Ticaret Bakanlığı Bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşan MHP'li Tamer Osmanağaoğlu “Küresel sistemdeki bu dalgalanmalara rağmen; Türkiye ekonomisinin yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı politikalarla dünya ticareti içindeki pozisyonunu güçlendirdiği gerçeği takdiri hak etmektedir. Ülkemizin ihracatının Ekim Ayında Yüzde 8,1 artarak 25 milyar 885 milyon dolara ulaşması, yıllıklandırılmış ihracatımızın 285,6 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkması, küresel sistem içindeki pozisyonumuzu güçlendirme iradesinin bir sonucu olarak değerlendirilebilecektir. Bunun üzerine 127,4 Milyar Dolarlık hizmet ihracatını da koyduğumuzda ortaya çıkan mal ve hizmet ihracatının toplamda 413 Milyar doları aşması hem büyüme motivasyonumuzu hem de geleceğe dair umutlarımızı arttırmaktadır” dedi.
'ÜLKE GÜVENLİĞİ GÜMRÜK KAPILARINDAN BAŞLAR'
Osmanağaoğlu konuşmasında şunları söyledi:
Verimlilik ve rekabet gücünü esas alan, döviz girdisini arttıracak hizmet ticaretine yönelik çalışmaları teşvik eden, sürdürülebilir büyüme hedefine bizi daha da yaklaştıracak, dolayısıyla ihracata dayalı büyüme anlayışını tatbik etmemize vesile olacak, uzun vadeli kalkınma vizyonuna katkı sunacak, küresel tedarik zincirindeki çeşitliliğin artması eğilimini göze alarak bu gerçeklere göre konumumuzu güçlendirecek, mümkün olan tüm sektörlerde uluslararası varlığımızı perçinleyecek teşvik edici önlemlerin alınmaya devam edeceğini umut ettiğimizi de ifade etmek isterim.
Özellikle enerji ve emtia fiyatlarındaki coğrafi ve küresel sebepli istikrarsızlıkları da göz önünde bulundurduğumuzda; Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Bütün kurum ve kuruluşlarımızla, statü sahibi bütün dinamiklerimizle ve elbette milletimizle aynı hedefe bakarak ve aynı istikamete yürüyerek ulaşılabileceğine iman ettiğimiz Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge idealinin, dünya ticaretinin merkezlerinden birisi olma gayesiyle hareket eden Türkiye’nin, olmazsa olmazı olduğu net bir şekilde ortadadır.
"Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin “İdeolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye’dir. Siyasi rekabet alanımız ne kadar geniş olsa da pergelimizin sabit ucu Ankara’dır. Siyasette yöntem olarak ayrışsak da yönümüz Türk İstiklali ve egemenliğidir.” sözleriyle işaret ettiği hedefin, ticaret merkezi bir Türkiye stratejisinin müjdecisi olduğuna da şüphe yoktur” ifadelerini kullanan Osmanağaoğlu “Biliyoruz ki; gümrük işlemleri Bakanlığı’mızın en önemli görev alanlarından birini oluşturmaktadır. Kaldı ki ülke güvenliğinin gümrük kapılarından başladığı da bir gerçektir. Gümrük idarelerinde uluslararası standartların yakalanması, yükümlülüklerimizin gereği bürokratik ve maliyet kalemi endeksli yükün azaltılması, etkin kontrol yöntemlerinin uygulanarak kaçakçılığın önlenmesi bu manada önemli bir yer tutmaktadır.” dedi.
MHP'li Osmanağaoğlu, “Öteden beri Milliyetçi Hareket Partisi olarak uzak ülkelerle ticari ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi, var olan potansiyelin değerlendirilmesi hususundaki fikirlerimizle, Türkiye’nin dünya ticareti üzerindeki payının arttırılmasına yönelik düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Bu manada; ihracatçılarımızın uluslararası pazarlara erişiminin kolaylaştırılması ve yeni iş bağlantıları kurmalarının sağlanması amacıyla gerçekleştirilen ticaret heyeti programlarını yerinde görüyoruz. Firmalarımızın, hedef pazarlardaki yabancı şirketlerle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek yeni ticari iş birlikleri geliştirme fırsatı bulduğu ortadadır. Firmalarımızın uluslararası arenadaki rekabet gücünü de arttıracak bir diğer dinamik olan yurt dışındaki ticaret temsilciliklerinin arttırıldığını görüyoruz.” diye konuştu.
'YERLİ ÜRETİCİ KORUNMALIDIR'
Osmanağaoğlu şunları söyledi:
Bu kapsamda, 2026 yılında 114 ülkede ve 168 merkezde görev yapan 221 Ticaret Müşaviri ve Ataşesi aracılığıyla firmalarımızın hedef pazarlara dair bilgilere erişebilmesi sevindirici olmakla birlikte bu çalışmalara ivme kazandırılması, elimizdeki bu dinamiklerin en etkin şekilde kullanılması da beklentimizdir. Elbette ihracatımızın geliştirilmesi kadar yerli üreticilerimizin korunması ve adil rekabet koşullarının sağlanarak muhafaza edilmesi de önem arz etmektedir.
Bu minvalde yerli üreticilerin ithalattan korunması, haksız rekabetin altında ezilmesi ve onlar için adil rekabet koşullarının sağlanması da önem arz etmektedir. Damping ve sübvansiyonlu ithalata karşı önlemler her zamanki gibi önemini korumaktadır. Kaldı ki bu önlemlerin karşılıksız kalması için yapılan girişimlere karşı alınacak önlemlerin uygulanması da ehemmiyetini arttırmaktadır. Ülkemizde milyonlarca vatandaşımıza istihdam sağlayan perakende sektörü; güvenli ve erişilebilir gıda temini konusunda da ciddi ve stratejik bir yer tutmaktadır.
Böylesine devasa bir sektörün sağlıklı işleyişi için gereken etkin denetimin gerçekleştirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması hem vatandaşlarımız hem de sektörün geleceği açısından reddedilemeyecek bir önem taşımaktadır.
Evet… Çok mesafe kat edilmiştir ama halen hak ettiğimiz yerde olmadığımız da açıktır. Bu sebeple bugüne kadar kat edilen mesafenin üstüne, esnaf ve sanatkarlarımızı destekleyecek, istihdamı da arttıracak şekilde; Kredi, vergi, prim gibi teşviklerin arttırılması, yeni girişimcilerin ekonomimize kazandırılması için atıl durumda bulunan dinamiklerin ve araçların harekete geçirilmesi, girişimcilerimize ve var olan esnaflarımıza rehberlik hizmetlerinin geliştirilerek devam etmesi, estek mekanizmalarının verimliliğinin arttırılması öncelikli beklentiler arasında yer almaktadır.
Bununla birlikte; tüketicinin korunmasına yönelik ve piyasalarda güven ortamının güçlendirilmesine dair denetim mekanizmalarının içinde reklam denetimlerinin arttırıldığını görmek de sevindiricidir. Bakanlığınız bünyesindeki Reklam Kurulunun; başta sosyal medya olmak üzere televizyon, radyo, yazılı basın, internet ve diğer mecralarda yayımlanan reklamları incelemede gösterdiği hassasiyet, vatandaşlarımızın aldatıcı reklamlara ve haksız ticari uygulamalara muhatap bırakmaması konusunda önemli bir yer tutmaktadır.
GÜN SAZAK’I ANDI
Devlet ciddiyetinin abideleşmiş şahsiyeti, dürüstlük ve yolsuzlukla mücadele denildiğinde akla gelen isim olan, eski Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak’ı, Ticaret Bakanlığımızın Bütçesinin görüşüldüğü bu toplantı vesilesiyle de rahmet ve minnetle anıyorum. Bugün dahi Ticaret Bakanlığımızın geleceğine dair iradesini ve tavrını temsil eden duruşunun, aynı zamanda milli birlik mücadelemizdeki kararlılığımızın da membaı olduğu unutulmamalıdır. Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüzü gerçekleştirmek için var gücümüzle çaba sarf ettiğimiz bir dönemde; insana yaraşır, yeşil ve dijital dönüşümünü tamamlamış, tam istihdam ile sürdürülebilir kalkınmayı temin etmiş bir Türkiye tahayyülünün stratejilerini uygulamak hepimizin en büyük sorumlulukları arasındadır. Çünkü Türk ve Türkiye Yüzyılının en önemli cazibe ayaklarından birisi ticaretini geliştirmiş bir Türkiye olacaktır.