Türkgün | Siyaset | MHP'li Sadir Durmaz: 'Hedefimiz, Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır'

MHP'li Sadir Durmaz: 'Hedefimiz, Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığı Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, "Terörsüz Türkiye; Türkiye'yi küçültmek değil büyütmek, milletimizi ayrıştırmak değil bin yıllık kardeşliğimizi daha da güçlendirmektir. Hedefimiz; Lider Ülke Türkiye'dir. Hedefimiz; Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır" dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığı Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, "Terörsüz Türkiye; Türkiye'yi küçültmek değil büyütmek, milletimizi ayrıştırmak değil bin yıllık kardeşliğimizi daha da güçlendirmektir. Hedefimiz; Lider Ülke Türkiye'dir. Hedefimiz; Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır" dedi.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadir Durmaz, “Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” temasıyla sürdürülen MHP 15. Olağan Kurultay süreci kapsamında gerçekleştirilen Kahramanmaraş İl Başkanlığı Olağan Kongresi’nde konuştu.

Kahramanmaraş’ın tarih boyunca gösterdiği mücadeleye dikkat çeken Durmaz, şehrin Milli Mücadele dönemindeki rolünü vurguladı. Durmaz, Kahramanmaraş’ın “Kahraman” unvanını kan, can, iman ve mücadeleyle kazandığını belirtti.

'bu şehrin adının önündeki Kahraman kelimesi bir iltifat veya lütuf değildir'

MHP'li Durmaz kongrede yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Sözlerimin başında; Türk Dünyasının Bilge Lideri, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendinin siz kıymetli Kahramanmaraşlı hemşerilerimize ayrı ayrı selamlarını ve muhabbetlerini iletiyorum.
Aziz Dava Arkadaşlarım, kıymetli Kahramanmaraşlılar;
Bugün Anadolu’nun herhangi bir şehrinde değiliz.
Bugün; adını şanlı tarihimizin yazdığı, unvanını milletimizin verdiği, kahramanlığı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından tescillenmiş müstesna bir şehirdeyiz.
Dağlarında vakarın, ovalarında bereketin, sokaklarında tarihin, insanında mertliğin ve vefanın hüküm sürdüğü Edeler Diyarı Kahramanmaraş'tayız.
Anadolu'nun köklü medeniyet mirasını bağrında taşıyan, doğal ve kültürel zenginliğiyle her köşesinde ayrı bir güzelliğin; her sokağında ayrı bir hikâyenin yaşadığı Kahramanmaraş’ı en iyi tanımlayan unsur insanıdır.
Milli şuurun suladığı bu topraklar aynı zamanda şiirin, edebiyatın ve sanatın şehridir.
“Yedi Güzel Adam”ın yollarının Maraş'ta kesişmesi tesadüf değildir.
Kahramanmaraş; bir yanda kalemle kelamın; diğer yanda fikirle irfanın buluştuğu; sözüyle gönüllere, düşüncesiyle nesillere iz bırakan büyük bir kültür şehridir.
Fakat, mevzubahis Maraş olduğunda bütün bunlardan önce söylenmesi gereken tek bir kelime vardır: Kahramanlık!
Çünkü bu şehrin adının önündeki “Kahraman” kelimesi bir iltifat veya lütuf değildir.
O kelime kanla, canla, imanla ve mücadeleyle kazanılmış bir şeref madalyasıdır.
Mondros sonrasında Anadolu'nun üzerine kara bulutların çöktüğü günlerde Maraşlı, kendisine biçilen esaret gömleğini yırtıp atmıştır.

'Bu ülkünün adı; Türk milliyetçiliğidir'

"Sütçü İmam'ın işgalcilere attığı ilk kurşun;
“Bu topraklarda bayrağımıza el uzatamazsınız, Türk milletini esir alamazsınız!” haykırışının tarihe geçen sesi olmuştur.
“Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olmaz!”
İşte bu söz, Maraş'ın karakteridir.
Arslan Bey'den Sütçü İmam'a, Senem Ayşe'den ismini tarihe yazdırmadan toprağa düşen nice kahramana kadar Maraşlı, istiklalin bedelini hep birlikte ödemiştir.
İşte bu sebeple Maraş, İstiklal Madalyası'yla onurlandırılmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hak ettiği “Kahraman” unvanını almıştır.
Onun için diyoruz ki: Maraş'a “Kahraman” denilmeden önce; Maraş, kahraman olduğunu tarih önünde ispat etmiştir!
Çok Kıymetli Dava Arkadaşlarım;
Kahramanmaraş'ın yetiştirdiği büyük gönül ve fikir insanlarından merhum Abdurrahim Karakoç, Türk milletinin tarih yürüyüşünü ve Milliyetçi-Ülkücü Hareketin beslendiği büyük ülküyü ne güzel anlatmıştır:
“Yesi'deki kutsal aşkın mayası,
Malazgirt'te Alparslan'ın rüyası,
Söğüt'teki has kilimin boyası,
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim. (…)
Dedem Korkut töresiyle töreli,
Edep, ahlâk, sevgi, saygı sıralı,
Kırk yıl önce.. aklım erdi ereli,
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.”
İşte bizim gönül verdiğimiz ülkü de budur.
Yesi'den aldığı manevi mayayı Malazgirt'te zafere, Söğüt'te devlete dönüştüren; Dede Korkut'un töresini, Anadolu'nun irfanını, Türk milletinin binlerce yıllık devlet geleneğini bugüne taşıyan büyük bir ülküdür.
Bu ülkünün adı; Türk milliyetçiliğidir.
Bu ülkünün siyasi alandaki sarsılmaz iradesi ise Milliyetçi-Ülkücü Harekettir.
1969 Adana Kongresi'nden bugüne siyaset anlayışının merkezinde makam değil millet, menfaat değil memleket, ikbal değil istikbal diyen Milliyetçi Hareket Partisi; Cennetmekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in açtığı kutlu yolda, Liderimiz Türkmen Beyimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin dirayetli liderliğinde nice badirelerden geçmiş, ağır bedeller ödemiştir.
Tabutluklarda yargılanmış, işkencelerle sınanmış, idamlarla sindirilmeye çalışılmış; bu kutlu dava uğruna nice ülküdaşımız şehadet şerbetini içmiştir.
Ama bu hareket hiçbir zaman devletine küsmemiş, milletine sırtını dönmemiş, Türk ve Türkiye düşmanlarıyla aynı hizaya girmemiştir.
Çünkü Ülkücülük, karşılık beklemeden Türk milletini sevmektir.
Çünkü Ülkücülük, gerektiğinde şahsi geleceğini milletinin geleceğine feda edebilmektir.
Çünkü Ülkücülük, zor zamanda devletinin yanında durabilmektir.
Milliyetçi Hareket Partisi de bu anlayışın siyaset sahnesindeki adıdır.
Türkiye'nin güçlü olması için güçlü bir millî iradeye, bu iradenin tavizsiz biçimde temsil edilebilmesi için de güçlü bir Milliyetçi Hareket Partisine ihtiyaç vardır.
MHP'nin güçlü olması; Türkiye'nin birliğinin, üniter yapısının ve kardeşlik hukukunun güçlü olması demektir.
Değerli Kahramanmaraşlılar; Aziz Dava Arkadaşlarım;
Bugün Türkiye, 50 yıla yakın bir süredir enerjimizi tüketen, binlerce evladımızı bizden koparan terör belasından ebediyen kurtulmanın tarihî eşiğindedir."

'Hedefimiz; Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır'

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu ve Sayın Cumhurbaşkanımızın sahiplenerek bir devlet projesine dönüştürdüğü “Terörsüz Türkiye” hedefi, günlük siyasetin dar kalıplarıyla açıklanabilecek bir siyasi hamle değildir.
Bu hedef; şehitlerimizin uğruna can verdiği vatanı daha güvenli kılma, çocuklarımıza terörsüz bir ülke bırakma, Türk ile Kürdün arasına kanlı duvarlar örmek isteyen emperyalist projeleri boşa çıkarma ve Türkiye'nin ayağına kırk yıldır vurulan terör prangasını parçalama iradesidir.
Fakat görüyoruz ki Milliyetçi Hareket Partisinin yıllardır verdiği mücadeleyi görmezden gelen bazı çevreler, bugün bize milliyetçilik dersi vermeye yeltenmektedir.
Buradan açıkça söylüyorum:
Herkes aklını başına alacak; sabrımızı da sınırlarımızı da zorlamayacak!
Milliyetçi Hareket Partisinin milliyetçiliğini sorgulamak hiç kimsenin haddi değildir.
Hele Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin vatan sevgisini, milliyetçiliğini ve devlet adamlığını tartışmaya açmak hiç ama hiç kimsenin çapının yeteceği bir iş değildir.
Bizim milliyetçiliğimiz slogan veya sosyal medya milliyetçiliği değildir.
Bizim milliyetçiliğimizin şahidi; ülkücü şehitlerimizin aziz hatıralarıdır; zindanları Taş Medreseye çeviren dava büyüklerimizdir ve yarım asrı aşan şerefli mücadelemizdir.
Bizim; siyasetin bütün makam ve imkânlarını elinin tersiyle iterek;
“Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” diyen bir Genel Başkanımız vardır.
Birileri sorunları büyütmekten siyaset devşirebilir; biz Türkiye'nin sorunlarını çözmeyi millî bir sorumluluk kabul ediyoruz.
Bizim Terörsüz Türkiye'den anladığımız da budur.
Terörsüz Türkiye; Türkiye'yi küçültmek değil büyütmek, milletimizi ayrıştırmak değil bin yıllık kardeşliğimizi daha da güçlendirmektir.
Saygıdeğer Genel Başkanımızın veciz ifadeleriyle; 
“Bizim Hedefimiz Belli, Yolumuz Hak, Tarafımız Doğru, Alnımız Pak”tır!
Çok Değerli Dava Arkadaşlarım; Kıymetli Hazirun;
Hepinizin bildiği üzere Milliyetçi Hareket Partisi kongreleri, ayrışmanın değil birleşmenin, kırgınlığın değil kucaklaşmanın, hesaplaşmanın değil helalleşmenin, “ben” değil “biz” demenin adresidir.
Bizim kongrelerimiz, ülkücü iradenin tazelendiği kutlu toylardır.
Bugün de buradan daha güçlü çıkacağız.
Saflarımızı sıklaştıracak, kardeşliğimizi büyütecek, Kahramanmaraş'ta üç hilali daha da yükseğe taşıyacağız.
Hedefimiz; Lider Ülke Türkiye'dir.
Hedefimiz; Türk ve Türkiye Yüzyılı'dır.
Hedefimiz; birliği güçlü, kardeşliği sağlam, ekonomisi kuvvetli, ordusu kudretli, sözü dünyada dinlenen Büyük Türkiye idealidir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli'ye teşekkür

"Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi tamamlarken; Maraş'ın kurtuluş destanını yazan başta Sütçü İmam olmak üzere coğrafyayı vatan kılan bütün kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi; Milliyetçi-Ülkücü Hareketin şehitlerini ve ahirete irtihal etmiş dava büyüklerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.
6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız "yüzyılın felaketi" olarak adlandırılan depremlerde kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımıza ve okul saldırılarında şehit düşen yavrularımıza Cenab-ı Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum.
Depremin ilk anından bugüne kadar Kahramanmaraş'ımızın ve depremden etkilenen bütün şehirlerimizin yaralarının sarılması için emek veren, mücadele eden başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve talimatlarıyla tüm belediyelerimizi, teşkilatlarımızı, Ülkü Ocaklarımızı deprem bölgesine yardıma sevk eden Sayın Genel Başkanımız olmak üzere; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza, emek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza, sahada gece gündüz demeden çalışan herkese şükranlarımı sunuyorum.
İnanıyorum ki Kurtuluş Savaşı'nda küllerinden doğan Kahramanmaraş, 6 Şubat'ın büyük yıkımının ardından da devlet-millet dayanışmasıyla yeniden ayağa kalkacak; daha güçlü ve daha müreffeh yarınlara ulaşacaktır.
Bu vesileyle;
Kahramanmaraş İl Kongremizin Milliyetçi Hareket Partimize, Kahramanmaraş'ımıza ve aziz milletimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.
İl Başkanımızı ve Yönetim Kurulu Üyelerimizi şimdiden tebrik ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.
Birliğimiz daim, kardeşliğimiz kaim, davamız kutlu olsun!
Üç hilal Kahramanmaraş semalarında daima gururla dalgalansın!
Hepinizi sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.       
Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah'a emanet olun.                    
Ne mutlu Türk’üm diyene!"

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...