Türkgün | Yaşam | Un kokulu bir dayanışma: Ramazan hazırlığında komşu imecesi

Un kokulu bir dayanışma: Ramazan hazırlığında komşu imecesi

Ramazan ayı kapıya dayandığında, sadece takvimler değil; mutfakların kokusu, sokakların sesi ve kalplerin ritmi de değişir. Ramazan’ın gelişi, o ilk sahurdan çok daha önce, mahalledeki o hummalı hazırlıklarla başlar. Hani o her sabah bir komşunun evinden gelen oklava sesleri vardır ya; işte o sesler, yaklaşan bereketin en samimi habercisidir.

Ramazan ayı kapıya dayandığında, sadece takvimler değil; mutfakların kokusu, sokakların sesi ve kalplerin ritmi de değişir. Ramazan’ın gelişi, o ilk sahurdan çok daha önce, mahalledeki o hummalı hazırlıklarla başlar. Hani o her sabah bir komşunun evinden gelen oklava sesleri vardır ya; işte o sesler, yaklaşan bereketin en samimi habercisidir.

KAYNAK: TÜRKGÜN
MUHABİR: Beybin Usanmaz

Şimdilerde her şeyi market raflarında paketli bulabiliyoruz, evet. Ama hangisi, beş-altı kadının bir araya gelip, demli bir çay eşliğinde, kahkahalarla büktüğü o minicik mantıların yerini tutabilir? İmece dediğimiz o eski ama eskimeyen gelenek, Ramazan sofralarını sadece doyurucu değil, "huzurlu" kılıyor.

Bir evde toplanılıyor; bir yanda dev hamur tekneleri, diğer yanda özenle hazırlanmış baharatlı iç harçlar... Biri hamur açıyor, diğeri kesiyor, en usta eller ise o sabır isteyen bükme işlemini gerçekleştiriyor.

Sadece Mantı mı? Tabii ki Hayır!

Bu hazırlık sofralarında sadece mantı bükülmüyor; Ramazan boyunca bizi tok tutacak, iftarda içimizi ısıtacak ne varsa el birliğiyle hazırlanıyor:

Erişteler: Sahurda "ne yesek?" derdine son veren, üzerine tereyağı ve ceviz geldiğinde şölene dönüşen o el emeği erişteler...

İçli Köfteler: Tek başına yapması tam bir "ustalık belgesi" isteyen o zahmetli güzeller, komşu yardımıyla saniyeler içinde şekilleniyor.

Kompostolar: Yazdan dondurulan ya da kurutulan vişneler, erikler tencerelerde kaynıyor, iftarın ferahlığı kavanozlara doluyor.

Gönüllerin Birleştiği Nokta: Paylaşmak

Bu hazırlıkların en güzel yanı ne biliyor musunuz? Sadece işin bitmesi değil, o masanın etrafında dönen sohbetler. Kimin ne derdi varsa oklava dönerken anlatılıyor, kimin ne mutluluğu varsa hamurla birlikte kabarıyor. "Benim iftarda misafirim çok olacak" diyene bir tepsi de fazladan mantı dökülüyor.

Çünkü biz biliyoruz ki; Ramazan paylaştıkça, bölüştükçe ve el ele verdikçe gerçekten "Sultan" oluyor.

Sizin Mahallede Hazırlıklar Ne Durumda?

Peki ya sizde durumlar nasıl? Buzluklar doldu mu, erişteler kesildi mi? Yoksa "bizim buralarda o gelenekler bitti" diyenlerden misiniz? Unutmayın, bir paket hazır mantı karın doyurur ama bir komşuyla birlikte bükülen mantı ruhu doyurur. 

Bu Ramazan, imkanınız varsa bir kapı çalın, bir oklavanın ucundan tutun. Göreceksiniz, o iftarın tadı bir başka olacak!

Tüm müslüman alemine hayırlı, bereketli ve huzur dolu bir Ramazan hazırlığı dileriz!

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...