Namık Kemal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Neşe Atik başkanlığındaki ekip, bölgedeki kazılarda Trak kültürüne ait önemli buluntulara ulaştı. Bunlar arasında tanrıça Hera’ya adanmış büyük bir tapınak ile sağlık tanrısının kutsal alanı öne çıkıyor. Kazı alanı, Turizm Haftası kapsamında Tekirdağ Kültür ve Turizm İl Müdürü Ömer Faruk Karaküçük’ün katılımıyla vatandaşlara da tanıtıldı.
“Traklar ölümsüzlüğe inanıyordu, savaşçı ruhlarıyla tanındılar”
Prof. Dr. Atik, Trakların göç yolculuğuna dair bilgiler vererek, “Milattan önce 2. binyılda Romanya’dan Bulgaristan’a, oradan da Trakya’ya ulaştıklarını biliyoruz. Milattan sonra 7. yüzyıla kadar bölgede yaşamlarını sürdürmüşler. Ölümden korkmadıkları, ölümsüzlüğe kavuşacaklarına inandıkları için savaşçı yapılarıyla Roma ordularında da önemli roller üstlenmişler” dedi. Trak kökenli Spartaküs gibi kahramanlara dikkat çeken Atik, bu halkın cesaretiyle tarih sahnesinde derin izler bıraktığını vurguladı.
“Beyaz tenli, mavi gözlü Traklar genetik izlerini hâlâ taşıyor”
Trakların fiziksel özelliklerine dair antik yazarlardan bilgiler aktaran Atik, “Antik kaynaklar Trakları beyaz tenli, sarışın, mavi ya da kızıl saçlı olarak tanımlar. Zamanla Makedonlar ve Romalılarla kaynaşsalar da bu özelliklerin bazı izlerini bölgede hâlâ görmek mümkün. Tekirdağ'daki sarışın, mavi gözlü bireylerin bir kısmının genetik kökeni Traklara dayanıyor olabilir” ifadelerini kullandı.
İki kutsal alan ve tıp aletleri bulundu
Kazı alanında şimdiye kadar ulaşılan en önemli yapılardan biri tanrıça Hera’ya adanmış büyük bir tapınak oldu. Bu tapınağın bir yangınla yok olduğu, sonrasında tanrıçanın oğlu olan sağlık tanrısına ait kutsal alanın daha batıya taşındığı belirlendi. Prof. Dr. Atik, “Rahiplerin aynı zamanda hekim olduğu bu alanda tıp aletleri, ilaç yapımında kullanılan havuzlar ve fırınlar bulduk. İki ayrı kutsal alanın izlerine bu tepede ulaştık” dedi.
“Kazılar bu yıl deniz tarafına taşınıyor, zengin evleri bekliyoruz”
Kazı alanının ortasından geçen İstanbul-Tekirdağ yolu nedeniyle çalışmalar ikiye bölünmüş durumda. Bu yıl ilk kez deniz tarafında kazı yapılacağını belirten Atik, “Marmara Denizi kıyısındaki alanda zengin ailelere ait yamaç evlerine ulaşmayı bekliyoruz. Arkeolojik açıdan oldukça heyecan verici bir dönem bizi bekliyor” diye konuştu.
Kaçak kazılara kameralarla önlem
Kazı alanı zaman zaman define avcılarının hedefi olurken, alınan önlemlerle bu tür girişimlerin önüne geçiliyor. Atik, kurulan güvenlik kamerası sistemi sayesinde kaçak kazıların anlık olarak yetkililere bildirildiğini ve alana izinsiz girişlerin tespit edildiğini belirterek, “Gece gündüz hareket algılayabilen bu sistem sayesinde defineciler artık hiçbir faaliyet yürütemiyor” dedi.