Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, MHP Bayraklı İlçe Başkanlığı Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, muhalefetin dış politika adımlarını eleştirerek, "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu vurguladı.
Kongrede partililere hitap eden Osmanağaoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin birlik çağrılarını hatırlatarak, partinin çizgisinde hiçbir değişiklik olmadığını ifade etti.
“Terörsüz Türkiye Büyük Bir Mefkuredir”
MHP'nin siyaset anlayışının temelinde Türk milletinin istikbali ve devletin bekası olduğunu belirten Osmanağaoğlu, son dönemde öne çıkan güvenlik politikalarına değinerek şunları söyledi:
"Bugün bir devlet politikası haline gelen 'Terörsüz Türkiye'; kendilerini karar verici olarak gören yabancı menşeili husumet merkezlerinin insafına terk edilemeyecek kadar büyük, gündelik siyasi çıkarların malzemesi yapılamayacak kadar ciddi bir mefkuredir."
MHP'li Osmanağaoğlu'nun konuşması şu şekilde:
Sayın İl Başkanım, Kıymetli İlçe Başkanlarım, Saygıdeğer Ülkü Ocakları Başkanım, Muhterem Hanımefendiler Beyefendiler; Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sözlerimin başında; Bayraklı’da sizlerle bir arada olmanın ve birliğimizin pekiştirilmesine vesile olacağına inandığım Bayraklı İlçe Kongremizi gerçekleştirmenin verdiği mutluluğu paylaşmak isterim. Aziz milletimizin erdem ve emanetlerine sahip çıkma kabiliyetini korumanın ilk şartı şüphesiz temsilin sağlanması, birliğin ve dirliğin tesis edilerek korunmasıdır. İzmir’imizde gerçekleştirdiğimiz ilçe kongrelerimizin, tıpkı Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin işaret ettiği gibi, ülkücü hukuku güçlendirir, muhabbet köprülerini tahkim eder şekilde gerçekleşmesi ayrı bir övünç kaynağıdır.

"Külli iradenin inayetiyle, sabah akşam demeden Türk Devletinin istiklalini düşünmektir"
Gerçekleştirdiğimiz her kongrede; geleceğin Lider Türkiye’sinin mimarı kadroların heyecanına, inancına ve azmine şahit olmak da cesaretimizi arttırmaktadır. Bozgunda zafer düşü görenlerin aksine, gerçekleri tespit etmek, tespit edilen gerçeklerle yüzleşmek ve var olan sorunların çözümü için elini taşın altına koymak ancak böylesine bir cesaret gerektirir. Siyasetiyle çağları kucaklayan, aldığı kararlarla asırlara yön veren, bıkmadan ve usanmadan, dava şuuruyla yeniden gönüller fethetmeye koyulan Milliyetçi Ülkücü Hareket’in, kut almış liderinin yol arkadaşlarına da elbette feraset ile fedakarlık yakışacaktır. Çünkü Türk Asrını hep birlikte inşa etmek için ferasetin ve fedakarlığın yanında bize gereken yegane şey imandır, inançtır. Çünkü Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüze ulaşmak için yapmamız gereken en önemli şey; Allah’ın lütfettiği cüzi iradeyle gece gündüz demeden Türk milletinin istikbalini düşünmektir. Üzerimize düzen reddedilemez sorumluluk ise; Külli iradenin inayetiyle, sabah akşam demeden Türk Devletinin istiklalini düşünmektir.
“Türkiye’ye gözünü dikenlere kök söktürecek kararlılığı göstermeye devam edeceğiz”
İşte; inancımızın, sorumluluklarımızın ve ferasetimizin ortaya çıkardığı en önemli ara hedef ise Terörsüz Türkiye hedefidir. Evet… Birileri akbaba misali; parçalamak için tökezlemesini beklediği bir Türkiye’nin fırsatını kollasa da, bizler kartal misali Türkiye’ye gözünü dikenlere kök söktürecek kararlılığı göstermeye devam edeceğiz. Birileri yılan dilleriyle fitne yaymaya ve iftira havuzları oluşturmaya devam etse de; bizler bozkurt misali duruş sergilemeye, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği için tavır göstermeye devam edeceğiz. Birileri milletimizi hizbin ve kavganın ortasına çekmeye çalışsa da; bizler kucaklaşmaya, suni bariyerleri ortadan kaldırıp hasret gidermeye devam edeceğiz. Elbette tüm bunları; siz dava arkadaşlarımızla gerekirse kapı kapı gezerek, sıkmadık el bırakmayarak, bostanlarda, tarlalarda, dükkanlarda anlatarak, gönüllere girerek gerçekleştireceğiz. Çünkü bugün bir devlet politikası haline gelen Terörsüz Türkiye; kendilerini karar verici olarak gören yabancı meşeli husumet merkezlerinin insafına terk edilemeyecek kadar büyük, gündelik siyasi çıkarların malzemesi yapılamayacak kadar ciddi, yandan çarklı laf ebelerinin iftiralarına kurban verilemeyecek kadar önemli bir mefkuredir. Ağızlarından Türk milletini düşürmeyip kapı arkasında siyasi ikbal arayışı içinde olanlar, dillerinden birlik ve beraberlik mefhumlarını eksik etmeyip kalplerinde kaostan beslenmeyi umanlar, bu büyük ülküyü elbette idrak edemeyeceklerdir.
“Adımız bir, anımız bir, acımız birdir"
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli inanç ve irade birliği kurmak için çağrı üstüne çağrı yaparken, onun sözlerini kesip biçerek çarpıtanlara yabancı değiliz. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli “Adımız bir, anımız bir, acımız birdir. Biz büyük bir aileyiz.” diyerek milli bir şuuru hatırlatırken, nereden geldiğini unutanlara, anılarını hiçe sayanlara, acılardan ders çıkarmak yerine ayrılıktaki azaba talip olanlara yabancı değiliz. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli gelecek asırların Büyük Türkiye’si için tarihi bir çatıyı inşa ederken, bölücülük parkurunu seyredip bahis açanlara, kötü talih için dua edip menfi dileklerde bulunanlara da yabancı değiliz.
"Türk Milleti Samimiyetsiz Siyaseti Reddediyor"
Ancak bilinmelidir ki; Dün sağa sola savrulup, ne yandan bakarsanız bakın paçalarından samimiyetsizlik aktığını gördüğümüz kifayetsiz muhterislerin, bin yıllık kardeşliği yok sayması, elbette Türk milleti tarafından reddedilmektedir. Doğru zamanda yanlış konuşan sözüm ona siyasetçilerin boşboğazlıklarını, sabrı, aklı ve ahlakı öğrendiğimiz Türk milleti elbette elinin tersiyle itmektedir. Çünkü Türk milleti; dün Suriye tezkeresine birileriyle birlikte “hayır” oyu verenleri, Türk ordusunun Suriye’de Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bekası için verdiği mücadeleye şaşı bakanları da tanımakta, görülmeyeni gören, dağın ardındaki tehlikeyi fark edip uyaran, uyarmakla da kalmayıp gereğini yapan Devlet Bahçeli’yi ve Milliyetçi Hareket Partisi’ni de tanımaktadır. Çünkü Türk milleti; Libya’ya Türk askeri gönderilecek olduğunda, TBMM ‘deki tezkere oylamasında “hayır” oyu kullanan sözüm ona “iyileri” de tanımakta, Libya Türklüğünden dikkat çekip, Ankara’dan Trablus’a milli bir hat çeken Devlet Bahçeli’yi de tanımaktadır. Ezcümle Türk milleti; şahsını düşünen dönekleri de tanımakta, önce ülkesini ve milletini düşünen Devlet Bahçeli ve ona inanmış milyonları da tanımaktadır.
Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu yerdedir
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin yıllar önce zikrettiği şu ifadeler, hem önümüzü aydınlatmakta hem de Milliyetçi Hareket Partisi’ni tutarsızlıkla suçlayan aklı bulanıklara cevap niteliğinde olmaktadır. “Ayrılıklara karşı birleşmenin yanında durmalıyız. Dağılmaya karşı güç birliğinin peşinden koşmalıyız. Çürümeye karşı öze dönmenin arayışında olmalıyız. Zalimlere karşı mazlumların safında buluşmalıyız. Yanlışa karşı doğrunun şemsiyesi altında toplanmalıyız.” Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu yerdedir. Ne çizgisinde, ne düşüncesinde ne de zikrinde en ufak bir değişiklik yoktur. Aksini iddia etmek art niyetten başka bir şey değildir. Kaldı ki aksini iddia edenlerin millet nezdinde bir karşılığı olmadığı, tarihin tozlu sayfalarında yer almak için gün saydığı da ortadadır. Milli ve insani değerlerimizi basite indirgemeye çalışanlar tarihe bakmalı, talihimizin tarihteki hangi hamlelerle yön bulduğunu iyi okumalıdır. Çıkarlarının tahkimi için siyaset yapma alışkanlığında ısrar edenler ise yakın tarihe bakmalı, siyaseti ve siyasetçiyi güvenilmez hale getirmekten başka bir işe yaramayan ilkesizlerin şimdi nerede olduklarına göz atmalıdır. Biz siyasetimizi Türk milletinin geleceği için yapıyoruz.
"Milliyetçi Hareket Partisi özü sözüne kefil olan dava arkadaşlarımızın çatısıdır"
Çünkü bu millete mensubiyet şuuru ile bağlıyız. Biz siyasetimizi egolarımızın tatmini için değil, nefislerimizin kanması için değil, hep birlikte hak edilen refaha ulaşmak için yapıyoruz. Çünkü aidiyet hissiyle bu toprağın altına da üstüne de sevdalıyız. Hatırlatmak isterim ki; özü, sözü, icraatı bir olanların adresi ise Milliyetçi Hareket Partisi’nden başka bir yer değildir. Çünkü tüm beşeriyetin sabırsızlıkla beklediği Türk ve Türkiye Yüzyılının sevdalıları MHP’de temerküz etmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi özü sözüne kefil olan dava arkadaşlarımızın çatısıdır. Geçmişimiz bugünümüzün ve geleceğimizin referansıdır. Bu gerçek irademizin de açık bir beyanıdır. Bu duygu ve düşüncelerle kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyor, İlçe Başkanımız Tuncay Arslan ve Yönetimini kutluyor, bundan sonraki çalışmalarında kolaylık ve muvaffakiyetler diliyorum. Kongremizi şereflendiren siz değerli hanımefendilere, beyefendilere, kıymetli dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun. Hepiniz Allah’a emanet olun.