu kapsamda, parçalanma ve mükerrerliği önlemek adına AB üyesi olmayan NATO Müttefiklerinin Avrupa savunma sanayii projelerine yapısal olarak nasıl dahil edileceğinin raporda açık biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

“Müttefikler Arasında Ambargo Kabul Edilemez”
Raporun ihracat kontrollerini savunma yatırımlarının önünde yapısal bir engel olarak tanımlamasını yerinde bulduğunu belirten Karakaya, İttifak içerisinde Müttefiklerin birbirlerine yönelik açık veya örtülü kısıtlama ve ambargo uygulamalarının kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Karakaya, dayanıklı ve bütünleşik bir transatlantik savunma tedarik tabanı oluşturulabilmesi için bu tür engellerin kaldırılmasının raporda açık şekilde tavsiye edilmesi gerektiğini gündeme taşıdı.
Bu yaklaşımın, Lahey Zirvesi’nde Müttefikler arasında savunma ticaret engellerinin kaldırılması yönünde ortaya konulan taahhütle de uyumlu olduğuna dikkat çekti.
Uzun Vadeli Tedarik Sözleşmeleri Vurgusu
Savunma sanayiinin döngüsel yapısının aşılması gerektiğine ilişkin rapor tespitini desteklediğini belirten MHP’li Karakaya, özel savunma şirketlerinin üretim kapasitesini artırabilmeleri için uzun vadeli ve çok yıllı tedarik sözleşmelerinin kritik önem taşıdığını söyledi.
Karakaya, raporda bu konuya nasıl yer verileceğinin de önem taşıdığını ifade etti.
“Yük Paylaşımı Sadece Mali Göstergelerle Ölçülemez”
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin yük paylaşımına bakışını da ortaya koyan Karakaya, yük paylaşımının yalnızca savunma harcamaları oranlarıyla değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Karakaya, yük paylaşımının aynı zamanda risk paylaşımı, kabiliyetlerin sahaya sürülmesi ve terörizmin her türüyle mücadele anlamına geldiğini vurguladı.
Artan savunma harcamaları konusunda kamuoylarının desteğinin önemine işaret eden Karakaya, bu yatırımların Müttefik güvenliğine 360 derecelik bir yaklaşımla hizmet ettiğinin anlatılması gerektiğini ifade etti.
NATO’nun halklarını her türlü tehdide ve her yönden gelebilecek risklere karşı koruyan bütüncül bir güvenlik anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini dile getiren Karakaya’nın değerlendirmeleriyle; AB üyesi olmayan NATO Müttefiklerinin savunma sanayii projelerine dahil edilmesi, Müttefikler arası ihracat kısıtlamalarının kaldırılması, uzun vadeli tedarik sözleşmeleriyle savunma sanayiinin güçlendirilmesi ve yük paylaşımının mali göstergelerin ötesinde ele alınması hususları NATO PA Ekonomi ve Güvenlik Komisyonu gündemine taşındı.