Bebek ek gıdaya geçti mi, evin havası değişiyor: Bir yanda blenderın sesi, diğer yanda markette “içindekiler” satırlarını didik didik okuyan anne ve babalar… Ve o soru, neredeyse herkesin aklına aynı anda düşüyor: Organik mama mı daha mantıklı, ev yapımı mama mı?
İşin güzel yanı şu: Bu ikilemde “tek doğru” yok. Asıl doğru; bebeğin yaşına, ailenin düzenine ve sizin sürdürebileceğiniz rutine göre doğru dengeyi kurmak. Çünkü bazı günler mutfakta taze taze pişirmek mümkün, bazı günler ise pratik ve güvenli bir seçenek hayat kurtarıyor.

“Organik” etiketi mucize değil, bir standart
Organik ibaresi, ürünün belirli üretim kurallarına göre yetiştirildiğini anlatır. Bu iyi bir şeydir ama “organik = her zaman daha besleyici” gibi otomatik bir sonuç çıkarmaz. Ek gıdada asıl mesele; bebeğin ihtiyaç duyduğu çeşitliliği alması, yaşına uygun kıvamda beslenmesi ve özellikle demir açısından güçlü gıdalarla desteklenmesidir. WHO’nun tamamlayıcı beslenme yaklaşımı da bunu temel alır: doğru zamanda, doğru içerikle ve güvenli şekilde ilerlemek.

Ev yapımı mama “kesin daha güvenli” mi? Her zaman değil
Evde yapılan mama kulağa daha “iç rahatlatıcı” gelir; çünkü “ne koyduğunu bilirsin.” Ama işin görünmeyen tarafı var: hijyen ve saklama zinciri.
Püreyi uygun kapta saklamamak, oda sıcaklığında uzun süre bekletmek, aynı kaşığı tekrar tekrar kullanmak, çiğ–pişmiş temasına dikkat etmemek… Bunlar “çok küçük” görünen ama bebekler için gerçekten önemli detaylar.
Öte yandan “hazır mamalar riskli” genellemesi de tek başına doğru değil. Özellikle ağır metal tartışmalarında mesele çoğu zaman “ev yapımı mı, kavanoz mu?” sorusundan çok, hangi gıdayı ne kadar sık tükettiğiniz oluyor. Amerikan Pediatri Akademisi’nin vurguladığı şey de bu: Çeşitlilik riski azaltmada kilit rol oynuyor.

Ek gıdada ailelerin en çok zorlandığı 3 kırmızı çizgi
Burada “hangi seçenek daha iyi?” sorusunu, birkaç net kural daha anlaşılır hale getiriyor:
1) Tuz ve şeker eklemeyin.
Bebeklerin böbrek yükü ve tat alışkanlığı açısından erken dönemde tuz/şeker eklemek önerilmiyor.
2) Bal için 1 yaşını bekleyin.
“Bir çay kaşığı bir şey olmaz” denilen şeylerden biri bal… Ama 1 yaş altı için riskli kabul ediliyor.
3) Demiri ciddiye alın.
Ek gıdanın en kritik taraflarından biri demir. Et/tavuk/balık, yumurta gibi kaynaklar ve demirle zenginleştirilmiş seçenekler bu dönemde daha çok konuşuluyor.
Bir de çok önemli bir ayrım: Evde “mama” derken bebek formülü kast ediliyorsa, bu başka bir konu. Ev yapımı bebek formülü, besin dengesizliği ve güvenlik riski nedeniyle önerilmiyor.

En gerçekçi çözüm: “Karma” yöntem
Birçok ailenin pratikte bulduğu en rahat yol şu oluyor:
- Evde zaman varsa: taze ev yapımı
- Dışarıda/yoğun günlerde: içeriği temiz, ilavesiz ve güvenilir hazır seçenek
Yani mesele bir tarafı “tamamen bırakmak” değil; sürdürülebilir bir denge kurmak.
Organik kavanoz mama da ev yapımı mama da doğru seçildiğinde güvenli olabilir; belirleyici olan “etiketi okumak, hijyeni korumak ve menüyü çeşitlendirmek.”