Türkgün | Türk Dünyası | Türkmenistan ve KKTC liderlerinden TDT Zirvesi’nde iş birliği ve çözüm mesajları

Türkmenistan ve KKTC liderlerinden TDT Zirvesi’nde iş birliği ve çözüm mesajları

Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi’nde konuşan Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, ekonomik ve ulaştırma alanlarında iş birliğinin geliştirilmesini istedi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla bütünleşmesinin önemine dikkat çekti.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi’nde konuşan Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, ekonomik ve ulaştırma alanlarında iş birliğinin geliştirilmesini istedi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla bütünleşmesinin önemine dikkat çekti.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: İHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'nda liderler değerlendirmelerde bulundu. Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Türk devletlerinin ekonomik imkanlarının ortak projelerle daha verimli kullanılmasını isterken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi ve adada adil, kalıcı bir çözüm için yürütülen çalışmalar hakkında konuştu.

Berdimuhamedov’dan Türk devletlerine ekonomik iş birliği çağrısı

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a daveti ve Türkmen heyetine gösterilen misafirperverlik dolayısıyla teşekkür ederek başlayan Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov'un selamlarını iletti.

Cumhuriyet Bayramı'nın zirveyle aynı güne denk gelmesinin ayrı bir anlam taşıdığını belirten Berdimuhamedov, "Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı saygıdeğer Recep Tayyip Erdoğan'ı ve tüm kardeş Türk halkını içtenlikle kutluyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ne gelecekte de kalkınma, refah ve yeni başarılar diliyorum" dedi.

Türk halklarını ortak tarih, kültürel miras, manevi değerler ve geleneklerin bir arada tuttuğunu ifade eden Berdimuhamedov, bu değerlerin korunmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının ortak görev olduğunu söyledi.

Türkmenistan'ın Türk dünyası ülkeleriyle dostane ilişkileri güçlendirmeye özel önem verdiğini kaydeden Berdimuhamedov, TDT'yi kardeş devletler arasında karşılıklı güveni artıran, ilişkileri geliştiren ve pratik iş birliğini güçlendiren önemli bir teşkilat olarak değerlendirdiklerini belirtti.

Berdimuhammedov, teşkilatın çalışmalarının etkinliğinin halkların çıkarlarına yönelik somut girişimlere ve karşılıklı çıkarlara dayalı projelere bağlı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

"Bu nedenle biz Türk Devletleri Teşkilatı'nı kardeş devletler arasında karşılıklı güveni güçlendiren, etkin münasebetleri geliştiren ve pratik iş birliğini artıran önemli bir teşkilat olarak değerlendiriyoruz. Teşkilatın çalışmalarının etkin olması, öncelikli olarak halklarımızın çıkarlarına yönelik net girişimler ve karşılıklı çıkarlara dayalı projelerin gerçekleştirilmesiyle bağlantılıdır"

Türk devletlerinin geniş ekonomik imkanlara sahip olduğunu belirten Berdimuhamedov, bu imkanların verimli kullanılması için enerji, ulaştırma, haberleşme, sanayi, tarım, inşaat, tekstil ve ham maddelerin yeniden işlenmesi başta olmak üzere ekonominin farklı alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi, girişimciler arasındaki ilişkilerin genişletilmesi ve ortak üretim projelerinin hayata geçirilmesi için elverişli şartların oluşturulmasını da öneren Berdimuhamedov, şu ifadeleri kullandı:

"Bu imkanların verimli kullanılması için enerji, ulaştırma, haberleşme, sanayi, tarım, inşaat, tekstil, ham maddelerin yeniden işlenmesi ve ekonominin diğer sektörlerinde iş birliğini daha da geliştirmek gereklidir. Aynı zamanda karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi, girişimciler arasındaki ilişkilerin genişletilmesi ve ortak üretim projelerinin gerçekleştirilmesi için gelecekte de elverişli şartların oluşturulmasını amaca uygun görüyoruz"

Hazar Geçişli Ulaştırma Koridoru'nun kapasitesi artırılmalı

Ekonomik kalkınma ve bölgesel ilişkilerin genişletilmesinde ulaştırma ve haberleşme sektörünün stratejik öneme sahip olduğunu belirten Berdimuhamedov, ülkelerin coğrafi konumlarının Orta Asya, Hazar Bölgesi, Güney Kafkasya, Karadeniz Bölgesi, Türkiye ve Avrupa'yı bir araya getiren ulaştırma koridorlarının geliştirilmesi için geniş imkanlar sunduğunu kaydetti.

Hazar Geçişli Uluslararası Ulaştırma Koridoru'nun kapasitesinin artırılmasını önemli gördüklerini ifade eden Berdimuhamedov, Türkmenistan'ın bu amaçla Türkmenbaşı Uluslararası Deniz Limanı'nın altyapısını geliştirmeye hazır olduğunu bildirdi.

Ulaştırma sektörünün modernleştirilmesi, uluslararası yük taşımacılığının şartlarının iyileştirilmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve dijital teknolojilerin yaygın biçimde kullanılması gerektiğini belirten Berdimuhamedov, transit koridorların kapasitesinin artırılması, lojistik işlemlerin koordine edilmesi ve yük taşımacılığı için elverişli şartların oluşturulması amacıyla ortak çaba gösterilmesinin önemine değindi.

Çevrenin korunmasına özel önem veriliyor

Çevrenin korunması ve doğal kaynakların verimli kullanılmasının önemli konular arasında yer aldığını ifade eden Berdimuhamedov, Türkmenistan'ın bu başlıkları devlet politikasının temel alanlarından biri olarak değerlendirdiğini söyledi.

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılması, çevre güvenliğinin güçlendirilmesi ve istikrarlı kalkınmanın ekolojik temellerinin korunmasına özel önem verdiklerini belirten Berdimuhamedov, su kaynaklarının verimli kullanılması, çölleşmeyle mücadele, toprağın zarar görmesinin önlenmesi ve doğal ekosistemlerin korunmasının önemine işaret etti.

Berdimuhammedov, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Çevrenin korunmasını sağlamaya, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmaya, çevre güvenliğini güçlendirmeye ve istikrarlı kalkınmanın ekolojik temellerini güçlendirmeye özel önem veriyoruz. Su kaynaklarının verimli kullanılması, çölleşmeyle mücadele edilmesi, toprağın zarar görmesinin önlenmesi ve doğal ekosistemlerin korunması önemli konulardır"

Türkmenistan'ın bu alanlarda uluslararası ve bölgesel iş birliğini geliştirmeyi, deneyim alışverişini ve ortak çalışmaları desteklediğini aktaran Berdimuhamedov, Aşkabat'ta iklim değişikliği teknolojileri ve çölleşmeyle mücadele konusunda bölgesel merkezler kurulmasına ilişkin girişimlerini Birleşmiş Milletler (BM) düzeyinde gündeme getirdiklerini bildirdi.

Ortak kültürel mirasın korunması çağrısı

Halklar arasındaki tarihi ve manevi bağların kültürel ve insani iş birliğinin sağlam temelini oluşturduğunu belirten Berdimuhamedov, eğitim, bilim, aile değerleri, büyüklere saygı, konukseverlik ve barış içinde yaşama gibi değerlerin korunmasının önemini anlattı.

Yükseköğretim kurumları, bilimsel araştırma merkezleri, sanat grupları ve gençlik teşkilatları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin yeni imkanlar oluşturacağını ifade eden Berdimuhamedov, ortak eğitim programları ve akademik değişimlerin hayata geçirilmesini önerdi.

Ortak tarihi ve kültürel mirasın incelenmesi, korunması ve dünyaya tanıtılması amacıyla ortak etkinlikler düzenlenmesinin uygun olacağını belirten Berdimuhamedov, turizm alanında da ülkeler arasında geniş imkanlar bulunduğunu söyledi.

Türkmenistan Devlet Başkanı: Dış politikamızda Türkiye'nin geniş rolü var -  Son Dakika Haberleri

Türkmenistan’dan uluslararası hukuk ve BM iş birliği mesajı

Uluslararası barış ve güvenliğin güçlendirilmesi, uluslararası hukukun genel kabul gören kurallarına saygı duyulması ve çok yönlü iş birliğinin geliştirilmesinin önemli görevler olduğunu dile getiren Berdimuhamedov, TDT ile BM arasındaki iş birliğinin genişletilmesinin önemine dikkat çekti.

Türkmenistan'ın uluslararası girişimlerine de değinen Berdimuhamedov, ülkesinin önerisiyle BM Genel Kurulu'nun 2028 yılını Uluslararası Hukuk Yılı ilan eden kararı kabul ettiğini belirtti.

Berdimuhammedov, söz konusu kararın uluslararası hukukun önemini artıracağını ve kurallarının uluslararası ilişkilerde tam olarak uygulanmasına katkı sağlayacağını ifade ederek şöyle konuştu:

"Türkmenistan'ın girişimiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2028 yılını Uluslararası Hukuk Yılı olarak ilan eden kararı kabul etti. Bu karar uluslararası hukukun önemini daha da yükseltecek, onun kurallarının ve ilkelerinin uluslararası ilişkilerde tam olarak uygulanmasına yönelik olacaktır"

Zirvenin sonuçlarının ülkeler arasındaki dostane iş birliğinin yeni alanlarını belirleyeceğine inandığını kaydeden Berdimuhamedov, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e teşkilatın çalışmalarına katkılarından dolayı teşekkür etti ve yeni atanacak genel sekretere başarılar diledi.

Erhürman: Kıbrıs Türk halkı haksız izolasyonla karşı karşıya

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a daveti ve Türkiye'ye gösterilen misafirperverlik dolayısıyla teşekkür ederek başladı.

Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan Erhürman, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesinin ve Cumhuriyet'in kuruluşuyla hayat bulan çağdaşlaşma vizyonunun Kıbrıs Türk halkı için de ilham kaynağı olduğunu söyledi.

Zirvenin temasının "Türk Yüzyılı: Dilde, fikirde, işte birlik" olduğunu hatırlatan Erhürman, dilde birliğin ortak tarih, kültür ve değerlerden kaynaklanan aidiyet duygusuna; fikirde birliğin ortak hedefler etrafında dayanışmaya; işte birliğin ise bu değerlerin somut iş birliklerine ve ortak projelere dönüştürülmesine işaret ettiğini belirtti.

Birliğin gücünün ortak geçmişten alınan ilhamın, ortak geleceği inşa edecek somut adımlara dönüştürülmesiyle ortaya çıkacağını ifade eden Erhürman, KKTC'nin 2022 yılında Semerkant Zirvesi'ne gözlemci üye statüsüyle katıldığı TDT'nin çalışmalarına katkı sunmayı ve kardeş ülkelerle ilişkilerini her alanda geliştirmeyi arzuladığını kaydetti.

Gençlerin uluslararası spor müsabakalarına katılımı engelleniyor

Kıbrıs Türk halkının uzun yıllardır ekonomik ve sosyal gelişimini, dünyanın geri kalanıyla bütünleşmesini sınırlandıran haksız bir izolasyonla karşı karşıya olduğunu belirten Erhürman, kültür, sanat, spor, bilim, eğitim ve ekonomi alanlarında uluslararası toplumla ilişki kurulabilmesinin temel bir insan hakkı meselesi olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk halkının 2004 yılında ortaya koyduğu çözüm iradesi ve sonraki müzakere süreçlerindeki yapıcı tutumuyla dünyayla bütünleşme ve adada adil, kalıcı bir çözüme ulaşma arzusunu defalarca gösterdiğini ifade eden Erhürman, buna rağmen gençlerin uluslararası spor müsabakalarına katılımının, kültürel etkinliklerin KKTC'de gerçekleştirilmesinin ve halkın dünyayla doğrudan temas kurmasının engellenmeye çalışıldığını dile getirdi.

Bu tür girişimlerin adada karşılıklı güvenin geliştirilmesi ve çözüm için elverişli ortam oluşturulması yönündeki çabaları olumsuz etkilediğini kaydeden Erhürman, BM ve Avrupa Birliği (AB) nezdinde yaptıkları girişimlere verilen yakın tarihli yanıtların önemli mesajlar içerdiğini söyledi.

BM ve Avrupa Komisyonu'nun mektuplarına dikkat çekti

BM Genel Sekreteri'nin 16 Ekim 2026 tarihli mektubunda Kıbrıs Türk halkının kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik faaliyetlerini etkileyen olumsuz gelişmelerin kaygıyla karşılandığının ve cesaret kırıcı olarak nitelendirildiğinin belirtildiğini aktaran Erhürman, güvenin tesisini engelleyen ve uluslararası nitelikteki etkinliklerin iptal edilmesine yol açan girişimlerin ortak çabalara aykırı olduğunun vurgulandığını ifade etti.

Avrupa Komisyonu'nun 6 Ekim 2026 tarihli mektubunda ise AB'nin 2004 yılında ortaya koyduğu Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son verilmesi hedefinin yeniden teyit edildiğini belirten Erhürman, özellikle gençlerin sosyoekonomik gelişimine katkı sağlayan ve Kıbrıs Türk halkının AB ile yakın ilişkiler kurmasını sağlayan girişimlerin Birliğin hedefleriyle uyumlu olduğunun belirtildiğini kaydetti.

Erhürman, iki mektubun ortak mesajının Kıbrıs Türk halkıyla her alanda temas, diyalog ve iş birliği geliştirilmesinin güçlü bir siyasi ve hukuki zemine sahip olduğunu gösterdiğini belirterek şöyle konuştu:

"Bu iki mektubun ortak mesajı açıktır. Kıbrıs Türk halkıyla her alanda temas, diyalog ve iş birliği geliştirilmesinin güçlü bir siyasi ve hukuki zemini mevcuttur ve bu zemin BM ile AB tarafından da teyit edilmekte, desteklenmektedir. Bu bağlamda atılacak adımlar karşılıklı güven ortamının oluşmasına ve çözüm çabalarına katkı sağlayacaktır"

Eğitimden spora, ekonomiden teknolojiye iş birliği önerisi

Kıbrıs Türk halkıyla bilimsel, akademik, kültürel, sportif, ekonomik, teknolojik ve diplomatik alanlarda yakın ilişkiler kurulmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını belirten Erhürman, üniversiteler arasında ortak araştırma programları geliştirilmesi, gençlerin akademik ve kültürel değişim projelerinde buluşturulması ve spor alanında daha güçlü bağlar kurulması gerektiğini söyledi.

Sergi, konser, opera ve sahne sanatları gibi ortak kültürel alanların geliştirilmesiyle sanatçılar arasındaki kültürel diyaloğun artırılabileceğini ifade eden Erhürman, girişimcilerin, iş insanlarının ve araştırmacıların ortak platformlarda buluşturulmasını önerdi.

Erhürman, bu tür platformların ticaret, yatırım, dijital dönüşüm ve yenilikçilik alanlarında yeni fırsatlar oluşturabileceğini kaydetti.

KKTC, Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında köprü olmaya hazır

KKTC'nin yükseköğretim alanındaki kapasitesi, genç insan kaynağı, turizm potansiyeli ve Doğu Akdeniz'deki stratejik konumuyla iş birliklerine önemli katkılar sunabileceğini belirten Erhürman, Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefiyle hareket etmeye hazır olduklarını ifade etti.

Bütün çabalarının temelinde Kıbrıs Adası'nda ve bölgede barış, istikrar ve iş birliğinin güçlendirilmesinin bulunduğunu dile getiren Erhürman, Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi ile adadaki çözüm arayışlarının birbirini destekleyen süreçler olduğunu söyledi.

Erhürman, Türkiye ile yakın istişare ve iş birliği içerisinde adada adil ve kalıcı bir çözüm için çalışmayı sürdüreceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bizim yaklaşımımız nettir. Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi ile Kıbrıs'ta çözüm arayışları birbirini alternatif değil, birbirini güçlendiren süreçlerdir. Türkiye Cumhuriyeti ile yakın istişare ve iş birliği içerisinde adada adil ve kalıcı bir çözüm için çalışmaya devam edeceğiz"

Doğu Akdeniz'in gerilimlerin ve dışlayıcı politikaların değil, karşılıklı saygının, kapsayıcı iş birliğinin ve ortak refahın hakim olduğu bir bölgeye dönüşmesini istediklerini belirten Erhürman, Türk dünyasının ortak değerlerini gelecek nesiller için somut kazanımlara dönüştürmesinin herkesin sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Erhürman, zirvenin halklar arasındaki kardeşliği ve iş birliğini güçlendirmesini diledi. Erhürman, dönem başkanlığını devreden Azerbaycan'a ve görevini devredecek olan TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e de teşekkür etti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...