Türkiye’de genç işsizlik, son yıllarda yalnızca ekonomik bir veri olmaktan çıkıp toplumsal bir soruna dönüşmüş durumda. TÜİK’in 2025 Ekim verilerine göre 15-24 yaş grubundaki genç işsizlik oranı %15,6 seviyesinde seyrediyor. Bu oran, genel işsizlik ortalamasının belirgin şekilde üzerinde kalmaya devam ederken, gençlerin işgücü piyasasına adım atarken karşılaştığı yapısal engelleri de gözler önüne seriyor.
Yıllar içinde iniş-çıkışlar yaşansa da tablo değişmiyor: Gençler, yetişkinlere kıyasla daha yüksek oranlarda işsiz kalıyor. Eğitim süreciyle iş dünyası arasındaki kopukluk, deneyim beklentileri ve bölgesel fırsat eşitsizlikleri bu sorunun kalıcı hale gelmesinde önemli rol oynuyor. Küresel ölçekte de benzer bir eğilim görülse de Türkiye’de iller arasındaki farklar her geçen yıl daha da belirginleşiyor.
Genç İşsizliğin Yüksek Olduğu İller Hangileri?
TÜİK, genç işsizlik oranlarını düzenli olarak il bazında açıklamadığı için değerlendirmeler genel işsizlik oranları üzerinden yapılan risk analizlerine dayanıyor. Bu çerçevede 2024-2025 döneminde genel işsizliğin en yüksek seyrettiği ve genç işsizlik riskinin yoğunlaştığı iller şöyle sıralanıyor:
- Hakkari : Türkiye genelinde en yüksek işsizlik oranlarından biri
- Van : Genç nüfus yoğunluğu ve sınırlı istihdam alanları
- Ağrı : Batı illerine kıyasla belirgin iş gücü dezavantajı
- Muş : Kalıcı istihdam üretiminin zayıf olduğu iller arasında
- Batman : Bölgesel ekonomik kırılganlıklar etkili
- Kilis : Sınır ili olmanın getirdiği yapısal sorunlar
- Hatay : Ekonomik dalgalanmalar ve yeniden yapılanma süreci
- Kahramanmaraş : İş gücü piyasasında daralma sinyalleri
- Mardin : Fırsat eşitsizliği ve sınırlı sektör çeşitliliği
- Bitlis : İstihdam kapasitesi düşük iller arasında yer alıyor
Bu tablo, genç işsizliğin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da daha yüksek risk taşıdığını açık şekilde ortaya koyuyor.

Genç İşsizlik Neden İllere Göre Değişiyor?
Ekonomik Fırsatlar Her Yerde Aynı Değil
Batı illeri ve büyük şehirler; sanayi, hizmet ve ticaret sektörlerinin çeşitliliği sayesinde daha fazla iş imkânı sunuyor. Doğu ve Güneydoğu’daki birçok ilde ise ekonomik faaliyet alanları sınırlı kalıyor.
Eğitim ile İş Dünyası Arasında Uyum Sorunu
Üniversite mezunu genç sayısı artarken, iş piyasasının talep ettiği becerilerle alınan eğitimler örtüşmüyor. Bu durum, diplomalı işsizliğin gençler arasında yaygınlaşmasına yol açıyor.
İç Göç Baskısı
İş bulma umuduyla büyük şehirlere yönelen gençler, metropollerde yoğun bir iş gücü arzı oluşturuyor. Talep bu hızı karşılayamayınca işsizlik oranları yükseliyor.
Sektörel Dengesizlik
Tarım ağırlıklı bölgelerde istihdam mevsimsel ve geçici olurken, sanayi ve hizmet sektörlerinin zayıf olduğu illerde gençler kalıcı iş fırsatlarına ulaşmakta zorlanıyor.
Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Farkı
Gelir seviyesi, yatırım hacmi ve yaşam standartları yükseldikçe istihdam olanakları da artıyor. Gelişmişlik düzeyi düşük illerde genç işsizlik oranları bu nedenle daha yüksek seyrediyor.
Türkiye Genelinde Genç İşsizlik Tablosu
Türkiye genelinde genç işsizlik oranı %15,6 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, gençlerin iş hayatına geçiş sürecinde deneyim eksikliği, nitelik uyumsuzluğu ve ilk işe girişte karşılaşılan zorluklar nedeniyle genel işsizlikten daha yüksek kalıyor.
Türkiye’de genç işsizlik, yalnızca bireysel bir sorun değil; bölgesel kalkınma, eğitim politikaları ve istihdam planlamasıyla doğrudan bağlantılı yapısal bir mesele olarak öne çıkıyor. İller arasındaki farklar kapanmadıkça genç işsizlikte kalıcı bir düşüş sağlamak da zorlaşıyor.